1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. SEVGİLİ PERVANE OLSAN NE YAZAR?
SEVGİLİ PERVANE OLSAN NE YAZAR?

SEVGİLİ PERVANE OLSAN NE YAZAR?

Mektup yazmayı severdim, Çok eskiden sana yazdığım gibi... Barış yazmayı severdim, Ama en çok içinde zeytin dalı olan...

A+A-

 

 

SEVGİLİ PERVANE OLSAN NE YAZAR?

RÜZGÂRIN BENİM…

 

Mektup yazmayı severdim,

Çok eskiden sana yazdığım gibi…

Barış yazmayı severdim,

Ama en çok içinde zeytin dalı olan…

Aşk yazmayı severdim,

Ama en çok içinde sen olan…

Bir gün hiç bilemediğim,

Bir gün şuan hatırlamadığım bir sebepten,

Bir daha eskisi gibi mektup yazamadım.

Elim kalem tutmadı, tutamadı,

Parmaklarım kelimeleri yazmadı, yazamadı…

Çok eskiden sevdiğim her ne varsa,

Çok eskiden yaptığım her ne varsa,

Bir daha hiç birini yapmadım, yapamadım…

Üzülmedim,

Öyle diyesim geldi şimdi,

Ama

Üzüldüm…

Çok zaman geçti,

Farkına varamadım, varmadım.

Çok zaman geçmedi,

Sadece geçer gibi oldu,

Farkına vardım.

Hemen hemen hiç bilmediğim,

Hemen hemen hiç görmediğim,

Bir yerde buldum kendimi.

Yeniden barışı gördüm,

Yeniden yaşamayı öğrendim.

Sonra fark ettim ki,

Gözlerim seni aramıyor,

Sonra fark ettim ki,

Parmaklarım sana dokunmayı özlemiyor…

Ve düşündüm…

Issız gecelerde,

Ve ağladım…

Kimsesiz akşam vakitlerinde,

Ve anladım…

Senden çoktan vazgeçmiştim.

Gözlerim bakarken gökyüzüne,

Her yerin mavi olduğunu görmüştüm…

Gözlerim bakarken sessiz günbatımlarına,

Her yerin turuncu olduğunu görmüştüm…

Sevgili…

Sana sesleniyorum,

Varlığı ve yokluğu bir olan…

Söyle bana,

Hayatımda pervane olsan ne yazar?

Rüzgâr benim…

Hayatımda fırtına olsan ne yazar?

Bir dokunuşumla,

Bir öpüşümle,

Feleğini yeniden yazarım…

Mektup yazmayı severdim,

Çok eskiden sana yazdığım gibi…

Barış yazmayı severdim,

Ama en çok içinde sen olan…

Aşk yazmayı severdim,

Ama en çok içinde sevgili olan…

Çok eskiden sevdiğim ne varsa,

Çok eskiden yaptığım her ne varsa,

Bir daha hiç birini yapamadım…

Bir daha eskisi gibi mektup yazamadım.

Elim kalem tutamadı.

Parmaklarım kelimeleri yazamadı…

Seni yazamadım,

Seni düşünemedim.

Çok üzüldüm,

İçimden parça parça bir şeyler koptu,

Bunun adı neydi?

Bulamadım.

Çok ağladım,

İçimden feryatlar yükseldi,

Bunun adı neydi?

Bilemedim.

Yine bir gün bakarken gözlerim sessiz günbatımına,

Turuncu gördüğüm kuyunun başına gittim,

Ve tam dibe kadar indim,

Orada öylece günlerce, durdum…

Ara sıra başımı gökyüzüne çevirirdim,

Maviyi özlerdim…

Hiç kuyudan çıkasım gelmedi.

Günler oldu haftalar…

Haftalar oldu aylar…

Bu zaman içinde, kuyunun dibinde yaşamasını öğrendim.

Bu zaman içinde, sensiz yaşamayı öğrendim.

Ne zaman barışı özlediğimi hissettim,

Ne zaman aşkı özlediğimi hissettim,

Yine sessiz ve sensiz bir akşamüstü,

Yine ıssız ve hüzünlü bir günbatımında,

Turuncu gördüğüm kuyudan çıktım.

Üzülmedim,

Öyle diyesim geldi şimdi,

Ama

Üzüldüm…

Çok zaman geçti,

Farkına varamadım, varmadım.

Çok zaman geçmedi,

Sadece geçer gibi oldu,

Farkına vardım.

Hemen hemen hiç bilmediğim,

Hemen hemen hiç görmediğim,

Bir yerde buldum kendimi.

Yeniden barışı gördüm,

Yeniden yaşamayı öğrendim.

Sonra fark ettim ki,

Gözlerim seni aramıyor,

Sonra fark ettim ki,

Parmaklarım sana dokunmayı özlemiyor…

Ve düşündüm…

Issız gecelerde,

Ve ağladım…

Kimsesiz akşam vakitlerinde,

Ve anladım…

Senden çoktan vazgeçmiştim.

Çok eskiden sevdiğim ne varsa,

Çok eskiden yaptığım her ne varsa,

Bir daha hiç birini yapmadım…

Bir daha hiç mektup yazmadım.

Elim kalem tutmadı.

Parmaklarım kelimeleri yazmadı…

Seni yazmadım,

Seni düşünmedim.

Çok üzüldüm,

İçimden parça parça bir şeyler koptu,

Bunun adı neydi?

Bulmuştum.

Çok ağladım,

İçimden feryatlar yükseldi,

Bunun adı neydi?

Biliyordum.

Aşkı,

Varlığı,

Yokluğu ile bir olan Sevgiliyi,

Terk edişti…

Vazgeçişti…

Her şeydi…

Ama unutuş değildi…

Çok zaman geçti,

Farkına varmadım.

Çok zaman geçmedi,

Sadece geçer gibi oldu,

Farkına vardım.

Hemen hemen hiç bilmediğim,

Hemen hemen hiç görmediğim,

Bir yerde buldum kendimi.

Yeniden barışı gördüm,

Yeniden aşkı tattım.

Zeytin dalları taçlandırırken saçlarımı,

Gökyüzüne baktım,

Her yeri mavi gördüm,

Sevgilinin gözlerini baktım,

Ve ona dedim ki,

“Hayatımda pervane olsan ne yazar?

Rüzgarın benim Sevgilim…

Hayatımda fırtına olsan ne yazar?

Bir dokunuşumla,

Bir öpüşümle,

Yazgımızı yeniden yazdım…

İkimizi yeniden ebediyen birleştirdim”…

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1249 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler