1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Sevda Dörtlüğü…
Sevda Dörtlüğü…

Sevda Dörtlüğü…

Hiç bilmediğim bir yerde, Hiç konuşmadığımız bir zamanda, Oturmuş seni bekliyorum… Gelsen de olur, Gelmesen de… Niye biliyor musun Sevgili? Ben seni beklemeyi, Seni düşlemeyi, Hiç gelmeyeceğini bile bile, Seni seviyorum…

A+A-

 

Hiç bilmediğim bir yerde,

Hiç konuşmadığımız bir zamanda,

Oturmuş seni bekliyorum…

 

Gelsen de olur,

Gelmesen de…

 

Niye biliyor musun Sevgili?

Ben seni beklemeyi,

Seni düşlemeyi,

Hiç gelmeyeceğini bile bile,

Seni seviyorum…

 

Bir anlık değil,

Bir arzu için hiç değil,

Bir şehvet için asla,

Seni ömürlük sevmişim...

 

Ellerimde bana bağışladığın mutluluk,

Mayın tarlası olmuş avuçlarımla,

Tutmaya çalışıyorum,

Senden kalan, sensiz Sen’lerle…

 

Seni terk edemiyorum,

İstesem bile…

Öyle böyle değil,

Çok seviyorum seni inan…

 

Hani bir gün oturmuş sigaranı sarıyordun,

Mor dağların gölgesinde,

Bana bakıp, “Seni imanım kadar seviyorum” deyişin gibi,

Ben de seni artık öyle seviyorum…

 

Yokluğunda mermer soğukluğunda üşüyen,

Isınmak için seni özleyen,

Sana hasret bir Sevgili var…

 

Ne ben sana,

Ne sen bana geç kaldın…

Ömrümüzün yazında

Sen benim ilkbaharım,

Ben de senin ikinci baharın oldum,

Söylediğin gibi…

 

 

Ayrılıklar da,

Hüzünler de,

Gözyaşları da sevdamıza dâhil…

 

Birgün sana seni sevmiyorum dersem,

Birgün sana beni bırak dersem,

Sakın inanma,

Sana naz,

Sana sitemdir sadece...

 

Hiç kimsenin dokunamadığı,

Hiç kimsenin göremediği,

Ve hiç kimsenin sevemediği şekilde

Dokundun bana,

Gördün beni,

Sevdin beni,

Ve hayatıma girdin…

 

Hiç bilmediğim bir yerde,

Hiç konuşmadığımız bir zamanda,

Oturmuş seni bekliyorum…

 

Gelsen de olur,

Gelmesen de…

 

Niye biliyor musun Sevgili?

Ben seni beklemeyi,

Seni düşlemeyi,

Hiç gelmeyeceğini bile bile,

Seni beklemeyi seviyorum…

 

Bir anlık değil,

Bir arzu için hiç değil,

Bir şehvet için asla,

Seni ömürlük sevmişim...

 

Yokluğunda mermer soğukluğunda üşüyen,

Isınmak için seni özleyen,

Sana hasret bir Sevgili var…

 

Ne ben sana,

Ne sen bana geç kaldın…

Ömrümüzün yazında

Sen benim ilkbaharım,

Ben de senin ikinci baharın oldum,

Söylediğin gibi…

 

 

 

Hiç kimsenin dokunamadığı,

Hiç kimsenin göremediği,

Ve hiç kimsenin sevemediği şekilde hayatıma girdin…

 

Hiç bilmediğim bir yerde,

Hiç konuşmadığımız bir zamanda,

Oturmuş seni bekliyorum…

 

Dün’ün ne olduğunu unutmayan ama hatırlamayan,

Yarın’ın ne olacağını bilmeyen ama düşleyen,

Şuan’ın neler getiriyor olduğundan haberi olmayan,

Ama ayrılıkların,

Hüzünlerin,

Sevdadan olduğunu bilecek kadar,

Seven, herşeye rağmen…

 

Senin haberin olmadığı bir zaman,

Senin düşünmediğin bir vakit,

Senden habersiz,

Yine sevdim seni,

Yine dokundum sana,

Tıpkı senin de beni düşlediğin,

Tıpkı senin de beni sevdiğin gibi,

Habersiz…

 

Hiç bilmediğim bir yerde,

Hiç konuşmadığımız bir zamanda,

Oturmuş seni bekliyorum…

 

Gelsen de olur,

Gelmesen de…

 

Niye biliyor musun Sevgili?

Ben seni beklemeyi,

Seni düşlemeyi,

Hiç gelmeyeceğini bile bile,

Seni beklemeyi seviyorum…

 

Niye de dersen?

Bir gün geleceğini umut ediyorum,

Bir gün mor dağlardan bana döneceğini aslında bildiğimden,

Seni bekliyor,

Seni seviyorum…

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 810 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler