1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Sesi Olmayan Kelimeler...
Sesi Olmayan Kelimeler...

Sesi Olmayan Kelimeler...

Susuyorum, Hem de uzun bir zamandır. Konuştuklarımı değil, Söylediklerimi değil, Sustuklarımı da bir dinleseydin, kimbilir neler anlayabilirdin... Her zaman değil, Bazen sustuklarımızın arkasında içi hüzün ve kasvet dolu, Sessiz tanıklar olur.

A+A-

 

 

Susuyorum,

Hem de uzun bir zamandır.

Konuştuklarımı değil,

Söylediklerimi değil,

Sustuklarımı da bir dinleseydin, kimbilir neler anlayabilirdin...

 

Her zaman değil,

Bazen sustuklarımızın arkasında içi hüzün ve kasvet dolu,

Sessiz tanıklar olur.

İçinizden geçen,

Fakat bir türlü dile getiremediğiniz her ne varsa,

Hepsi de sessiz suskunlukların içerisinde gizlenir.

 

Kuş uçmaz, kervan geçmez bir yolda yürüyorum,

Seni düşünürken,

Günlerden ismi olmayan bir gün,
Saatlerden vakti olmayan bir saat,
İsimsiz,

Zamansız bir yerde,
Sadece durmak,
Sadece dinlemek,
Sesi olmayan kelimeler,
Seni düşünerekten...

 

Tüm dillerde,

Tüm inançlarda,

Aynıdır susmak,

Bazısı daha sancılı,

Bazısı daha öfkeli,

Bazısı daha kederli,

Fakat tüm dillerde, susmanın kelimeleri ve bakışması aynıdır...

 

Gidenin ardından,

Vazgeçip de eyvallah diyenin ardından,

Susmaktır bazen tüm yaptığımız.

Suskunluk büyüdükçe, yazacaklarınız da çoğalır.

Yazacaklarınız çoğaldıkça, içinizde birikir,

Suskunlukların yerine ulaşamayan isimsiz mektupları,

Her gün yazdığınız,

Her gün defalarca içinizde biriktirdiğiniz,

Mektupların,

Şiirlerin,

Öykülerin,

Sessiz tanıkları çoğalır günler geçtikçe...

 

Öyle çoktur ki anlatmak istediklerimiz,

Okyanusun derinliği,

Gökkubbenin sonsuzluğu,

Bildiğimiz,

Gördüğümüz,

Bilmediklerimiz,

Görmediklerimiz,

Kaldıramaz içimizde çoğalan Sen’i...

 

En fazla susarsın,

En fazla konuşmazsın,

En fazla gülümsersin,

Sevgiliyi içinde kaybetmeden...

 

Kendimi senden koruyorum,

Her gün yazdığım,

Her gün dile getirdiğim isimsiz,

Bir türlü gönderemediğim mektuplarla...

 

Hangi insan kendini uzun bir süre kandırabilir ki?

Hangi insan kendini uzun bir süre koruyabilir ki?

Hangi düş kendini uzun bir süre oyalayabilir ki?

 

İnsan geçmez,

Yol bile denilemeyen bir patikada yürüyorum,

Seni düşünürken,

Günlerden ismi olmayan bir gün,
Saatlerden vakti olmayan bir saat,
İsimsiz,

Zamansız bir yerde,
Sadece durmak,
Sadece dinlemek,
Sesi olmayan kelimeler,
Seni düşünerekten...

 

Öyle çoktur ki söylemek istediklerim,

Bunu sadece konuşmayarak,

Bunu sadece susarak,

Yapıyorum,

Yaşıyorum...

 

Toprağın binlerce kilometre derinliğinde gizli,

Bir cevher gibi,

Mor dağların ötesinde yaşayan,

Sen gibi,

Uçsuz ve bucaksız çöllerde,

Gecenin olmasını bekleyen hepimiz gibi,

Bir Düş’sün sen,

Bir Kıymet’lisin sen,

Bir Sevgili’sin sen...

 

Bilemezsin,

Onun seni nasıl beklediğini,

Bilemezsin onun seni nasıl sevdiğini,

 

Portakal,

Limon,

Ve Turunç ağaçlarının çiçekleri gibi,

Nadide ve güzel,

Koklamaya doyamadığınız,

Dokunmaya kıyamadığınız,

Sevda kokusudur, Sevgilinin kokusu...

 

Kardelen,

Ters Lale,

Ve daha nice Sevdaların kokusu gibi,

Bakıp da benzettiğimiz,

Koklayıp da özlediğimiz,

İçimizde susarak özlediğimiz,

Yazamayarak düşündüğümüz,

Sevdanın sessiz tanıkları gibidir,

Sevgilinin kokusu...

 

Suskunluk büyüdükçe, yazacaklarınız da çoğalır.

Yazacaklarınız çoğaldıkça, içinizde birikir,

Suskunlukların yerine ulaşamayan isimsiz mektupları,

Her gün yazdığınız,

Her gün defalarca içinizde biriktirdiğiniz,

Mektupların,

Şiirlerin,

Öykülerin,

Sessiz tanıkları çoğalır günler geçtikçe...

 

Tüm dillerde,

Tüm inançlarda,

Aynıdır susmak,

Bazısı daha sancılı,

Bazısı daha öfkeli,

Bazısı daha kederli,

Fakat tüm dillerde, susmanın kelimeleri ve bakışması aynıdır...

 

Günlerden ismi olmayan bir gün,
Saatlerden vakti olmayan bir saat,
İsimsiz,

Zamansız bir yerde,
Sadece durmak,
Sadece dinlemek,
Sesi olmayan kelimeler,
Seni düşünerekten...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1210 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler