8 aylık enflasyon Türkiye’nin 2 katı

Devlet Planlama Örgütü Müsteşarı Ödül Muhtaroğlu, ülkemizdeki enflasyonun Türkiye’den yüksek olduğuna dikkat çekti

Ödül Aşık ÜLKER

Devlet Planlama Örgütü (DPÖ) Müsteşarı Ödül Muhtaroğlu, ülkemizdeki enflasyonla, Türkiye ‘deki enflasyonu kıyasladı ve 8 aylık enflasyonun Türkiye’dekinin 2 katı olduğunu vurguladı.

Muhtaroğlu, “Türkiye’de bu ay enflasyon % 2.3 çıktı, bizde ise %8.42. Türkiye’de 8 aylık enflasyon %12.29 çıktı, bizde ise %24.29 çıktı. Türkiye’de yıllık ağustostan ağustosa enflasyon %17.90 çıkarken, bizde ise %29.88 çıktı” dedi.

Geçen yılın enflasyon rakamlarıyla bu yılı da kıyaslayan Muhtaroğlu, arada büyük bir fark olduğunun altını çizerek, “Geçen yılın Ağustos ayı enflasyonu % 0.42 idi, şimdi %8.42. Geçen yıl 8 aylık enflasyon %9.75 idi, şimdi %24.29, Ağustos 2016-Ağustos 2017 dönemi enflasyonu %15.63, şimdi %29.88. Böyle bir tabloyla karşılaştık. Bunun en büyük sebebi dövizin durumudur” diye konuştu.

Yılsonu enflasyon oranını %40.5 öngördüklerini de kaydeden Ödül Muhtaroğlu, şunları söyledi:

 “Altıncı ayda, 2018 yıl sonu için %25 enflasyon öngörmüştük ama sekizinci ayda o rakama neredeyse ulaştık. Dolayısıyla sekizinci ay gerçekleşmesinden sonra, önümüzdeki dönemde gelebilecek zamları, dövizdeki olası artışı göz önünde bulundurup yeniden öngörü hesaplaması yapınca yılsonu enflasyonu için %40.5 oranını öngördük. Bunun altında da olabilir ama üstünde de olabilir... Yılsonuyla ilgili böyle bir tahminde bulunduk, bunun üstüne çıkmamayı ümit etmek istiyorum.”

Aylık enflasyon son 22 yılın en yüksek rakamı...

  • Ağustos ayı enflasyon oranını % 8.42 olarak açıkladınız, bu son 22 yılın en yüksek aylık enflasyon oranı. Bunun nedeni nedir, sadece dövizdeki hareketlilikle mi alakalı?
  • Muhtaroğlu: Ağustos ayı aylık % 8.42, ilk 8 aylık % 24.29 ve Ağustos 2017’den Ağustos 2018’e kadarki bir yıllık dönem için ise % 29.88 enflasyon oranı açıkladık. Rakamlar çok değişken. Geçen yılın Ağustos ayı enflasyonu % 0.42 idi, şimdi %8.42. Geçen yıl 8 aylık enflasyon %9.75 idi, şimdi %24.29, Ağustos 2016-Ağustos 2017 dönemi enflasyonu %15.63, şimdi %29.88. Böyle bir tabloyla karşılaştık. Bunun en büyük sebebi dövizin durumudur. Kurlara bakınca, 1 Ocak’tan 6 Eylül’e kadar kurlarda yaklaşık %75-80 aralığında artma olmuş. Bu büyük bir orandır. Sadece son iki ayda, 1 Temmuz-6 Eylül sürecinde %45 artış olmuş, yani son iki ayda %45 civarında devalüasyon gördük, hayat pahalılığı da %11.5-12. İlk 6 ayda hayat pahalılığı %12 iken, sadece son iki ayda yine bu düzeylerde oldu. Bunun en büyük nedeni, iki aydaki olağanüstü kur artışı ve bu kurların fiyatlara yansımasıdır.
     Aylık enflasyon son 22 yılın en yüksek rakamı, yıllık enflasyon son 16 yılın en yüksek rakamı, son 8 ayın enflasyonu da son 17 yılın en yüksek enflasyonu oldu.

 8 aylık enflasyon - Türkiye’de %12.29, Kuzey Kıbrıs’ta %24.29

Türkiye ile kıyas...

  • Enflasyon rakamlarına dair eleştiriler, müdahale olduğuna dair iddialar da var. Sosyal medyada Türkiye’deki enflasyon oranlarıyla da kıyaslamalar yapılıyor?
  • Muhtaroğlu: Az önce de söylediğim gibi, geçen seneki rakamlarla bu seneki rakamlar arasında ortaya büyük farklar çıktı. Müdahale iddialarını kesinlikle kabul etmiyoruz. Eskiden enflasyon endeksinin eski olduğuna dair eleştiriler vardı. Bunu yeniledik, 1 Ocak 2017’den itibaren yeni endeksi kullanıyoruz. Bu argüman da ortadan kalktı. Türkiye’de bu ay enflasyon % 2.3 çıktı, bizde ise %8.42. Türkiye’de 8 aylık enflasyon %12.29 çıktı, bizde ise %24.29 çıktı. Türkiye’de yıllık ağustostan ağustosa enflasyon %17.90 çıkarken, bizde ise %29.88 çıktı. Kıyas yaparak söylüyorum, neyin müdahalesi?
  • Sosyal medyada bizim aylık enflasyonumuzun yani %8.42’nin, Türkiye’nin yıllık enflasyonu %17.9 ile kıyaslandığını gördüm. İkisi farklı kategorilerdir. “Bizde 8, Türkiye’de 17” diye yorum yapmak yanlış olur. aylık değerlerle aylık değerler, yıllık değerlerle yıllık değerler kıyaslanır. Kamuoyundan ricam, sosyal medyada birinin yaptığı açıklamanın doğru olup olmadığını araştırsınlar ve ona göre yorum yapsınlar.

 “2018 yıl sonu için %25 enflasyon öngörmüştük ama sekizinci ayda o rakama neredeyse ulaştık. Dövizdeki olası artışı göz önünde bulundurup yeniden hesaplayınca yılsonu enflasyonu için %40.5 oranını öngördük”


Yılsonu enflasyonu için öngörülen %40.5

  • Başbakan Tufan Erhürman 2018 yılında %40.5 enflasyon öngördüğünüzü açıkladı. Son iki aydaki gelişmeler olmadan öngördüğünüz enflasyon oranı neydi?
  •  Muhtaroğlu: Altıncı ayda, 2018 yıl sonu için %25 enflasyon öngörmüştük ama sekizinci ayda o rakama neredeyse ulaştık. Dolayısıyla sekizinci ay gerçekleşmesinden sonra, önümüzdeki dönemde gelebilecek zamları, dövizdeki olası artışı göz önünde bulundurup yeniden öngörü hesaplaması yapınca yılsonu enflasyonu için %40.5 oranını öngördük. Bunun altında da olabilir ama üstünde de olabilir. Son günlerde arpa ve süt zammı oldu, bu zamlar zincirleme olarak pek çok ürüne yansır. Önümüzdeki dönemde bu yansıyacak. Kurda düşüş olmazsa başka zamlar da olacak. Akaryakıt ve elektrik zammı gelirse, onlar da yansıyacak. Akaryakıt ve elektrik zamları da zincirleme bütün sektörleri etkiler. Yıl sonuyla ilgili böyle bir tahminde bulunduk, bunun üstüne çıkmamayı ümit etmek istiyorum.

Giyim ve ayakkabıda düşüş...

u “Ağustos ayında giyim ve ayakkabı grubu hariç ki bunda % 3.93 düşüş oldu, geriye kalan 11 ana harcama grubunun tümünde sert bir yükseliş görülüyor”

  • 1 Ocak 2017’den beri yeni hayat pahalılığı endeksi ve sepetini uyguluyorsunuz. Buna göre harcamalar nasıl sıralanıyor?
  • Muhtaroğlu: Ağustos ayında giyim ve ayakkabı grubu hariç ki bunda % 3.93 düşüş oldu, geriye kalan 11 ana harcama grubunun tümünde sert bir yükseliş görülüyor. Giyim ve ayakkabı grubundaki düşüşün sebebi de sezon sonu indirimlerdir. Ana harcama grupları itibariyle bir önceki aya göre en yüksek artış %17.7 ile mobilya ev aletleri ve ev bakım hizmetlerinde gerçekleşti. Eğlence ve kültür %12; sağlık % 11.3; ulaştırma % 9.1; gıda ve alkolsüz içecekler ise % 8.4; eğitimde %8.2; lokanta ve otellerde %7.7; konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %7.4; haberleşmede %4.9; çeşitli mal ve hizmetler ana grubunda %3.8; alkollü içecekler ve tütün ana grubunda %1.4 artış kaydedildi. Bütün bunların ortalaması alınarak, Ağustos ayı enflasyonu olarak %8.42’ye ulaştık. Yeni endekste, 12 ana mal grubunda 829 ürün var. Metodoloji gereği en fazla artış gösteren 3 ve en fazla azalış gösteren 3 tane yazılır. Bu ay en yüksek fiyat artışı gösteren ilk üç mal,  %154.13 ile patlıcan, %77.69 ile kabak ve % 62.20 ile ağrı kesici-ateş düşürücü ilaçlar oldu. En yüksek fiyat düşüşü gösteren ilk üç mal ise; % 23. limon, %19 molohiya ve % 16 ile kadın pantolonu oldu. Enflasyonu sadece bu üç ürünle hesapladığımız düşünülmüyordur herhalde. Kuzey Kıbrıs genelinde marketlerden ayda üç kez fiyat toplanır ve hesaplanır.

“Reel büyüme hesabı enflasyon etkisinden arınmış bir işlemdir”

  • Büyüme rakamları nedir? Genelde TL bazında bir yükselmeden bahsediliyor ama pek çok malın fiyatının dövize endeksli olduğunu düşündüğümüzde, alım gücünde bir düşüş var. Ekonomideki büyüme insanların cebine yansımıyor...
  •  Muhtaroğlu: Ekonomideki reel büyüme hesabı enflasyon etkisinden arınmış bir işlemdir. Burada üretim artışı ve bundan sağlanan katma değer artışı ölçülür. Literatüre göre, büyümeyi sabit fiyatlarla yani enflasyondan arındırılmış fiyatlarla değerlendiririz. 2017 yılı gerçekleşme rakamlarını vereceğim, bunu 2018’in ekonomik kriz ortamına göre değerlendirmemek gerekir. 2018 gerçekleşmeleri çıkmadan o konuda yorum yapmayacağım. 2017 yılı aslında ülke ekonomisi için iyi bir yıldı, enflasyon çok yüksek değildi, milli gelir yükseldi. İstihdam artışı oldu, sabit sermaye yatırımları arttı. 2017 yılında sabit fiyatlarla %5.4’lük bir büyüme vardır ve bu bir realitedir.

Reel büyüme...

  • Orta Vadeli Programa göre reel büyüme, 2017’de %3.8 ve 2018’de %5 öngörülmüştü. 2017’de reel büyüme gerçekleşme rakamı %5.4 oldu. 2018-2020’de 2018 için öngörülen büyüme de %5’ti. Son gelişmeler ışığında bu hedefe ulaşılabilecek mi?
  •  Muhtaroğlu: 2017’de %5.4’lük büyümeyi gördük. Çalışmalarını halen yürüttüğümüz 2019-2021 Orta Vadeli Program’da hedeflerimizi yeniden değerlendiriyoruz. 2016 yılında büyüme %3.6 iken, biz 2017’yi %3.8, 2018 ve 2019’u da %5 olarak hedeflemiştik. 2017’de %5.4’lük önemli bir büyüme yaşadık. Bu yüzden önümüzdeki diğer yılların hedeflerini çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Bu konudaki çalışmalarımız sürüyor.
    2018 yılı için %5 büyüme hedeflerken dövizde şu anda yaşanan gelişmeler yoktu. 7-8 aylık döviz krizine ve enflasyona, özellikle de son 2 aya bakınca, bazı önverileri görmeden konuşmak çok doğru olmayacaktır. 2017-2018 öğretim yılı ve turizm sezonu iyiydi ama tarımdaki kuraklık olumsuz etkileyebilir. 2018 yılı %5 büyüme hedefine ulaşma konusunda önveriler tamamlanmadan ve bunları görmeden kesin yorum yapmak istemiyorum.


“16 yatırımın hayata geçmesiyle ise 1.694 yeni istihdam hedefleniyor”
 

  • 2018’in ilk altı ayında 16 yatırım projesine teşvik belgesi verildi. Bu projelerin hayata geçmesiyle de 1694 istihdam yaratılmasının öngörüldüğü açıklandı. Bunlarla ilgili durum nedir?
  • Muhratoğlu: 2018 yılının ilk 6 ayında 6 öğrenci yurduna, 3 sanayi imalat tesisine, 7 turizm tesisine teşvik belgesi verdik. Bunların 8’i Lefkoşa’da, 2’si Mağusa’da, 3’ü Girne’de, 2’si İskele’de, 1’i de Lefke’de olacak. Bunların en fazla 2-3 yıl içinde tamamlanması gerekir. Bunlar faaliyete geçince 1 milyar 318 milyon TL sabit sermaye yatırımı yapılmış olacak. Bu sabit sermaye yatırımları gerçekleşince ülkedeki milli gelirin büyümesine neden olur. 7 turizm projesiyle, sektöre 3 bin 408 yeni yatak ilave olması, bu 16 yatırımın hayata geçmesiyle ise bin 694 yeni istihdamın sağlanması öngörülüyor. 2017 yılının ilk 6 ayındaki turizm sektöründe yeni istihdam sayısı 890 kişi idi. Bu yatırımların hayata geçmesiyle ülke ekonomisine üretim, katma değer ve istihdam katkısı olacak. İlk altı aydaki gelişmeler olumludur.

Dış ticaret açığı...

  • İthalat ve ihracat rakamları arasındaki fark, yani dış ticaret açığı nedir? Turizm ve yüksek öğrenim sektörlerinden elde edilen gelirle kapandığını söylüyorsunuz. Bu sene öğrenci sayısında düşüş olduğuna dair haberler çıktı. Bu durum ticaret açığını nasıl etkiler?
  • Muhtaroğlu: 2017’de ihracatımız 105.6 milyon dolar, ithalatımız da 1 milyar 778 milyon dolardı. Buna göre dış ticaret açığı da 1 milyar 672 milyon dolardı. Yıl bazında artış gösteren bu rakamı, özellikle son üç yıldır turizm ve yüksek öğrenim gelirleriyle kapatıyoruz. 2017 yılında 865 milyon dolarlık turizm net geliri var. Bu, ülkeye giren turistlerin bıraktığı gelirden, bizim vatandaşlarımızın ülke dışında yaptıkları harcamanın düşürülmesinden sonra oluşan rakamdır. Yaklaşık 765 milyon dolar da üniversite net gelirleri var. Bu da ülkemizdeki yabancı öğrencilerin harcadıkları paradan, kendi vatandaşlarımızın yurtdışında harcadıkları öğrenim giderleri çıkarılınca ortaya çıkan net rakamdır. Bu iki rakam dış ticaret açığını kapatıyor. TC’den gelen yardımlar, krediler ve bunun yanında AB’den gelen yardımlar bu rakamları olumluya götürüyor. Doğrudan ülkeye yatırım yapanların yaptıkları katkılarla birlikte ülkenin genel döviz pozisyonu artıya geçmiş oluyor. Bizim bu iki sektöre gözümüz gibi bakmamız lazım. Türkiye’den gelen öğrenci sayısında bir düşüş var ama bu çok büyük bir rakam değil. Belki de üçüncü dünya ülkelerinden gelen öğrenciler bu 2 bin 600’lük farkı kapatacak ve öğrenci azlığı da olmayacak. Bunu ekim ayında net şekilde göreceğiz. Durum çok kötü değil ama tedbir almakta fayda var. Eğer üçüncü ülkelerden gelecek öğrenci sayısı bunu kapatırsa sorun olmaz.
     İthalatımızın %58’i Türkiye’den, %21’i AB ülkelerinden, %19.5’i de üçüncü ülkelerdendir. İhracatımızı da %60 Türkiye’ye, %32 üçüncü ülkelere, %8 de AB ülkelerine yaparız.

Açıkladığımız rakamlara güvensinler”

  • Son olarak ne eklemek istersiniz?
  • Muhtaroğlu: Açıkladığımız rakamlar güvenilir rakamlardır. Kendimize hesaplama konusunda güveniyoruz, halkımız da bize güvensin. Enflasyon metodolojisini web sitemizden bulabilirler. Açıkladığımız bütün rakamlara güvensinler. Türkiye, AB, Dünya Bankası, IMF, BM raporlarında ve yayınlarında bizi referans gösterirler. Kendi emeğimizi, kendi çocuklarımızın yaptıklarını küçümsemeyelim. Kendi insanımıza güvenelim.