1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. Serhan Gazioğlu, ÖMER DAYI ve Bareyasını anlattı
Serhan Gazioğlu, ÖMER DAYI ve Bareyasını anlattı

Serhan Gazioğlu, ÖMER DAYI ve Bareyasını anlattı

“Kıbrıs insanı çok toleranslıdır. Espriyi sever. Eleştirilmek insanların hoşuna gitmese de benim eleştirilerimin özü sert olmasına rağmen sunumu yumuşaktır. Dolayısı ile eleştirdiğim kişiler bile bugüne kadar bana çok da tepki göstermemiştir.”

A+A-

Simge Çerkezoğlu

Karikatürist Serhan Gazioğlu’nun uzun zamandır merakla beklenen kitabı, Ömer Dayı ve Bareyası, Khora Yayınevi’nden çıktı. Bugüne kadar farklı mecralarda karikatürlerine rastladığımız Gazioğlu, bu kitapta yıllar içinde özellikle siyasi alanda yaşadıklarımızdan parçaları kronolojik sırasıyla gün yüzüne çıkarıyor. Kitap; üzüyor, hayıflandırıyor ama her şeye rağmen gülümsetiyor. Öte yandan siyasette yaşadıklarımızın birbirinin tekrarı olduğunu fark ettirirken de, vatanseverliğin vatanı eleştirmek anlamına geldiğini de düşündürüyor.  

“DÜŞÜNCELERİMİ EN GÜZEL İFADE BİÇİMİ ÇİZİMDİR”

Serhan Gazioğlu kırk üç yıldan bu yana devam eden karikatür çizme sürecini, mizaha nasıl gönül verdiğini bizimle paylaştı.

“Her zaman çizim yapmayı çok seven biriydim. Zaman içinde çizimlerimin karikatüre daha yatkın olduğunu fark ettim. İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde aldığım eğitimim sırasında sürekli Akbaba dergisi alırdım. Çok ilgimi çekerdi. Bir gün bu dergide düzenlenen karikatür yarışmasına katıldım. Amatörlere de açıktı. Benim de bir karikatürüm yayınlanmaya değer görüldü. Bu olay beni çok motive etti. O gün bugündür de çiziyorum. Benim için düşüncelerimi en güzel ifade biçimi çizimdir. İnsanlara görsel olarak ulaşır, yazılarımla da çizimlerimi desteklerim. Tabii hayatım boyunca sadece komik olsun diye karikatürler çizmedim. Topluma verdiğim mesajların içinde her zaman politika oldu. Toplumun tepkilerini yansıtan, bu memlekette herkesin baş sallayan insanlar olmadığını göstermek için karikatürler çizdim. İlk karikatürlerim Kıbrıs’ta Halkın Sesi gazetesinde yayınlandı. Zaman içinde pek çok gazetede de yer aldı. Daha sonra haftalık yayınlanan, günlüğe geçen Yenidüzen gazetesinde de on yılı aşkın süre çizdim. Arada farklı mecralarda da çizimlerim yayınlandı. Kıbrıslı, Afrika gazeteleri için de çizdim. Her zaman özgür oldum. Çizimlerim için para almadım, buna karşılık tek isteğim özgürlük oldu.”           

om1.jpg

“BEN GERÇEKLERİ ÇİZİYORUM, HİÇBİRİ UYDURMA DEĞİL”

Gazioğlu’nun karikatürlerinin geneline baktığımda yazıyla desteklenen çizim tekniği kullandığını görüyorum. Bunun nedeninin ise toplumda daha geniş kitlelere ulaşma çabası olduğunu öğreniyorum. 

“Çoğunlukla çizim ve yazıyı birlikte kullandığım karikatürlerim oldu. Tabii uluslararası yarışmalara yazısız karikatürlerimle katıldım. Orada evrensel dil olan çizgiyi kullanırım. Ancak benim çoğu karakterim zaten siyasi gelişmelerle ilgili. Okur günlük olaylardan haberdar değilse, beni anlayamaz. O nedenle yazı ekliyor, biraz daha fazla toplumun geneline hitap etmeye çalışıyorum. Toplumun sadece belli bir kısmına, sadece gündemi yakından takip eden kişilerine değil de herkese ulaşmak istiyorum. Halkın beni, neler yaşadıklarımızı anlamasını istiyorum. Pek çok politikacının karikatürünü çizdim bugüne kadar. Ama bunu asla durup dururken yapmadım. Onlar bana malzeme verdi. Sözleri sonucunda bu eleştiriler, bu çizimler ortaya çıktı. Ben olanı çiziyorum. Çizdiklerim gerçekledir. Uydurma değil.”   

“ÖMER DAYI VE BAREYASI, KENDİ HAYATIMDAN SEÇTİĞİM KARAKTERLERDİR”

Ömer Dayı ve Bareyası’nın yaratım sürecini de bizimle paylaşan Gazioğlu, tam anlamıyla Kıbrıslı olan bu karakterleri çevresinden esinlenerek yarattığını anlatıyor. Ben ise, keşke toplumda daha fazla Ömer dayı olsa, hayatımızın gerçekliğini bu denli net anlasa diye düşünüyorum…

“Ömer Dayı karakteri Yeni Kıbrıs Partisi’nin yayın organı Yeni Çağ gazetesinde çizerken yarattığım bir karakterdi. Çizerken fark ettim ki herhangi birinin ne söylediğinin aslında çok da bir önemi yok hayatımızda. Oysa yaş alan, belli bir deneyime ulaşan birisinin anlattıkları çok daha kıymetli, dinlenir sözler olabilir diye düşündüm. Böylece Kıbrıslı bir karakter yaratmaya karar verdim. Böylece Ömer Dayı’yı yarattım. Dizlik giyen, görmüş geçirmiş, yaş almış, dönen dolapların farkında, insanları uyararak, tepki koyan bir karakter yarattım. Ömer Dayı ve Bareyasını ise özellikle bu kitap için yarattım. Ömer Dayı’yı tamamlayan daha başka karakterler de yaratmak istedim. Bu kişileri de kendi hayatımdan seçtim. Kitaptaki Bıyık karakteri benim İbrahim Erkut isimli arkadaşımdır. Karikatüre uygun olabileceğini düşünerek, ondan esinlenerek bu karakteri yarattım. Bunun yanında bir de çocuk var bu kitapta Ömercik. O da benim torunumdan yola çıkarak yarattığım bir karakter oldu. Saf duygularla dedesine sorular soran bir karakter…”

Gazioğlu, bu kitapta karikatürleri yanında farklı görüşten insanların da fikirlerine yer vererek onların karikatür sanatına, Ömer Dayı’ya ilişkin düşüncelerini de okura aktarıyor.  

“Elbette yıllardır biriktirdiğim birçok karikatürüm var. Daha önce de bir karikatür kitabı yayınladım ama aradan çok zaman geçti. Bir kez daha kitap yayınlamak, bazı karikatürlerimi kalıcı kılmak istedim. Gazetelerde elbette karikatürlerim yayınlanıyor ama zaman içinde bunlar unutuluyor. Bu kitapta, karikatürlerimin bir kısmına, kronolojik bir sırayla yer veriyorum. Böylece okuyucu ne zaman, neler yaşadığımızı hatırlarken, başımıza geçmişte neler geldiğini de bir kez daha fark etme şansına sahip oluyor. Bu kitapta ayrıca kişilerin karikatüre, benim karikatürlerime ilişkin yorumları da yer alıyor. Bu kişiler içerisinde benim gibi düşünenler, hayata benim gibi bakanlar da var, benden farklı düşünenler de... Böylece farklı kişilerin mizaha nasıl baktıklarını da ortaya çıkarmış oluyoruz.”

“KIBRIS İNSANI TOLERANSLIDIR, ESPRİYİ SEVER”

Tam da bu noktada Serhan Gazioğlu’na bugüne değin eleştirdiği pek çok kişinin kendine karşı tepkisini sormadan edemiyorum. Gülümseyerek anlatıyor…

“Kıbrıs insanı çok toleranslıdır. Espriyi sever. Eleştirilmek insanların hoşuna gitmese de benim eleştirilerimin özü sert olmasına rağmen sunumu yumuşaktır. Dolayısı ile eleştirdiğim kişiler bile bugüne kadar bana çok da tepki göstermemiştir. Sadece bir kez, eskilerden bir avukat beni dava etmişti ama mahkemede olay çözülmüştü.”    

“MAHKEME SÜRECİNDEN BİR ŞEY ÇIKMAYACAK, BİRAZ GÜRÜLTÜ ÇIKACAK”

Son günlerde Afrika gazetesinde yayınlanan karikatür ve yol açtığı tartışmalara ilişkin de fikirlerini bizimle paylaşan Gazioğlu’na göre;

 “Karikatür doğru kullanıldığı taktirde çok güçlü bir sanattır. Hakaret değildir. Esas olan hakaret eden insana bir cevap vermek, verilen cevabın yapılan hakaretten daha güçlü olmasını sağlamaktır. Baskıların yoğun olduğu, düzenin bozuk olduğu şartlarda karikatür çok daha değerli bir sanattır. Afrika gazetesinin yaşadığı olaya gelince öncelikle yayınlanan aslında bir karikatür değil kolajdır. Fotoğraflardan yapıldı, bir çizim değildir. Bu seçim döneminde gözdağı vermek için sağcıların abarttıkları bir durumdur. Yoksa karikatür bile değil. Kimin yaptığı da belli değil, nerede yayınlandığı da belli değil. Kolaja fanatizm ve şovenizmden bağımsız olarak bakarsak aslında çok kötü bir şey olduğunu söyleyemeyiz. Yunanistan’daki ziyaret sırasında yaptığı hareketlere karşı Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eleştiriliyor, ona tepki gösteriliyor. Mahkeme sonucunda ben bir şey çıkacağını düşünmüyorum, sadece biraz gürültü çıkacak o kadar. Geçtiğimiz günlerde Utku Kansu’nun karikatürü de eleştirildi hem de yayınlandıktan üç ay sonra… Amaç belli yerleri hedef göstermekti, başka bir şey değil.”  

 

 

 

 

 

 

 

            

 

 

 

Bu haber toplam 1207 defa okunmuştur
Adres Kıbrıs 348 Sayısı

Adres Kıbrıs 348 Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler