1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Sentetik çim
Sentetik çim

Sentetik çim

Gönyeli Stadı’na yine erken geldim. Pırıl pırıl zeminde ısınan sporcuları görmek beni mutlu etti. Bir gün önceki Göçmenköy sahasında oynayan futbolcular adına da üzüldüm. Spora akıtılan büyük kaynağa rağmen ikinci bir Gönyeli Stadı yaratamadığımızı

A+A-

 

 

Gönyeli Stadı’na yine erken geldim. Pırıl pırıl zeminde ısınan sporcuları görmek beni mutlu etti. Bir gün önceki Göçmenköy sahasında oynayan futbolcular adına da üzüldüm. Spora akıtılan büyük kaynağa rağmen ikinci bir Gönyeli Stadı yaratamadığımızı da düşünerek futbol adına kahrettim

Maç öncesi iki takımın analizini kısaca yaptığımızda Gönyeli lige tutunmak için mutlak puan almalı. Yerinde oynadığı maçlarda ise üç puan almak temel hedefi olmalıdır diye düşünüyorum.

Doğan ise şampiyonluk hedefinden uzak durmak ve sadece kupayı hedeflemek düşüncesinde. Sanırım bu tercih de ligdeki konumları itibarıyla doğru bir tercihtir.

Çok güzel bir havada oynanan maçta önce maçı değil maç sonrası ile yazıma başlamak istiyorum. Maç bitti sahadan çıkıyorum, camiaya gönül vermiş ve her durumda daima Gönyeli’nin yanında olmuş bazı taraftarlarının isyanını gördüm. Bazıları isyan halinde Gönyeli’nin bittiğini, gidişatın kötü olduğunu, artık Gönyeli takımını tanıyamadıklarını yüksek sesle ve acıyla bana anlatmaya çalıştıklarına şahit oldum.

Bu cefakar taraftarlara hak verdim. Ama bu görüntü bu gün mü ortaya çıktı? Hayır. Gönyeli’nin bu duruma gelmesi iki, üç yıl önceki bölünmüşlüğün ürünüdür. Hatırlayın o günkü basında çıkanları. Gönyeli’nin çoluğuna çocuğuna ayırdığı zamanın kat kat fazlasını kulübe harcayan kişiler hedef tahtası yapıldı. Kimisinin siyasi kimisinin şahsi ihtirasları yüzünden camia paramparça edildi.

Yaratılan ortam camiayı maçlardan uzaklaştırdı. Mali yönden kulüp kötü noktaya geldi. Takım hedefsiz ve gelecek hesabı yapamaz duruma getirildi.

Oluşturulan bu ortamda bu günkü yönetim, teknik heyet ve futbolculardan başarı beklemek mümkün mü? Kesinlikle mümkün değil ve gidilecek köyün minareleri görülmektedir.

Bu gidişin önüne geçmek mümkün mü? Evet mümkün.

Herkes kişisel, siyasi ve ekonomik beklentilerini derhal terk etmeli. Gönyeli ruhuyla takıma sahip çıkmalı. Camiada yaratılacak sinerji ile takım yeniden toparlanmalı. Yaratılan yeni hava ile de futbolcuların güvenleri sağlanmalı.

Gönyeli camiasının ileri gelenleri derhal bütün kırgınlıkları bırakarak camiayı toparlamalıdır, aksi halde yarın geç kalınacak. Gönyeli tarihi de bu durumu yaratanları ve buna seyirci kalanları ihanetle anacaktır.

Maça gelince Gönyeli maça çift forvet, Doğan ise tek forvet ile başladı. İlk dakikalarda Gönyeli daha istekli, Doğan ise daha defansif bir görüntü çizdi.

Gönyeli istekli oyununa rağmen gol pozisyonu üretemedi. Doğan’ın da oyununda pozisyon zenginliği olmamasına rağmen Zuma’nın yaklaşık otuz metreden attığı gol, ilk yarının kayda geçen tek hareketiydi.

İkinci yarı da futbol açısından görüntü vasatın altında geçti. Doğan’n attığı iki gol ile de maçı 3-0 aldı ve üç puanla Girne’ye döndü. Doğan kazandı ama futbolu beni tatmin etmedi. Bu futbol ilerki haftalarda Doğan’a büyük sorunlar yaratabilir. Özellikle Kıbrıs Türk Futbolu’nun yetiştidiği en önemli futbolculardan olan Sabri ve Raif kardeşler beni hayal kırıklığına uğrattı.

İkisi de ağırlaşmış, kondisyonları yetersiz, suratlerinde düşüş ve oyun kapasitelerinin çok altnda bir performans ile maçı tamamladılar. Hele Raif benim için tam hayal kırıklığı oldu. Doğan’ın en iyisi bana göre Ahmet Saygı’yı.

Maçta önemli gördüğüm bir olgu da iki takımın teknik adamlarının oğullarının kendi takımlarının onbirininde başlaması ve ikisinin de kendi takımlarının sol koridorunda oynamaları idi. Oyunda Selçuk biraz stresli, Kenan ise heyecanlıydı. Her iki oyuncu da babaları tarafından ikinci yarı oyundan alındı.

Sahanın güzelliğine, havanın maç için uygunluğuna rağmen tepedeki futbol seyredenlere beklenen zevki tattırmadı...

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 651 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler