1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. SENDİKALAR HRİSTOFYAS'LA NE GÖRÜŞTÜ?
SENDİKALAR HRİSTOFYASLA NE GÖRÜŞTÜ?

SENDİKALAR HRİSTOFYAS'LA NE GÖRÜŞTÜ?

Sendikalar Hristofyas’la görüşmesini açıkladı: Hristofyas'la, Eroğlu değil, Özersay görüşüyor. BM’ye sözüne rağmen Eroğlu, uzlaşmaları reddediyor, toplumu yanıtıyor. Sendikaların açıklamasının tam metni şöyle: “Kıbrıs sorununu

A+A-

 

 

 

 

Sendikalar Hristofyas’la görüşmesini açıkladı: Hristofyas'la, Eroğlu değil, Özersay görüşüyor. BM’ye sözüne rağmen Eroğlu, uzlaşmaları reddediyor, toplumu yanıtıyor.

Sendikaların açıklamasının tam metni şöyle:

 

“Kıbrıs sorununun varlığından tüm Kıbrıslılar ıstırap çekmekle beraber, doğu Akdeniz’de yaşanan istikrarsız siyasi durumun da devamını sağlamaktadır. Sorunun çözümü ile ilgili olarak 1967 yılından beri devam eden görüşme sürecinde Kıbrıs’ta yaşayan toplumların kaderi masada görüşülmesine karşın son yıllarda masadaki görüşme sürecinden sağlıklı bilgi almak mümkün olmamaktadır. Bu çerçevede sendikalarımız görüşme sürecindeki son gelişmeleri öğrenmek için görüşme talebinde bulunmuş, bu talebe sadece Sn. Hristofyas ve BM Özel Temsilcisi Sn. Downer yanıt vermiştir. Kıbrıslı Türkler’i görüşme masasında temsil ettiği iddiası ile masada oturan Sn. Eroğlu talebimize yanıt verme gayretinde dahi bulunmamıştır. Bu gerçekler ışığında Sn. Hristofyas ile yapılan görüşmede elde ettiğimiz bilgileri toplumumuzla paylaşmayı bir toplumsal sorumluluk olarak görmekteyiz.

10 Ocak tarihinde Sn. Hristofyas’la yapılan görüşmede şu ana noktalarla ilgili genel bilgi alındı.

1.    Görüşmeci olarak Sn. Eroğlu, görüşme masasında aktif rol almıyor. Görüşmeler Sn. Kudret Özersay ve Sn. Hristofyas arasında geçiyor. Bu diplomatik temayüllere aykırı bir süreçtir.

2.    Sn. Talat ile başlayan Annan Planı sonrası görüşme sürecinde gelinen ve uzlaşılan konular, tekrar ele alınmıştır. Sn. Eroğlu BM’ye söz vermesine rağmen şu anda anlaşılan birçok konunun gerisinde bir sürece doğru gidiliyor ve uzlaşılan konular Sn. Eroğlu tarafından reddediliyor.

3.    Görüşme süreci ile ilgili TC yetkilileri ve Kıbrıs Türk tarafı toplumu yanıltıcı yanlış bilgiler aktarıyor.

4.    Sn. Eroğlu ile yapılan görüşmelerde herhangi bir ilerleme olmamış, hatta süreç Talat ile bırakılan yerden daha geriye götürülmüştür. Sn. Eroğlu adamızın birleştirilmesini değil, ayrılığı ve iki devletliliği sistematik olarak masada görüştürmek istiyor. Sunduğu öneriler dolaylı olarak iki devletliliği öngörmektedir. Bu çerçevede

a.    Sn. Talat ile uzlaşılan çapraz oy ve dönüşümlü başkanlığı reddediyor.

b.    Mülkiyet ve toprak düzenlemeleri ile ilgili masaya herhangi bir öneri koymadığı gibi Türkiye yetkililerinden cesaret alarak Güzelyurt, Maraş ve Karpaz ile ilgili katı bir tutum takınmaktadır. Kıbrıs Rum tarafı 1974 yılında kuzeyden göçmen olan 165 bin  Kıbrıslı Rum’un en fazla 100 bininin geriye dönebileceği bir toprak düzenlemesi talep ediyor. Oysa Sn. Eroğlu bir karış toprak verilemez mantığı taşıyor.

c.    Adamızın kuzeyine taşınan nüfusun durumu ile ilgili Sn. Eroğlu kuzeyde olan herkesin kalmasından ve vatandaşlık almasından yana bir tutum takınmıştır. Bu konuda ben insan haklarını dikkate alan ve Kıbrıslı Türkler’in sayısını geçmeyecek makul bir rakamı kabul edeceğimi ortaya koydum. Sn. Eroğlu benim devletim var senin de devletin var istediğim kadar vatandaşlık verebilirim diyor. Sn. Özersay adamızın kuzeyine 1949 Cenevre sözleşmelerine aykırı olarak taşınan nüfusun savaş suçu olmadığı konusunda bize konferans verdi.

d.    Toprak ve mülkiyet konusunda bir komite kurulmasına karar verildi. Tüm taraflar bu konuda uzlaştı. Talat, Sn. Eroğlu Kıbrıs’a gelince benim gizliliği bozduğumu ileri sürerek bu uzlaşıyı bitirdi.

e.    Türkiye bölgesel bir güç olarak sürekli bizi aşağılıyor. Sn. Erdoğan’ın görüşmelerde etkin olduğu açık bir gerçekliktir. Sn. Erdoğan bir sultan edası ile davranarak görüşme sürecinin tıkanması için Sn. Eroğlu’na yardımcı oluyor.

f.     Mülkiyet konusunda esas mal sahibinin söz sahibi olması ile ilgili ileri sürdüğümüz şartta ısrarcı değiliz. Bununla ilgili Rum toplumunun tepkisi olmasına rağmen Sn. Eroğlu’na yazılı öneriler verdik.

g.   4 Ocak 2010 tarihinde Sn. Mehmetali Talat  tarafından sunulan paketi “ya kabul et ya da reddet” anlayışına karşı Rum toplumunun tepkilerine rağmen paketi görüşmeyi kabul ederek farklı bir anlayış getirdim. Bu çerçevede Sn. Talat ile çok önemli uzlaşılara vardık.

i) Yasama ve yürütme konusu uzlaşıldı. Sadece bakanların 5/8 mi yoksa 5/9 mu olması konusu kalmıştı.

ii) Çapraz oylama konusunda uzlaştık.

iii) Dönüşümlü başkanlık konusunda uzlaştık.

iv) Türk oluşturucu devletine dönecek olan Rumlar’ın aynen Annan Planı’nda olduğu gibi 1/3 oranında olması için uzlaştık.

v) Mülkiyet alım satımı için bir süre konmasında uzlaştık.

vi). Oluşturucu devletlerde siyasi hakların kullanılması ile ilgili olarak kısıtlama getirilmesinde uzlaştık.

vii) AB konularında uzlaştık.

viii) Yasama konusunda uzlaştık.

ix) Nüfus konusunda ¼ oranında anlaştık. (%20/80)

x) FIR hattı ve kıta sahanlığında uzlaştık.

Tüm bu konularda varılan uzlaşılan BM belgelerinde yer almakta ve Sn. Downer’in elinde bulunmaktadır.

 

Türkiye, İngiltere ile birlikte uluslar arası konferans toplanarak tepeden inme bir anlaşmayı kabul ettirmek istiyor. Biz bu konuda BM Güvenlik Konseyi’nin tüm üyelerinin hazır olacağı bir toplantıyı tercih etmekle beraber, bunun ancak iç konularda bir uzlaştıktan sonra olmasını talep etmekte ısrarcıyız. Kıbrıslı olmayan bir çözüm uzun süreli olmayacaktır.

 

BM Genel Sekreteri’nin Greentree’de yapılacak toplantı için mektup gönderdi fakat açıkladığım gibi Sn. Eroğlu ve dolayısı ile Türkiye Talat ile varılan hemen hemen tüm uzlaşıları reddediyorlar. Bu yüzden toplantı ile ilgili olumlu bir umut taşımıyorum.”     

 

 

KTAMS, DEV-İŞ, KTÖS, KTOEÖS, KOOP-SEN ,

BES, GÜÇ-SEN, DAÜ-SEN, TIP-İŞ, ÇAĞ-SEN

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1498 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler