1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. SENDİKAL HAREKETLE MUHALEFETİN YENİLDİĞİ NOKTADAYIZ
SENDİKAL HAREKETLE MUHALEFETİN YENİLDİĞİ NOKTADAYIZ

SENDİKAL HAREKETLE MUHALEFETİN YENİLDİĞİ NOKTADAYIZ

El-Sen bugün hükümet ve Elektrik Kurumu yönetimine karşı 1 günlük uyarı grevi yapacak. Grevin nedeni, 3 ay önce basın önünde bizzat Başbakan tarafından kurumun özelleştirilmeyeceğine dair verilen söz ve sürdürülemez yapının iyileştirilmesi için özerkleşt

A+A-

 

 

El-Sen bugün hükümet ve Elektrik Kurumu yönetimine karşı 1 günlük uyarı grevi yapacak.

Grevin nedeni, 3 ay önce basın önünde bizzat Başbakan tarafından kurumun özelleştirilmeyeceğine dair verilen söz ve sürdürülemez yapının iyileştirilmesi için özerkleştirme çalışmalarının başlatılacağına ilişkin konulan hedeflerin yerine getirilmemesi.

Hatırlayacaksınız, Başbakan’ın bu açıklamalarının hemen ardından TC Büyükelçisi Halil İbrahim Akça özelleştirmenin dünyada uygulanan bir model olduğuna işaret ederek, kurumun sorunlarının özerkleştirilerek çözülemeyeceğini açıklamıştı.

Başbakana rağmen yapılan bu açıklamaya hiçbir hükümet yetkilisi cevap vermemiş, aksine bu açıklamanın ardından da somut hiçbir adım atılmayarak, derin bir sessizliğe bürünülmüştü.

Şimdi aradan geçen zaman içinde sendika hükümette özerkleştirme hedefi konusunda bir niyet görmediğini söylüyor.

Ne var ki, bugünkü grev aslında sendikanın bu mücadelesinde en başından yenildiğini gösteren de bir kanıt niteliği taşıyor.

Zira günlerce devam eden elektrik grevi, toplumsal desteğe rağmen kitlesel bir eyleme dönüştürülemedi. Sendikal Platform ancak günler sonrasına sıradan bir miting kararı üretebildi.

Oysa beklenen genel grevle sendikanın özelleştirme karşıtı tutumunun desteklenmesiydi.

Yeterli birliktelik oluşturulamadı.

Ve El-Sen sendikal birliktelikte en güçlü olduğu noktada yenildi.

Sadece EL-SEN değil, kırılma noktası olan bir noktada bütün muhalefet ve sendikal hareket de birlikte yenildi.

Sendikaya rağmen özel sektör desteği ile grev kırıldı. Sendika Başbakan’ın defalarca vazgeçtiği oyalayıcı sözleriyle yetinmek durumunda kaldı. Ve aslında o gün hiçbir kazanım elde edilemediği bugün özelleştirme yasasının meclisten geçmesi ve özerkleştirme yolunda tek adım atılmamasıyla bir kez daha ortaya çıktı.

Bırakın özerkleştirme çalışmalarını, hükümet, kurum alacakları ile ilgili bile tek adım atmadı, bu yöndeki çabaları engelledi.

Şimdi de istihdamlar artarken, özelleştirme yasası meclisten geçmişken nafile bir uğraş gibi dursa da bir tavır ortaya konmaya çalışılıyor.

Meclisten geçen özelleştirme yasası Anayasa Mahkemesi’ne verilmeye çalışılıyor. Bunda bile sendikalar ve siyasi partiler birliktelik oluşturabilmiş değil.

Türkiye ile yeni dönemi kapsayacak protokol yazılıyor.

Ercan’ın kısa süre içinde özelleştirileceği çoktan açıklanmış.

Zararda olan Elektrik Kurumu’na yapılan 36 istihdamın yanında 22 kişinin daha istihdam edileceği söyleniyor.

Bugüne kadar bütün bunları engelleyememiş sendikal hareketin ya da muhalefetle sivil toplum örgütlerinin bundan sonra özelleştirme gündeminde hareket alanı yok denecek kadar dardır.

Doğru veya yanlış, yasal ya da değil, özelleştirmede gündemi hükümet belirleyip yönetmeye devam edecek.

Daha birçok başka konuda olduğu gibi…

Muhalefet ve sendikaların aciz duruşundan etkilenen toplum, kendi hayatına odaklanmış durumda.

Zaten zor sürdürülen hayatta yalnızlaşıyor. Yalnızlaştıkça kendi merkezine dönüyor. O yüzden topluma yapılan kuru çağrılar çok da bir anlam ifade etmiyor.

Sendikal hareket, sivil toplum gücü ve muhalefet ise acizliğini artırıyor. Ama onların yok olduğu noktada demokrasi daha da ölüyor, bütün bir toplum bedel ödüyor.

Zira başarısız addeddiğiniz hükümetleri seçimle devirirsiniz de geriye kalan için yapılabilecekler daha sınırlıdır.

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 778 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler