1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ‘Sen de kimsin?!’
‘Sen de kimsin?!’

‘Sen de kimsin?!’

1’nci Cumhurbaşkanı Denktaş’ın cenaze törenine hatırlayacağınız gibi Türkiye’nin en baştakileri gelmişti ülkeye… Başta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan… Ve onlardan çok özel korumaları gündem ol

A+A-

 

 

1’nci Cumhurbaşkanı Denktaş’ın cenaze törenine hatırlayacağınız gibi Türkiye’nin en baştakileri gelmişti ülkeye…

Başta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan…

Ve onlardan çok özel korumaları gündem olmuştu.

İşte Başbakan İrsen Küçük’ün de o korumalardan nasibini almış.

İddialara göre, Küçük, Erdoğan’ı karşılamak için Ercan Havaalanı VİP’sine girmek istemiş. Ancak Küçük’ü tanımayan, korumalar, “Sen de kimsin” diyerek Küçük’e çıkışmışlar. Sonunda olay anlaşılınca, Erdoğan-Küçük buluşması gerçekleşmiş.

 


 

“Devlet kızabilir mi?”

 

2’nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ‘Facebook’ sayfasında son günlerde yaşananları yorumladı:

“İnanılır gibi değil. Akıl tutulması hala devam ediyor. Hükümet ve sendika basın yoluyla haberleşip birbirine diyalog çağrısı yapıyor. Herkes diyaloga hazır ama diyalog yok! Halk elektriksizlikten kırılıyor. Evinde kullanmak zorunda olduğu tıbbi aletler için elektriğe ihtiyacı olan insanlar hayatla ölüm arasında gidip gelirken, yağmurlama yapamadığı için enginarlarını don vuran üretici ile siparişleri yetiştiremediği için iflas etmesi muhtemel esnaf-sanayici feryat ederken, turizm ülkesinde tesisler elektriksizlikten perişan olurken, basın yoluyla diyalog çağrıları... Tabii belki de yüze peyas... Çünkü taraflar birbirine kızgın... Olabilir, bireyler ve sendikalar kızgın olabilir, ama "devlet" kızabilir mi? Devlet kızamaz! Devlet kızarsa savaş ilan eder. Kime? Kendi yurttaşlarına mı? Mümkün mü bu? Kızıp onları dağıtan, işten atan devlet sonra KTHY örneğinde olduğu gibi o insanlara devlet dairelerinde iş aramayacak mı? Ve onların çoğunu, alanları dışında istihdam etmek zorunda kalınca ne verim bekleyecek? Bu akıl tutulması bitmeli. Diyalog, ama gerçekten başlamalı. Başlatacak olan da elbette devlet olmalı. Hükümet resmen sendikayı davet etmeli ve sorunu çözmeli. Ama çözmeli! Laf ola bir davet değil, sorunu çözmeye yönelik bir davet olmalı. İyi haber, bu çağrı yapılmış! Şimdi iyi niyet zamanı. Çözüme ihtiyacımız var. Sadece Kıbrıs sorununda değil. Elektrikte de...”

 


Müteahhitler başvurmayacak mı?

Türkiye’den gelen Bulut İnşaat’a yönelik tavır ortaya koydu Müteahhitler Birliği… Ancak Müteahhitler Birliği’nin bu tavrı belli ki bazı kesimler tarafından uygulanmayacak. Çünkü 2 proje için ihaleye çıkan Bulut İnşaat’tan bazı müteahhitler ihale şartnamesi hakkında bilgiler almaya başlamış.

Bulut İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Temel Bulut, “Ben yerli firmalar, müteahhitler, işçilerle çalışmak istiyorum. İhale için de 10’a yakın müteahhit bilgi aldı, Şubat’ta ihale bitecek” diyor.

Yani Temel Bulut, yerli müteahhitte kapılarını açıyor.Peki müteahhitler bu açılan kapıdan içeriye girmeyecek mi?

 


Cadı avı yakındır

 

“518 sağlık raporu
Sendika üyesi 518 kişi, dün yönetim kuruluna sağlık belgesi sundu.
Sağlık belgelerinin tümünde de TDP Genel Başkanı, aynı zamanda psikolog Mehmet Çakıcı’nın imzası var. Çalışanlar, “özelleştirme sonrası işsiz kalacakları endişesi ile depresyonda” olduklarını içeren raporlar aldılar.
Tümü de…
Sendika çalışanı “depresyonda”…
Beraberinde toplum da depresyonda aslında…
Herkesin öncelikli gündem maddesi “elektrik…”
Destek veren de stresli…
Karşı çıkan da…
Topyekun stres, topyekun depresyon…”

HÜSEYİN EKMEKÇİ

 


Bugünlere nasıl gelindi?

“Geçmiş yıllarda KKTC Elektrik Kurumu çalışanlarına bazı ayrıcalıklar sağlanmasının sorumluluğu da yine siyasilere aittir...

Sendikalar, görüşme masasında talep etti diye her isteğe boyun eğmek gerekmezdi...

Ne var ki; gelmiş, geçmiş siyasilerimiz “bana dokunmayan bin yaşasın” misali, hep ‘şirin görünme’ adına, taleplerin eğrisine-doğrusuna bakmadan onay verdiler...

Sanki babalarının çiftliğinden harcarmış gibi para harcanmasına destek oldular...

Şimdi tüm bu hataların günahını, çalışanlara ve onların direnişi yüzünden tüm halka ödetmek doğru bir yaklaşım değildir...

Ülkemizin öncelikli sorunu, yok olan ‘güveni’ yeniden oluşturmaktır...

Bunun için de siyaset yeniden yapılandırılmalıdır...

Devlete güven olmazsa, bu ülkede ne yatırım olur, ne ekonomi güçlenir, ne de halk mutlu olur...”

 

REŞAT AKAR

 


Yapar gibi bakanlık etmek…

“Bizim memleketimizde 1992’ye kadar, vekillik, bakanlık gibi işler, doğruyu konuşalım, memuriyetin bir terfii aşaması olarak ele alınmıştır! Meclise girmek, hükümete dahil olmak, bir şey üretmek için değil, şan olsun; bir de emeklilik ikramiyesini artırsın için yapılan gayretlerden ibaret olmuştur. Çünkü, esas itibarı ile yapılan, Türkiye’den gelen ve Rumlardan kalan mal ve servetleri paylaştırmaktan başka bir şey değildi! Bakanlar Kurulu’nda, Türkiye büyükelçisi de oturur, o direktifleri verir, bizimkiler de kılıfına uydururdu! Burada yaşanan herhangi bir sorunun sebebini analiz etme, çaresini üretme gibi bir “görev” yoktu ortada…

Onun için bizim siyasi geleneğimizde, programdan çok, lâf üretmek, aytışma yapmak, zeytinyağı gibi suyun üstüne çıkmayı becermek önemli özellikler olarak sivrilmiştir. Hem emir kulu olacaksınız ve hem de “egemenlik” falan filen diye attınız mı mangalda kül bırakmayacaksınız…”

NAZIM BERATLI


 

“Green Tree'nin %50'si bitti. Sızan haberler ilerleme olmadığı yönünde. Heyetimiz esnemeye hazırız diyor. Korkarım "Too little too late" olacak”

Özdil Nami’nin profilinden

***

 “Eğer eylem yapılacaksa sonuna kadar yapılması lazım benim kızdığım yarım yamalak eylemler bugüne kadar hep yapıldı, sonuç alınamadı. Sonuna kadar gidilecek eylemlerde, her zaman arkalarındayız. Ama sonuç alınsın, yarım eylemlerden artık bıktık.

Turgay Didinir’in profilinden


 

“Ezberci eğitim sistemi değiştirilmeli, seçmeci-elemeci sınavlar yerine ölçme değerlendirme eğitimin ve öğretimin bir boyutu haline getirilerek okul içerisinde, derslerde veya küçük sınavlarla eğitim süreçleri içerisinde değerlendirmeler yapılmalıdır”

KTOEÖS

 


 

“Kıbrıs Türk Otelciler Birliği Yönetim Kurulu; KIBTEK çalışanlarının ortaya koyduğu greve bağlantılı olarak yaşanan elektriksizliği ve bunun ülkede yarattığı sosyal ve ekonomik tahribatı, ülkenin şu andaki durumunu ve Kıbrıs Türk Üreticiler Platformunun bu konudaki yaklaşımlarını değerlendirdi. Ve Üreticiler Platformu üyeliğini askıya alma kararı vermiştir.”

KITOB


GÜNÜN FOTOSU

 

“Her yanan varel 1 mum” diyen eylemcinin Teknecik Santrali’ndeki doğum günü...

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1444 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler