1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Sembollere sığınmak
Sembollere sığınmak

Sembollere sığınmak

“AEL Limasol taraftarı hepimize ders verdi” dedim, Lefkoşa’daki tarihi maçın ardından... Bu ders, almasını bilene... *** Milliyetçilik, Kıbrıs’taki bölünmenin başlıca sebebidir... “Sığınma” noktasıdır, pek çok

A+A-

 

 

 

“AEL Limasol taraftarı hepimize ders verdi” dedim, Lefkoşa’daki tarihi maçın ardından...

Bu ders, almasını bilene...

 

***

 

Milliyetçilik, Kıbrıs’taki bölünmenin başlıca sebebidir...

“Sığınma” noktasıdır, pek çokları için...

Kimilerinin “zenginlik” aracı...

Ve böler, parçalar, ayırır, çatıştırır...

 

***

 

Hep birlikte “Erman Toroğlu”na küfrediyordu, Kıbrıslı Türk FENERLİLER...

İyi de, Erman’ın istediği oldu sonuçta.

Ellerde Türkiye bayrakları!..

Dillerde “10’uncu Yıl Marşı...”

Eğer, bu taraftar Kıbrıs’tan değil de Türkiye’den gelmiş olsaydı, kim anlayacaktı ki farkını ?!

 

***

 

Bayrağın “maksadını aşan” hallerde kullanılması, yani istismarı, coğrafyamın kuzey yarısında yadırganmıyor artık.

Çünkü bu “psikolojik hareket” herkesi sarmış durumda...

İlkeleri, değerleri, belli bir duruşu olan siyasi hareketler ya da gruplar dahi, hemen her etkinliklerinde “görünsün” diye, iki bayrağı çekiyor başköşeye...

Öyle ya, sonra “oy” vermezler, “ayıp” sayarlar, “orada burada söylerler...”

Böyle kandırılmışlar...

 

***

 

Şu soruyu yöneltmiştim kendi kendime.

Kıbrıslı Türkler, Fenerbahçe ya da Galatasaray’ın Avrupa Kupası maçlarını izlemek için sık sık İstanbul’un yolunu tutarlar...

Acaba ne zaman yanlarında bir de Türkiye Cumhuriyeti bayrağı götürmüşler ki!?

Ya da ömürlerinde, ne zaman ellerine bayrak almışlar da çıkmışlar sokağa?

 

***

 

Birisi anlattı gerçeği....

Güneye hareket için otobüslere binerken, gelmiş birileri, dağıtmış bayrakları, “bunlar da gidecek” diyerek..

Yani...

“Organize işler” bunlar!..

 

***

 

AEL Limasol ne demişti, “Biz ne Kıbrıs Cumhuriyeti bayrağı açarız, ne de Yunanistan... Takımımızın bayrağı yeter...”

Çünkü bu bir futbol maçı...

Ve öyle de yaptılar, sözlerini tuttular...

“Tüm dünyanın tanımasına” rağmen tek bir Kıbrıs bayrağı dahi açılmadı koca stadyumda...

 

***

 

Umarım, bu dersi en fazla da “değerleri” ve “ilkeleri” ile övünenler alır...

Bu fetişizmden…

Bu istismardan...

Bu “fırsatçılık”tan vazgeçerler...

Yoksa...

“Sığınmaya” devam ederiz, sembollere...

 

 

 


 

ALIŞ-VERİŞ, kuzey-güney

 

 

Yılda birkaç kez, adanın hem güneyi, hem kuzeyinde alış-veriş yapar, YENİDÜZEN Haber Merkezi...

Son senelerde...

Genelde, hep kuzey daha ucuzdu...

Kıbrıs Türk Ticaret Odası ile Sanayi Odası’nın son çalışmalarında da öyleydi, sanırım.

Oysa, bizim ekibin alış-verişinde gördük ki, neredeyse dengelendi rakamlar..

Hatta, toplama bakınca, “kıl payı” olsa da, kuzey pahalı...

 

***

 

Ledra caddesine yürüdük dün...

Lokmacı’ya gitmeden daha, bir çift bot sorduk...

Kuzeyde..

“70 TL” dediler..

Yüz adım sonra, bu kez Ledra Caddesi’nde gördük, tam aynısını...

Rengi, boyu, markası, tamamen aynı...

14 EURO!..

Bu kadar yakın mesafede, yapmayınız yani!..

 

***

 

Yine de hep belirtiyorum, insanların, güneye olan ilgisinin sebebi, fiyatlar değildir asla...

Nefes alıyorsunuz, orada..

Temizlik var, düzen var, organizasyon var, çok daha “medeni” bir ortam var...

Ve tabii ki, uluslararası markalar var, “sahte mi gerçek mi” şüphe etmeden...

Bir de ÇÖP KOKUSU yok tabii...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 904 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler