1. YAZARLAR

  2. Cenk Mutluyakalı

  3. Selam söyle! De ki, ‘Lütfiye’
Cenk Mutluyakalı

Cenk Mutluyakalı

Yazarın Tüm Yazıları >

Selam söyle! De ki, ‘Lütfiye’

A+A-

 

“Lütfiye kim” dedi, Kıbrıslı arkadaşım.
Adanın güneyinde başkan seçmişlerdi…
Ve o başkan, tıpkı kuzeydeki zıt görünümlü ikizleri gibi ellerinde Yunanistan bayrakları ile köpüren kitleye gülücük dağıtıyordu.
O anlarda, Kıbrıslı Türklerin sevinci bir başka insandı: Lütfiye Özipek

*  *  *

“Kıbrıslı Türk bir şarkıcı” dedim…
“Ne oldu” diye sordu.
 “Yarışma kazandı.”
“Ne yarışması?”
“Bir televizyon kanalında...”
“Nerede? Başka hangi ülkeler vardı?”
“İstanbul’da. Başka bir ülke yoktu. Bu bir televizyon programı.”
“Niye bu kadar abarttınız, anlayamıyorum.”

*  *  *

“Siz anlayamazsınız” diyerek giriştim!
Kıbrıs’ın güneyinde, Kıbrıslı Türklerin bu duygusu anlaşabilseydi, çok farklı olurdu.
Çünkü adanın “yalnız” toplumudur Kıbrıslı Türkler… Kıbrıslı Rumlar mülklerini kaybetmiştir, sokaklarını, Kıbrıslı Türkler dünyalı kimliklerini...
Çözümsüzlük koşullarında, güneyin dünyayla bağı vardır, Kıbrıslı Türklerin yoktur.
Kendi kapanına kıstırılmış, iki yandan kuşatılmıştır Kıbrıslı Türkler...
Ne dünyalı sevinçleri kalmıştır, ne deniz ötesi heyecanları…
“Var”la “yok” arasında kaygılanır, dünyalı işlere öykünür, ortak sevinçler için bekleşir, aidiyet buhranı içerisinde eğreti bir devletin yalanıyla avunur Kıbrıslı Türkler...

*  *  *

Biliyorum, bir şarkı yarışmasında bir solisti sırf “Kıbrıslı” diye desteklemek mini minnacık da olsa “milliyetçiliktir” aslında ama bu hasret bizimdir!

*  *  *

“Şimdi biraz anladım” dedi arkadaşım.
Ama bir yandan da kafası karışmıştı.
“Peki öyleyse, Fenerbahçe ya da Galatasaray şampiyon olduğu zaman niye kutlama yaparsınız?”
Öylece kaldım.
Çünkü bizler “kafası” kadar “kimliği” ve “kültürü” de karışmış, karıştırılmış, başkalaşmış bir toplumun fertleriydik!

* *  *

“Anastasiadis’e selam söyle” dedim, “Görürsen eğer söyle, bu sene Eurovision’a Kıbrıs adına Lütfiye katılsın… Yeniden yakınlaşma için bundan iyi fırsat mı olur…”

 

Bu yazı toplam 3911 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar