1. YAZARLAR

  2. Sami Özuslu

  3. SEÇİM SONRASI ANKARA-LEFKOŞA HATTINDA RESTORASYON
Sami Özuslu

Sami Özuslu

Yazarın Tüm Yazıları >

SEÇİM SONRASI ANKARA-LEFKOŞA HATTINDA RESTORASYON

A+A-

Bizde de, Türkiye’de de seçimler geride kaldı.
Peki bundan sonra neler olacak?
Kıbrıs sorununda ve iç konularda nasıl süreçler yaşanacak?
Mevcut sorunlara ve kapıda bekleyenlere nasıl yaklaşılacak?
Nev-i şahsına münhasır bir ‘Başkanlık Sistemi’ ile yürütme gücünü de kendisinde toplayan Recep Tayyip Erdoğan’ın gündeminde Kıbrıs ne ölçüde ve nasıl yer alacak?
Bu soruların cevabını kimse bilmiyor.
‘Erdoğan-Cumhur İttifakı’ yönetimindeki Türkiye’nin yakın ve orta vadede geleceğiyle ilgili genel algı ‘işlerin iyiye gitmeyeceği’ yönünde…
Ekonomide gösterge ve beklentiler kötü…
‘Demokrasi elbisesi’ genişleyecek değil, daha da daralacakmış gibi duruyor.
‘Atatürk devrimlerinin rövanşı’ algısı yaratan ‘2023 hedefleri’ nedeniyle İslami rejime daha da yaklaşılacağı endişesi hakim.
‘Sıfır komşu’su kalan Ankara’nın dış politikada uğradığı zararı telafi edebilme ihtimali, edememe olasılığının çok altında…
Liste uzar gider böyle ve bu umutsuz bakış açısı süreç içinde tersine döner mi bilinmez.
Zira ‘Padişah yetkileriyle donatıldı’ yorumları yapılan Erdoğan’ın ‘ustalık ötesi devri’nde yoğurdu nasıl yiyeceğini kestiremiyoruz.
Bekleyip göreceğiz.

*  *  *

Ya da beklemeyeceğiz, sürece etki yapacağız.
Elbette Türkiye’nin iç işleri, diğer dış politika konularında söz söylemek istesek de kimse dinlemez, anlamaz, hatta duymaz bile…
Hoş, Ankara Kıbrıslı Türklerin sesini hiçbir konuda duymuyor zaten!..
Bırakın Suriye politikasıyla ilgili buradan gidecek bir öneriyi, Kıbrıs sorunuyla ilgili olanları bile çoğu zaman elinin tersiyle itiyor Türkiye’yi yönetenler.
Muhalefeti geçtim…
Hükümeti, hatta Cumhurbaşkanı’nı bile by-pass ettikleri bir yığın örnek var.
Ha keza, bizim hükümetlerin hassasiyetlerini, toplumun beklentilerini de yok hükmünde görüyorlar.
Sonuç?
10 yılda 8 Başbakan tükettik.
3 de Cumhurbaşkanı…
Birçok hükümet kurup bozduk.
Ankara’ya itiraz eden her parti bir sonraki seçimde duvara vurdu.
Ama Ankara’yla uyum içinde olan partiler de duvara vurmaktan kurtulamadı.
Çünkü ‘Ankara’yla ters düşmeyeyim’ gailesi, ‘toplum ile ters düşme’yi getirdi.
Özetle, ne Kıbrıs meselesinde ama ne de iç konularda TC-KKTC ilişkileri sağlıklı değil. Sürdürülebilir de değil.

*  *  *

Yeni sistemle birlikte Erdoğan Kıbrıs’a ne kadar ve nasıl ilgi gösterecek, Kıbrıs sorunu ve Kıbrıslı Türklerin geleceğine dair ne düşünüyor, bilmiyoruz.
Bilsek de o ‘bağımsız değişken’ zaten…
Asıl soru şu: Biz ne istiyoruz?
Bu sorunun yanıtını biliyor muyuz?
Biliyorsak eğer, bir diğer soru: Ne istediğimizi Ankara’ya anlatmak için ne yapmalıyız?
Ankara-Lefkoşa ilişkilerinin şu anki ‘ast-üst’ görünümlü modelini değiştirmek için adımlar atılmalı.
Sadece Ankara’ya gidip gelen bakanlar ve bürokratlar bunu yapamaz.
Sivil toplum, basın, yerel yöneticiler, sanatçılar hatta…
Herkes…
Türkiye’ye ‘besleme değiliz ve böyle davranarak ancak bizi kırıyorsun’ mesajı, diyalog yoluyla verilmeli.
Kıbrıslı Türklerin ‘modern yaşam tarzına müdahaleyi kabul etmeyeceği’ anlatılabilir.
‘Demokrasi ve hoşgörü’ konusunda Erdoğan dahil Türkiye’deki bütün siyasilerin bu küçücük Kıbrıs Türk Toplumu’nu
örnek alabileceği, münasip şekilde dile getirilebilir.
Edebiyat, sanat, kültürel miras, dil, mutfak, folklor gibi Kıbrıs’a ve Kıbrıslılara özgü değerleri anlatan belgesellerin, oyunların, yayınların Türkiye halkına ulaşması yönünde adımlar atılabilir. Mesela TRT neden Kıbrıs’a özgü kültürü aktaran program ve belgeselleri BRT ile işbirliği halinde yayımlamasın? Kıbrıslı Türk müzik insanlarının kliplerine neden yer vermesin?
Benzer başka örnekler de verilebilir pekala…
Sadece siyasal anlamda değil, Ankara-Lefkoşa ilişkilerinde bütünüyle bir restorasyon lazım…
Ya da oturup bekleyelim ‘Erdoğan neye hükmedecek’ diye ve hayıflanmaya devam edelim ‘Türkiye bizi anlamıyor, bilmiyor, tanımıyor’ diye…
Deneyelim, eğer ‘bilmek, anlamak, tanımak’ istemezse, o zaman yapacak bir şey yok demektir.

 

 

 

 

Bu yazı toplam 1003 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar