1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Seçenler de utansın biraz!
Seçenler de utansın biraz!

Seçenler de utansın biraz!

Doğrusu, son zamanlarda bu kadar çok beni güldüren ve “cuk oturdu” dedirten esprisi olmamıştı, Mehmet’in (Ekin Vaiz)... <<... İrsen Küçük: Kaşif ve Dürüst'e ben vekalet edeceğim... Büyükelçi : Siz zahmet etmeyin, ben size de onlara da v

A+A-

 

 

Doğrusu, son zamanlarda bu kadar çok beni güldüren ve “cuk oturdu” dedirten esprisi olmamıştı, Mehmet’in (Ekin Vaiz)...

<<... İrsen Küçük: Kaşif ve Dürüst'e ben vekalet edeceğim... Büyükelçi : Siz zahmet etmeyin, ben size de onlara da vekalet ederim!..>>

Hafta sonu medyanın geneli cümbür cemaat Güzelyurt’a taşınmışken...

Ofisimde oturmayı yeğledim...

Ve bu güzel espriyle gülümsedim, pazara...

 

***

 

İlçe kurultaylarında, eteklerdeki tüm taşlar dökülüyor ya, bayılıyorum...

Mesela, biri diyor ki, “Sen bakanlığın sırasında ilçeyi şirketin gibi kullandın...”

Niye sustun bugüne kadar peki ?!

Öteki bir başka telden çalıyor tabii:

“Ey insanlar, bu bakanlar günlerce yüzünüze bakmadılar, şimdi oy istiyorlar...”

Oysa manzara belli, “Yarabbi şükür, yarabbi şükür!..”

 

***

 

Bir de, İskele’deki konuşma:

- “İstihdamda sorun yaşadık...”

Demek istediği, “Partilileri yeterince işe koyamadık” (!)

 

***

 

Sağlık Bakanı “Petrol tesisine karşı olduğunu” söylüyor mesela... İçişleri Bakanı, “Bakanlar Kurulu toplantısında sen de onaylamıştın” diyor...

 

***

 

Ve KURULTAY mesajları, Güzelyurt Belediyesi’nin hesabından geliyor... BRT, anlatıcı bile bulamadı, ‘vıdı vıdı’ canlı oy sayımı yayınlıyor, “turuncu” ekrandan, bizim vergilerle (!)

 

***

 

Bu kadar yalan, bu kadar iki yüzlülük, bu kadar üçkağıt, bu kadar entrika...

Yani bu insanlar, başarıyor ve ‘oy’ topluyor, siyaset yapabiliyor hâlâ...

Utanıyorum yalnızca...

Seçenler de seçtirenler de aynı utancı taşıyor mu acaba?

 

 

 


 

‘Eğitim bursları’ kimlere?

 

“Eğitim Bursları” ile pek çok iddia ulaşıyor, bilgime...

Eğer, şeffaf ve hesap verebilir, bilgilendirme hakkına saygılı bir yönetim olsaydı...

Eğer “açık” bir ülkede yaşasaydık...

Böylesi köşe yazılarına da ihtiyaç kalmazdı...

Toplumun gözü önünde alınırdı kararlar...

“Türkçe Konuşan Ülkeler Bursu” diye yeni bir burs sistemi var, Türkiye’nin...

Bir de destek bursları var, bizim yönetimin...

Eğitim Bakanlığı, bu yıl kimlerin burslardan yaralandığını açıklayabilir mi?

Mesela, “Türkçe Konuşan Ülkeler Bursu” için araya sıkıştırılanlar oldu mu?

Mesela, daha yeni “yurttaşlık” almış birileri, bu burs avantajından yaralandı mı?

Mesela kriterler, “siyasi akrabalığa” ve “bölgeciliğe” göre mi saptandı, yoksa gerçekten “ihtiyaca” göre mi?

Buyurunuz!.

Dinlemeye hazırız...

 


 

Notcuklarım

 

Öğleden sonra “paket servisi” getiren güler yüzlü arkadaş... Sağol!

<<... Bir size, bir de Afrika’ya paket getirdiğimde çok mutlu oluyorum. Türkiye’de bizi eziyorlar, burada sizi...>> dedi...

Gülümseyerek gitti...

 

ANTONIUS VE KLEOPATRA’yı izlerken, ilk perdede zaman nasıl geçti, fark etmedim. Hele Haluk Bilginer, yine döktürdü. İkinci perde, tarihteki bildik öykünün “hızlandırılmış” tekrarı olunca, biraz sıkıldım. Ama salonun tümü doluydu, bir o kadar insan da dışarıda... TİYATROYA böylesi bir ilgi, sevindirici... Bu sevginin oluşmasında en önemli rol Kıbrıs Tiyatro Festivali ve Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nun tabii.

 

<<... Kariyerim boyunca 9 binden fazla şut kaçırdım. Nerdeyse 300 maç kaybettim. 26 kere, maçı kazandırmak için son şut bana verildi ve kaçırdım. Ve işte bu yüzden başardım...>>   Michael Jordan (efsane basketbolcu)

 


 

Ledra, Lokmacı

 

Ledra Caddesi... Bir Cumartesi gecesi... Ve LOKMACI... Gündüzle gece gibi... Siyahla beyaz... Birkaç adım öncesi, ötesi... İki adımlık yürüme mesafesi...

Bu fotoğrafları sosyal medyada da paylaştım.

Çok da söze gerek yok aslında...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1141 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler