1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. SCUBA DİVİNG VE CENK GÖVSA
SCUBA DİVİNG VE CENK GÖVSA

SCUBA DİVİNG VE CENK GÖVSA

Birçok şey konuştuk sevgili Cenk Gövsa ile. Deniz hakkında, dalmak hakkında. Gelin birlikte okuyalım…

A+A-

 

Filiz Uzun

Yaklaşık birkaç haftadır somut nedenini bilmediğim ya da aslında nedeni çok belli olan bir sürü olaylar dizimi sebebiyle diplerdeydim duygusal açıdan. Hal böyle olunca daha da diplere girme isteği sardı beni. Daha da dibe inip oraya basıp sıçramaktı amacım. Ama öyle bir dip olmalıydı ki bu, tüm yaralarımı sarıp sarmalamalı, ruhumu iyileştirici özelliği olmalıydı.

Daha önceki yazılarımda deniz tutkumdan defalarca söz etmiştim hatırlayanlar olacaktır. Deniz bana hep iyi gelmiştir. Sesi, rengi ve iyot kokusu. Bende tedavi edici özelliği vardır denizin. Denizin üstünde olmaya ya da kenarında oturmaya bayılırım. Bıraksalar beni saatlerce kalabilirim orda öylece, hiçbir şey düşünmeden. Denizin iyileştirici gücüne inananlardanım anlayacağınız.

Bu seferki ruh halim farklıydı ama denizin üstü ve kenarının benim ruhuma yetmeyeceğini düşünüyordum. İçine girmeliydim. Ta en derinlere. Deniz beni sarıp sarmalamalıydı. Tüm bedenimi her noktamı, ruhumu. Bütünleşmeliydim denizle. Onun şefkatli kollarına ihtiyacım vardı. Denizin sessizliği, renkleri, canlılarıyla kalıp terapi yapmalıydım. Öylece orda kalıp iyileşmeliydim.

Daha önceleri birkaç denemem olsa da, tek başıma denizin diplerinde olma fikri ürkütmüştü beni nedense. Bunu bir profesyonel eşliğinde yapmalıydım. Onun deneyimlerinden yararlanarak gerçekleştirmeliydim denizle planımı.  Denizle buluşma seansımı her ne kadar yalnız yapmak istesem de bunu yardımsız yapamayacağımın da bilincindeydim.

Dalgıç eğitmeni olan bir arkadaşıma anlattım dalmak istediğimi gel birlikte dalalım dedi. Cenk Gövsa. Yüzme hocası ayrıca Scuba Cyprus’ta eğitmen. Bir çok kişiyi denizin dibiyle buluşturan genç adam. Çocukluğundan beri denizin içinde, hem de derinlerinde. Babasından dolayı dalmayı öğrenmiş çok küçük yaşlarda. Dalmak onun için eğlence kaynağı. İnanılmaz keyif alıyor suda olmaktan. “Yazın klimalı odada oturmak yerine suyun serin sularında olmayı tercih ediyorum” diyor.

Cenk ile birlikte dalacağımız randevu günümüzde plajda buluştuk. Her yapacağım şeyde olduğu gibi ben yine heyecanlıydım. Biraz sohbet ve kahve içtikten sonra sıra beni hazırlamaya geldi. Kullanacağımız malzemeleri bana tanıtmaya başladığında heyecanım biraz daha artmıştı. Tahmin edeceğiniz gibi tek tek kullanılan aletlerle ilgili bilgi aldım. Hava tüpü, bağlantıları, yelek ve yelekteki hava düğmesi, en ilginci de belime bağlanacak ağırlıklar. Bunlar sayesinde tam da istediğim gibi dipte olacaktım. 4 kilo. Benim için. Bana uygun paletler ve dalgıç kıyafeti. Aşağıda üşümemen için dedi Cenk. Tanıtma bittikten sonra sıra giyinmeme geldi. Cenk’in de yardımıyla bana tanıtılan tüm aletler üzerime yerleştirildi. Ayakta durmam bile imkânsızdı. Suya girmeden önce aşağıda konuşamayacağımızdan dolayı  Cenk’in bana öğrettiği birkaç hareket oldu. Tamamım!, yukarı çıkmak istiyorum!, dolaşabiliriz!, kulaklarım ağrıdı! gibi. Bu hareketlerin hepsini aşağıda yaptım. Hatta bizim normal zamanda ‘tamamım’ işareti ile aşağıda ‘yukarı çıkmak’ istiyorum işareti aynı olması nedeniyle bir- iki kez ilginç şeyler de yaşadık Cenk ile. Tamam mısın? sorusu üzerine ‘tamamım’ demek için ‘yukarı çıkmak istiyorum’ işareti yapıp yukarı çıktık birkaç kez. Eğlenceliydi.

Ve evet. Denizin dibindeydim. Balıklar  gibi. Cenk’le. Denizin maviliği, balıklar, çeşitli bitkiler, sessizlik,  Cenk ve Cenk’in yemyeşil gözleri. Gördüklerim bunlar. Ve hepsi de terapime eşlik ettiler. Aşağıda olmak müthiş bir duyguydu. Dipte olmak hiç bu kadar keyif vermemişti bana. Kesinlikle şundan eminim ki ben bu dibi sevdim ve yine yapacağım. Hem de daha profesyonelce olması için kurs alarak. Dipte olmayı sevdim. Artık korkutmuyor beni dipte olmak. Cenk’in katkısı çok büyük. Gözlerinin de. Sabrı için tekrar teşekkür ediyorum ona. Güven verdiği için ve terapime yardımcı olduğu için.

Scuba Cyprus’un kurulması Cenk’in babası Eşref Gövsa sayesinde olmuş, Kıbrıs’ta bir ilke imza atmış. İngiltere’de yaşarken enteresan bir şekilde tanışmış scuba diving ile ve arkadaşları Asım Uygur, İsmail Kırmızı ve Ahmet Gürol Ersun ile birlikte Scuba Cyprus’u kurmuşlar. Uzun yıllardır da hem  dostlukları  devam etmiş hem de dalma tutkuları.

Birçok şey konuştuk sevgili Cenk Gövsa ile. Deniz hakkında, dalmak hakkında. Gelin birlikte okuyalım… Ve okuduktan sonra sizlerin de dipte olma isteği olacağından yüzde yüz eminim… Sakın bu deneyimi edinmeyi ihmal etmeyiniz. Denizin altı ayrı bir dünya. Ve zaman zaman yukarıdaki dünyadan ayrılıp başka dünyalara dalmak harika bir duygu… Deneyin, bana hak vereceksiniz….

YARI FRANSIZ YARI KIBRISLI CENK GÖVSA

F.U: Kendini bize tanıtır mısın?

C.G: Ben Cenk Gövsa. Londra’da doğdum büyüdüm. Annem Fransız babam Kıbrıslı’dır.. Ben de babam sayesinde çok küçük yaşlardan beri dalmakla ilgili eğitimler almaya başladım ve şu anda Scuba Cyprus’ta  eğitmenim. PADİ ve SSI eğitimcisiyim. Eğitimlerimi eğitmen eğitmeninden aldım. Şu an bizim dalış okulumuzda da var eğitmen eğitmeni Ahmet Gürol Ersun. Ayrıca yüzme hocasıyım. Bir özel okulda da yüzme öğretmeni olarak çalışıyorum.

F.U: Scuba Cyprus nasıl kuruldu?

C.G: Babam Eşref Gövsa  İngiltere’de yaşadığı yıllarda bir arkadaşı Scuba Diving kursu almaya giderken babama söyler ve babam da merak edip gider. Çok sever. Orada olduğu yıllar dalış eğitimini tamamlar. Ve bu işi Kıbrıs’taki arkadaşlarına anlatır. Öncelikle yakın dostlarına öğretir ve Asım Uygur, Ahmet Gürol Ersun ve İsmail Kırmızı ile birlikte Scuba Diving’i 1991 yılında Scuba Cyprus’u açarak ilk kez başlatmış oldu. Yaklaşık 22 yıldır da dalış okulu olarak hizmet veriyoruz. Babamın ve arkadaşlarının Kıbrıs’ta Scuba Divingin başlaması ve ilerlemesinde çok önemli emeği olduğunu düşünüyorum.

F.U: İlk dalma eğitimini kaç yaşında aldın?

C.G: İlk eğitimimi 12 yaşında open water kursu aldım. İlk basamak kursudur.

F.U: Dalmayı öğrenmek isteyen biri neler yapmalıdır?

C.G: Sağlık durumu iyiyse sadece mayosunu alıp bize gelebilir.

F.U: Sağlık durumu iyi derken neyi kastediyorsun?

C.G: Kalp rahatsızlığı, akciğerlerinde herhangi bir hastalık olabilir, sinüslerinde sorun olabilir, kulak rahatsızlığı olabilir. Bu tür rahatsızlıkları olan bize doktordan rapor getirmelidir. Dalabilir raporu getirmelidir. Doktoru dalmaya müsaittir derse bizle dalabilir.

YÜZME YUKARIDA OLUR, DALIŞ AŞAĞIDA

F.U: Çok iyi yüzme bilmek gerekir mi dalmak için?

C.G: Ben yüzme hocasıyım da aynı zamanda. Ve bu soruya cevap vermeyi çok severim. Yüzmede suyun üstünde kalmaktır amaç. Dalmada ise suyun altında kalmaktır amacımız. Biraz yüzme bilmek gerekebilir ama çok şart değildir. Çünkü suyun altında sadece palet çırpıyoruz, kollarımızı kullanmıyoruz.

F.U: Giyilen ve kullanılan malzemelerin de etkisi var suyun altında kalmakta değil mi?

C.G: Tabii ki. Bele takılan ağırlık kemeri bu işe yarıyor. O bizi suyun altında tutuyor. Yeleğin içindeki hava da boşaltılıp alta iniyoruz. Suyun yüzeyinde kalmak için yeleği hava doldurup yüzeyde kalabiliyoruz. Fakat biz hiçbir zaman yeleği hava doldurup yüzeye çıkmıyoruz. Palet çırparak yukarı çıkıyoruz. Nedeni ise yeleği hava doldurup hızlıca yüzeye çıkarsak vurgun yiyebilirsin, kulakların ve akciğerlerin hasara uğrayabilir. Tabii ki bu çok derinler için geçerlidir.

F.U: Dalgıçlık kursunda neler yapıyorsunuz? Şartlar nelerdir?

C.G: Kursumuz 10 yaş üzerindeki herkese verilebiliyor. Bir de sağlık durumu ile ilgili bir problem olmayan kişiler kurslarımıza başlayabilir. Kursumuz 4 gün sürüyor. Alınan bu kurs sonrasında 18 metreye kadar dünyanın her yerinde dalabiliyorsunuz. Uluslararası bir kartınız olur. Bu kartla dünyanın her yerinde dalabiliyorsunuz.

F.U: Teorik bilgi olarak neler öğretiyorsunuz?

C.G: Malzemeler nelerdir öğretilir, vurgun nedir nasıl olur, bir takım standart bilgiler var onları öğretiyoruz. Ve dalmakla ilgili bir kitap ve bir Cd veriyoruz. O kitapcık ve Cd evde okunup, izlenip teorik bilgi sınavı yapılıyor. Teorik sınavı geçenlere ise uygulamalı olarak dalma öğretiliyor. Toplam 4 gün süren bir eğitimdir. Sınav sonrası yapamadığı sorular üzerinde tekrar durup her şeyi öğrenmelerini sağlıyoruz.

F.U: Derinlik fobisi olan kişilerle ilgili ayrı bir çalışmanız var mı?

C.G: Yavaş yavaş uygulama yapıyoruz. Kursu aldıktan sonra hemen 18 metreye daldırmıyoruz. Her denize girdiğimizde derinliği biraz daha artırıyoruz. 2 metreyle başlayıp giderek alıştığı ölçüde artırıyoruz derinliği.

F.U: Her kursiyerle birlikte bire bir eğitmen dalıyor mu?

C.G: Her dalışta mutlaka bir eğitmen oluyor. Siz bize dalgıç olarak bile gelseniz. Mutlaka bir eğitmenle dalıyorsunuz. Seviyesine göre de badi dediğimiz bir partnerle daldırıyoruz. Grup halinde dalışlarda da mutlaka fobisi olan kişiyle ayrı bir eğitmen dalıyor.

DALMANIN DÖNEMİ YOK

F.U: Sizlerden kurs alabilmek için belli bir dönemi beklememiz gerekiyor mu?

C.G: Hayır. Bugün gelip ben kurs almak istiyorum deseniz hemen tek başınıza bile olsanız size kurs vermeye başlıyoruz. Yeter ki siz zaman ayırınız. Kurslarımızı tek bir eğitmen vermiyor. Dört tane eğitmenimiz vardır ve eğitimleri devamlı bu dört eğitmen sürekli paslaşarak veriyoruz.  Farklı farklı eğitmenlerden dersler alınıyor. Uygulamalarda da her seferinde farklı eğitmenlerle eğitim alınıyor. Buradaki amacımız ise her eğitmenden farklı bilgiler alınabilmesi ve farklı kişilerle de dalabilmeyi öğrenmeleri içindir. Bir de sadece bir kişiye odaklanılmasın diye ve dalgıç olunca herkesle dalabilsin diye.

F.U: Deneme dalışı nedir?  Bu dalışlarda neler yapıyorsunuz?

C.G: Deneme dalışında malzemeler tanıtılır. Birtakım kurallar öğretilir. Suyun altında konuşulmadığından  aşağıda gerekli olan bazı el-kol hareketleri öğretilir. Suyun altında kulaklar basınç yediğinden kulakların nasıl açılabileceği öğretilir. Maskene su kaçtığında nasıl boşaltılacağı anlatılır. Öncelikle bizi boylamayacak şekilde suya gireriz ve başımızı suyun altına sokarız. Kişi rahat hissettiği anda kendini kademeli olarak suyun derinliğini artırıp altta kalmayı öğretiyoruz. Altta kalabildiği zaman da suda paletler yardımıyla geziyoruz. 3-5 metre derinliğe kadar girebiliyoruz.

F.U: Kıbrıs bir ada olduğu halde yüzme bilmeyen çok kişi var ya da deniz korkusu olan. Stilli bir şekilde yüzmeyi bilmeyen çok kişi olduğunu düşünüyorum. Bunun nedeni nedir sence?

C.G: İngiltere’de mesela okulların çoğunda yüzme dersi var. Bizim okullarımızın çoğunda özellikle devlet okullarında yok maalesef. Özel okullarda ise genellikle seçmeli ders olarak var. Yüzme dersi olan okullarda da sadece havuzlarda bu dersler veriliyor. Dört tarafımız denizle çevrili olmasına rağmen hiçbir okul yüzme dersini denizde vermiyor. Bazı plajlar okullara ayrılabilir bence. Öğleden sonraları dersler yüzmeye ve deniz sporlarına ayrılabilir ya da yazın bir ay yüzme için kurslar açılabilir, yüzme hocalarından ya da su sporları yapan bazı kurumlardan hizmet alınabilir. Bana göre her öğrenci yüzme öğrenerek okullardan mezun olmalıdır. Ama eskiye oranla yüzme öğrenenlerin sayısı artmaktadır. Denizlere ulaşım daha kolay artık. Anne babalar kendileri bilmese de çocuklarının yüzme dersi almasını sağlıyorlar.

DENİZİN SESİ

F.U: Denizin ve suyun sakinleştirici özelliği olduğunu biliyoruz. Çocukların ve gençlerin deniz ve su sporlarına yönlendirilmesi gerektiğine inanırım ben. Sizce?

C.G: Kesinlikle. Denizin sesi özellikle meditasyonda ve yoğa derslerinde kullanılmaktadır.  Denizin kendisinin de sesinin de sakinleştirici özelliği vardır. Denizin dalgalarının sesi bile ruha iyi gelmektedir. Ben de sizin gibi düşünüyorum. Çocukların ve gençlerin deniz sporlarına yönlendirilmeleri hem disipline olmaları hem de sakinleşmeleri açısından çok önemlidir.

F.U: Eskiden bu tür sporları talep edenlerin burada yaşayan yabancılar ve turistlerin talep ettiklerini biliyoruz. Şu anda sence Kıbrıslı insanların da dalmaya ilgisi arttı mı?

C.G: Evet. Eskiye oranla arttı diyebiliriz. Şu anda hemen hemen her plajda bir dalış okulu ve deniz sporları ile ilgili aktiviteler artmış durumda, bunların da teşvik edici olduğunu düşünüyorum. Plaja gelen insanlar dalgıç kıyafetleriyle dalmaya giden insanları görünce merak edip denemeye geliyorlar.

F.U: Scuba Diving pahalı bir spor mudur?

C.G: Hemen hemen her hobi kadar diyebiliriz. Eğer dalgıçlıkla ilgili malzemeleri almak ve sizin olmasını istiyorsanız malzemeler pahalı gelebilir. Fakat bir kez alıyorsunuz ve yıllarca kullanabiliyorsunuz. Fakat almanız şart değil. Herhangi bir dalgıç okuluna başvursanız bu malzemeler size temin ediliyor. Ucuz bir fiyata da her dalış okulundan bu malzemeleri kiralayabilirsiniz. Bizle birlikte dalanlara malzemeleri biz temin ediyoruz zaten.

FARKLI BİR DÜNYA

F.U: Dalmak için kullanılan malzemeleri almak isteyenler nerden temin ediyor?

C.G: Bize başvuranlara biz temin ediyoruz. Getirtebiliyoruz da başka ülkelerden.  Dünyanın her yerinden biz malzeme getirtebiliyoruz.

F.U: Denizin altında fotoğraflar çekiyorsunuz? Ve müthiş resimler görüyoruz. Teknolojinin faydaları değil mi?

C.G: Evet. Hiç dalmayan biri bu resimleri görüp aşağıyı merak ediyor ve dalmak istiyor. Teşvik edici ve cezbedici oluyor. Ben her daldığımda makinemle dalıyorum. Çünkü her dalışımda farklı bir şey yakalayabiliyoruz. Bizimle dalan kişilerin resmini de çekiyoruz. Ve onlara veriyoruz. Yaşadıkları anı ölümsüzleştiriyorlar.

F.U: Son olarak neler söylemek istersin?

C.G: Herkesin bu deneyimi yaşamasını öneriyorum. Denizin altı farklı bir dünya. Mutlaka bu deneyimi edinsinler. Özellikle çocuklarının bu deneyimi yaşamalarını sağlasınlar. Ve çocukları denize alıştırsınlar. Her yaştan herkesin yapabileceği bir spordur. Mesela ben dün tekerlekli sandalyedeki bir çocukla dalış yaptım ve onun mutluluğu bana inanılmaz keyif verdi. Suyun sakinleştirici ve mutlu edici özelliğinden yararlanılmalıdır bence. Diğer söylemek istediğim ve beni çok üzen bir şey de karaya olduğu gibi denize de çöp atılmasıdır. Balıklar bu çöpleri, özellikle poşetleri yem zannedip yiyorlar ve ölüyorlar. Sorumsuzca denize atılan ağlar da balıkların, Carettalar’ ın ve diğer canlıların ölmelerine sebep oluyor. Daha duyarlı davranılmalı, denizin içinde de canlıların yaşadığı unutulmamalıdır.


Dalış noktaları

F.U: Nerelerde dalıyorsunuz?

C.G: Kıbrıs’ın bir çok bölgesinde dalış bölgeleri vardır.  Camelot Beach bizim kullandığımız sahildir. Bu yüzden buraya yakın dalış noktalarını kullanıyoruz genellikle. Fakat Kıbrıs’ın bir çok bölgesinde dalıyoruz. Yedidalga’da, Karpaz’da, Larnaka’da ve Kıbrıs’ın hemen hemen her bölgesinde dalış turları düzenliyoruz. Tabii tüpünü alıp deniz olan her yerden dalamazsınız. Balıkların yoğunlukta olduğu bölgeleri tercih ediyoruz.

F.U: Senin dalmaktan en çok keyif aldığın bölge neresi?

C.G: Her dalış farklı bir dalıştır. Benim inancıma göre hiçbir dalış kötü bir dalış değildir. Çünkü aynı noktadan daldığında bile her dalışta gördüklerin farklıdır. Suyun altında olmak bana o kadar çok zevk veriyor ki. Bazen hiçbir şey görmesem dahi sadece suyun altında olmak bana keyif verebilir. Özellikle havanın bu kadar sıcak olduğu şu günlerde suyun 30 metre derinlerinde sıcaklık 21-22 derecedir. Dışarıda klimaların altında olmaktansa suda olmayı tercih ediyorum.

F.U: Kıbrıs’taki dalış noktalarında neler görüyorsunuz?

C.G: Kıbrıs Akdeniz bölgesinde en çok balık türünün olduğu yerdir.  O yüzden Kıbrıs’ta dalmak çok keyifli. Bu yüzden dünyanın bir çok yerinden gelip burada dalan dalgıçlar oluyor.

F.U: Balıktan başka neler görüyorsunuz? Mesela batıklar var mı Kıbrıs’ta.

C.G: Ahtapot, deniz yıldızları görüyoruz. Esentepe’de batık bir uçak var. Girne kalesindeki batık geminin kalıntıları ve içindeki anforalar. Girne Limanının karşısında bir Boing’in kokpiti var. Görülecek çok batık var yerlerini bilmek lazım. Özellikle Larnaka’da batık bir yük gemisi var. Çok ilginçtir çünkü içinde tırlar, kamyonlarla beraber battı. Çok enteresan bir manzaradır.

F.U: İlkyardım eğitiminiz var mı?

C.G: Ben zaten ilkyardım eğitimcisiyim. Ve Scuba Cyprus’taki eğitmenlerin hepsi aynı zamanda da ilk yardım eğitimcisidir.

F.U: Dalmada karşılaşılabilecek  en önemli sorun vurgun mudur?

C.G: Evet ama bunun bilincinde olduğumuz için olmaması için önlem alıyoruz. Kurslarımız boyunca da bu eğitim kursiyerlere veriliyor. Ayrıca güvenli dalış yapıyoruz. Bunu çok sık yaşamıyoruz. Ama olası bir kazada da biliyorsunuz Lefkoşa Devlet Hastanesinde basınç odası var. Oraya götürülebilir. Ama bizde de oksijen tüpümüz var, ilk yardım müdahalesi yapabiliriz. Her dalışa da botumuzun üstünde oksijen tüpümüzü götürüyoruz.

F.U: Dalmadan önce neler yapılmalı ya da yapılmamalıdır?

C.G: Her spor gibi. Spor yapmadan önce neler yapılması gerekiyorsa dalmak için de aynı şartlar gereklidir. Özel bir şey yapmalarına gerek yoktur. Yani dalmadan önce 1.5 porsiyon kebap yeyip gelmemeli dalacak kişi...

 

 

İletişim Bilgileri: http://www.scubacyprus.com/

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 990 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler