1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. SAVAŞLA GELEN 'BARIŞI' İSTEMİYORUZ!
SAVAŞLA GELEN BARIŞI İSTEMİYORUZ!

SAVAŞLA GELEN 'BARIŞI' İSTEMİYORUZ!

Feminist Atölye: Geliyorlar yine, uygun adım botları, asfalt çiğneyen tankları ile ruhumuzun üzerine basarak!

A+A-

 

 

Feminist Atölye (FEMA)

info@feministatolye.org

 

 

 

Geliyorlar yine, uygun adım botları, asfalt çiğneyen tankları ile ruhumuzun üzerine basarak!

Bayraklarıyla, apoletleriyle, uçakları ile geliyorlar! Yaşamın yerine ölümü, yarının yerine dünü koymak için çıktılar yola!

Cinayetlere şölen süsü vermek için geliyorlar! Unutturmak için savaşlarda kazanan taraf olmadığını!

Düşmanlık kuşanıp, kan giyinerek, timsah yürüyüşüyle sürünecekler gözlerimizin üzerinden,

Ki gözden firar etmek yasak olacak yine gözyaşına! Gözyaşı kaçak olacak!

Hizaya çekmek için insanlığımızı, “Kıt’a dur” diyerek yürüyecekler bedenlerimize; mangalara, taburlara, alaylara bölmek isteyecekler bizi yine!

Nasıl bölmüşlerseydi Akdeniz’in mavisini, öyle bölüp “hain” ilan edecekler savaşı vicdanına sindiremeyeni.

Süngüleri dikleştikçe bilenecek erkeklikleri! “Asker” diye çağıracaklar doğmamış bebekleri! Ve ölüme güzelleme yaparken milli demeçleri, el sıkışacak politikacıların kol düğmeli elleri!

Temmuz sıcağının 20’sinde, onlar çıkıp gelecek yine, asfalt çiğneyen tankları, uygun adım botları ile... “Barış” adına konuşacaklar kara gözlüklerinin ardından. “Barış”ın ölmek değil yaşamak, nefret değil sevgi, düşmanlık değil kardeşlik demek olduğunu unutturmak isteyerek. Ama biz hep hatırlayacağız BARIŞIN SAVAŞLA GELMEDİĞİNİ! Ve haykırmaya devam edeceğiz halkların kardeşliğini!

İTAAT İSTİYORSUNUZ- ETMEYECEĞİZ

KÖLE İSTİYORSUNUZ- OLMAYACAĞIZ

ÖLDÜRMEK İSTİYORSUNUZ- YAŞATACAĞIZ

YAŞASIN BİRLEŞİK - FEDERAL KIBRIS!

YAŞASIN ANTİ-MİLİTARİST FEMİNİST DAYANIŞMA!

 

 


 

 

FEMA’DAN HABERLER:

“Gelenek ve Üretim” söyleşisindeydik...

 

Işık Kitabevi’nin her ayın 3. Pazartesi Naci Talat Barış ve Dostluk Evi’nde düzenlediği söyleşilerde bu hafta Feminist Atölye olarak biz de yer aldık. Bu haftanın konusu “Gelenek ve Üretim” üzerineydi. Arkadaşımız Aslı Murat feminist tarihten yola çıkarak feminist söylem ve geleneğin nasıl üretildiğini, hangi süreçlerden geçerek günümüze geldiğini ve eril gelenek içerisinde farklı üretim alanlarının oluşturulmasının önemi üzerine bir sunum yaptı. İçinde yaşadığımız dünyada egemen olgular eril gelenek üzerine kurulmuştur. Siyasi ve toplumsal alanlardaki egemen pratikler eril bir anlayış üzerine inşa edilmiş ve kadınlar bu anlayış sınırları içinde kalmaya mahkum edilmişlerdir. Fakat 17. yy itibariyle kadınlar bu anlayışa karşı başkaldırmış, hem siyasal hem de toplumsal alanda var olma mücadelesi vermişlerdir. Bu da elbette ki eril geleneği kırmak ve ataerkinin yeniden üretimini engellemekten geçmektedir.

 


 Felakete bakakalan Bakanları süpürmek istiyoruz!

Geçtiğimiz hafta artan sıcakların da etkisiyle Değirmenlik bölgesinde başlayan, Beşparmak dağlarındaki ormanlık alana sıçrama tehlikesi gösteren ve yaklaşık 600 dönüm ağaçlı, sarp ve kayalık araziyi etkileyen yangın tüm ülkeyi derinden yaraladı. Yangının söndürülme sürecindeki sancılı bekleyiş hepimizi üzdü. Bir yangın söndürme helikopteri alma konusunda ülkenin içinde bulunduğu sıkıntılı ekonomik durumu öne süren, fakat makam araçlarına yenilikler yapmaktan kaçınmayan hükümet yetkililerinin “çevre duyarlılığı” gözlerimizden kaçmadı. Yangın anında muhabir edasıylanda olay yerinden canlı yayın yapmakla yetinen ve felakete bakakalan BAKANLARI süpürmek istiyoruz!

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 900 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler