1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. SATIP KURTULMA
SATIP KURTULMA

SATIP KURTULMA

FELSEFE Yunanca “seviyorum, peşinden koşuyorum, arıyorum” anlamına gelen phileo ve “bilgi, bilgelik” anlamına gelen sophia sözcüklerinden türeyen philosophy teriminin işaret ettiği entelektüel faaliyet ve disiplindir felsefe ve Y

A+A-

 

 

FELSEFE

Yunanca  “seviyorum, peşinden koşuyorum, arıyorum” anlamına gelen phileo ve “bilgi, bilgelik” anlamına gelen sophia sözcüklerinden türeyen philosophy teriminin işaret ettiği entelektüel faaliyet ve disiplindir felsefe ve Yunanlılar için, “bilgelik sevgisi” ya da “hikmet arayışı” anlamına gelmiştir.

Varlığı bir yönüyle ya da belli bir bakımdan ele alan bilimlerden farklı olarak felsefe, varlığı bir bütün olarak ele aldığı, varlığı varlık olmak bakımından incelediği, olanı betimleyen bilimlerden farklı olarak olması gerekene yöneldiği için, konularına uygun düşen yöntem ya da yöntemleri kullanır. Felsefe saf düşünceye dayanır; çünkü felsefe kavram analizinden oluşur ya da kavramsal analiz temeli üzerinde yükselir, ancak felsefe ulaştığı sonuçları kanıtlamak için, belirli ve kesin birtakım işlem ya da yöntemler kullanmaz.

Sonuç olarak, felsefe insanın yaşamını, değerlerini ve amaçlarını sorgulayan, bu alanda insan yaşamının ve eylemlerinin kendilerine dayanacağı genel ilkelerin bilgisi olup insanın soru sorabilme yeteneğine ve yetkinliğine dayanır. Soru sormanın temelinde, ilgili konudaki sorgulanmayan ne var ise tartışmaya açabilme cesareti belirleyicidir; bunun için de sorulan sorunun vereceği rahatsızlıkların bedelini ödemeyi göze alabilmek gereklidir.

Felsefe  insanı ve insan yaşamını ilgilendiren her şey hakkında akıl yürütebilir, her şeyi felsefi bir problem konusu yapabilir, her şeyi sorgulayabilir. Felsefenin doğal ve kendiliğinden gücü de buradadır. Aslında, insanlık tarihi boyunca felsefeden korkanlar da işte bu nedenlerle korkmuşlardır. Felsefede, tartışılamayacak, sorgulanamayacak, ilgili durum/olay/olgu söz konusu her ne ise soru sorulamayacak şey yoktur.

 

SİYASET FELSEFESİ

Literatüre göre siyasetin problemlerini, siyasi sistemleri, insanların belli bir siyasi sistem içindeki davranışlarını felsefeye özgü yöntemlerle ele alan siyaset felsefesi, siyasi yaşamı konu almakta, özellikle de devletin özü, kaynağı ve değerini araştırmaktadır.

Eski Yunan’da doğmuş olan siyaset felsefesi, günümüzde siyasi otoritenin gücünü, doğasını ve kaynağını, siyasi otoriteyle birey arasındaki ilişkileri ele alır. Siyasi kurumların ve bu arada devletle birey arasındaki ilişkilerin nasıl geliştirilebileceği konusunu inceleyen siyaset felsefesi günümüzde daha çok “demokrasi” kavramı üzerinde durmaktadır.


Başka bir deyişle, demokrasi problemini “sivil toplum-devlet” kavram çiftiyle, “özgürlük ve eşitlik” ideallerinin oluşturduğu temel üzerinde ele alan siyaset felsefesinin temel problemi, kamusal gücün, siyasal iktidarın, insan yaşamının niteliğini korumak ve geliştirmek için nasıl kullanılması ve ne ölçüde sınırlanması gerektiği problemidir.

BİZİM FELSEFEMİZ NE?

Peki, bizim siyaset yapımızın ve devletimizin felsefesi var mı?
Bizim çoğu siyasal partilerimiz, dünya görüşleri ve bu görüşün gerekleri doğrultusunda, Kıbrıs Türk Halkı için, iktidarda olsun veya olmasın, ne yapmaktadırlar?
Örneğin, toplumumuzun acilen ve doğru teşhislerle hızla çözmek zorunda olduğu ekonomik sorunlar ve kalkınma adına hangi projeler üretiliyor? İnsan yetiştirme sistemi olan eğitim sistemindeki eğitim sorunları, öğretmenlerimizin sorunları, okullarımız ve idari sorunlar ve değiştirilerek öğrenen yapı üzerinden dönüştürülmesi gereken öğrenci sorunlarını çözüme ulaştırmak adına ne gibi çalışmalar vardır?


Siyasi felsefe, temel bir problem çerçevesinde, belirlenen probleme, evren dâhilinde sorular sorarak çözüm üretmek mantığından hareket ettiğine göre, her siyasal partinin kendi yaşam felsefesi ve politik yapılanışı gereğince sahip olması gereken bu ve benzer sorunların çözümüne yönelik çalışmaları nelerdir?
Salt  ekonomi ve eğitim değil kuşkusuz; ülkenin genelini ilgilendiren ve yaşamsal değeri olan, halkın geleceğini ve varlığının devamlılığıyla da ilgili olan alanlarda (sağlık, adalet, iç ve dış politika, müzakere süreci, turizm, üniversitelerdeki kan kaybı, ulaşım, asayiş, vb.) ne gibi çalışmalar yapılmaktadır?

FELSEFENİZ YOKSA…

Eğer bir felsefeniz yoksa, olanı biteni sorgulamak ve ilgili çözümleri araştırmak gibi kaygınız da olamaz!
Örneğin kişisel bir yaşam felsefeniz yoksa politik görüşünüz dogmalardan ve şovenizmden besleniyorsa, sizi temsil ettiğini söylediğiniz siyasal partiniz iddialara göre ve tecrübeyle sabit; tek adam yönetimleriyle yaşıyorsa, felsefe zaten zararlıdır bu bakış açısı için.

Çünkü felsefenin özü, soru sormak ve soruların yanıtlarına cesaretle yeni sorular eklemektir.
Çünkü okullardan felsefe derslerini kaldıran zihniyetler, körü körüne inanç ve bunun sonucu itaat etmeyi hedefler.
Çünkü felsefi düşüncelerin temeli insan odaklıdır; yaşama yöneliktir.
İktidar anlamında da son bir söze gerek var; bu iktidardan icraat bekleyen kaldı mı? Bu iktidarın Kıbrıs Türk Halkını temsil ettiğini ileri sürebilecek herhangi bir Kıbrıslı Türk kaldı mı? Bu iktidar halk iradesini temsil ediyor mu?

Ne yapacaksak halkımız için el birliği ile biz yapacağız; onlar ise koltuk kavgalarıyla ve “alıp dağıtma”, “satıp kurtulma” işlemleriyle uğraşacaklar…

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 879 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler