1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. SANATA DAİR SANATTAN ÖTE
SANATA DAİR SANATTAN ÖTE

SANATA DAİR SANATTAN ÖTE

Seçil Besim: Gelişigüzel hayatların güzele gelişi. Ne güzeldir üretmek. Alışmışken tüketmeye, zor gelebilir üretmek birçoğumuza. Yiyecekleri tüketiyoruz, giyecekleri tüketiyoruz, sevgiyi, aşkı, insanlığı, doğayı, hatta en önemlisi ömrümüzü tüketiyoruz

A+A-

 

 

Seçil Besim

espri77@hotmail.com

 

 

 

Gelişigüzel hayatların güzele gelişi. Ne güzeldir üretmek. Alışmışken tüketmeye, zor gelebilir üretmek birçoğumuza. Yiyecekleri tüketiyoruz, giyecekleri tüketiyoruz, sevgiyi, aşkı, insanlığı, doğayı, hatta en önemlisi ömrümüzü tüketiyoruz. Böyle alışılagelmiş; teoride üretirken pratikte tüketiyoruz. Sanatı da tüketiyoruz. “Belki”, “bazen”, “sık sık”. Çoktan seçmeli bir cevap belki bizler için sanatın üretimi ya da tüketimi.

Eğitim şart! Neden, nasıl, kim için şart? Yaşamı sorgulamak gibi sanatı da sorguluyoruz. Sanat için şöyle kuş bakışı bakıyorum olup bitene. Her şeyi ve herkesi sınıflandırdığımız gibi sanatı da sanatçıyı da hemen ikiye ayırıyoruz. “mektepli”, “alaylı”. Tabi istesek ilk grubu da ekol ekol ayırabiliriz ama ayırımcılığa karşıyım. Hele de söz konusu sanatsa. Ne üretildiğine bakmaksızın kimin ürettiğine bakıyoruz çoğu zaman. İçerikle ilgilenen yok. Adı duyulmuşsa o “ünlü” sanatçının, hayranlık duyuyoruz üretti zannettiğimiz tükettiklerine…

Bir de tüketti sandığımız üretenler var. Hatta biz de onları tüketmeye çalışıyoruz, mektepli değilsin diyerek, alaylı oluşlarıyla alay ederek. O içten gelen dürtüyü hangi mektep verebiliyorsa artık.

Eğitime karşı değilim, keşke olanaklar sağlansa ve eğitim almak isteyen herkesi eğitimli yapabilsek sanat yolunda ama alaylı dediğimiz birçok sanat üreticisini, sözüm meclisten dışarı bazı mektepli dediğimiz insanlık üretemeyen sanat tüketicisine tercih edebilirim. Çünkü sanata, sanat olarak bakmak istiyorsak, bakış açımızı at gözlüklerimizden arındırmış olmamız gerek. Üreteni dışlamak yerine, onun sanat ruhuna nasıl katkı koyabiliriz bunu düşünerek.

Sanat eğitimi elbette gerekli, tıpkı görgü kuralları gibi. Etik ve estetik dediğimiz göreceli kavramlarda, eğitimle buluşmalı sanat. Ama 300 kişinin başvurduğu yetenek sınavlarında 30 kişiyi seçip, geri kalanı tüketmek, 270 kişinin yeteneksiz olduğu anlamını taşımamalı. Belki zaman, belki maddi güç, belki de iki dudak neden olmuştur onların “mektepli” olamayışına.

Bu kadar basit harcanabilir mi sanat, yağmurdan sonra çamura dönen toprağında çamurdan bebek yapan çocuk da sanatçıdır benim gözümde. Çünkü yoktan var etmeyi, var olandan dönüştürmeyi görev edinmiştir ruhu. Yaratıyor hayalindeki bebeği. Kaşıyla, gözüyle kendi gördüğü gibi. İşin tekniğinden yoksun belki ama onun ruhu can katıyor bebeğe. İşte benim için sanat bu kadar zor ruh buluyor onu üretmeye çalışan ellerde. Yeter ki anlayana ulaşsın anlamı.

Bin bir çeşit ağaç var doğada. Ben çam ağacını seviyorum diye sadece çam ağacı çizebilen mi sanatçı olmalı gözümde? Yoksa her bir fırça darbesiyle, kendisini dünyanın en mutlu insanı hisseden, ama okul şansı olmadığı için “sanatçı” sıfatına layık görülemeyen, sanatı teknikte değil ruhunda taşıyan da mı sanatçı olmalı?

Sormak, sorgulamak, sorgulanmak. Hepsine açık mıyız yeterince? Tabularımız ya da korkularımız, demir parmaklıklar olarak iniyor hayatımızın en üretken dönemlerine. Öyle ki üretmeye bile korkuyor insanoğlu yanlış yorumlanır da başı belaya girer diye. Gerçek değerler üretemedikçe korkularla, sanat da yerini kum tanesi kadar küçük ve çabuk yok olan değerli “değersizler”le doldurmaya çalışıyor.

 

Sanat, “öcü” gibi ürkütüyor birçoğumuzu. Ona da yasaklar getiriyoruz konuşmasın diye. Oysa bir toplumun en tatlı dilidir sanat. En güzel vurgudur toplumsal yaralara. Uyutanların aksine, uyandıran bir tılsımdır kullanmasını bilene. Saygıdır sanat, önce kendine sonra hayata anlam katan. Duygudur sanat, ağlatır, güldürür, öfkelendirir, sakinleştirir…  Tarihtir sanat, yüzyıllar geçse de kuşaktan kuşağa aktarılır. Bilgedir, ufkunu açar, yol gösterir. İnsanlıktır sanat farkına vardırır, yanlışa dur der, insan için insan tarafından üretilir, insanca değerini bilene…

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 807 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler