1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Şaibe, Sınav ve Öğretmenlik
Şaibe, Sınav ve Öğretmenlik

Şaibe, Sınav ve Öğretmenlik

Şaibe, sınav ve öğretmenlik… Ne yazık ki bu üç kavram bir arada anılmaya başlandı… Şaibe; eksiklik, kusur, ayıp olan bir olguyu, şüphe duyulan, kuşkulu ve kusurlu bir durumu anlatır… Sınav, bir ölçektir. Kimi zama

A+A-

 

 

         Şaibe, sınav ve öğretmenlik… Ne yazık ki bu üç kavram bir arada anılmaya başlandı…  

 

         Şaibe; eksiklik, kusur, ayıp olan bir olguyu, şüphe duyulan, kuşkulu ve kusurlu bir durumu anlatır… Sınav, bir ölçektir. Kimi zaman bilgiyi, kimi zaman bir beceri ya da yeterliliği ölçen ama mutlaka önceden belirlenmiş kurallarla uygulanan bir araçtır. 

 

         Öğretmen ise mesleği öğretmek olan kimsedir… Başka bir ifadeyle, bir bilim veya sanat dalını, bir tekniği veya belli bilgileri öğretmeyi kendisine meslek edinmiş kimseye verilen unvan… Ancak öğretmenlik mesleği bu kadar basit bir olgu değil… Çünkü öğretmenlik geleceği kurgulamak demektir… Öğretmenlik; bir toplumu şekillendirmektir… Öğretmenlik bireyin kişiliğini, dünya görüşünü, değerlerini, tutumlarını, alışkanlıklarını, gelecekteki işini ve belki de yaşam biçimini oluşturan meslektir.

 

         Yukarıdaki kavramlar bir arada kullanılıyorsa anlamamız gereken şudur: Öğretmenlik sınavları şaibeli ise toplumun geleceği ve o toplumu oluşturan bireylerin hem bugünkü yaşamları hem de gelecekleri eksik, kuşku ve kusurlarla doludur…

 

         Ülkemizdeki son haftanın temel gündemi olan belge sahteleme haberlerinin ardından Kamu Hizmetleri Komisyonu Başkanı Sayın Çetin Uğural, “tüm sınavlar şaibeli” dedi… Kamu kurumlarına insan gücü görevlendirmesi ile görevli kurumun başındaki kişi kurumun yaptığı sınavların şaibeli olduğunu söyledi…

 

         Sayın Uğural’ın, Kamu Hizmetleri Komisyonu’nun güvenirliğini ve niteliğini artırmak için ortaya koyduğu gayreti yakından bilen birisiyim. Dahası eski bir çalışma arkadaşım olan rahmetli Mehmet Öke ile beraber bu amaçla ne denli uğraş verdiklerinin en yakın tanıklarındanım… Bu konuda Sayın Uğural büyük bir övgüyü hak ediyor. Kurumunun kendi elinde olmayan bu son yaşananlarla yıpranmasını da açık gönüllükle dile getiriyor ve “tüm sınavlar şaibeli” diyor.

 

         Ancak bütün bu olanlardan en büyük yarayı yine Kıbrıs Türk Toplumu’nun geleceği alıyor... Hiç kuşku yok ki toplumun tüm kesimi bu yaşananları, büyük bir çöküntü ve hayal kırıklığı içinde izliyor… Ancak öğretmen adaylarında bu çöküntü ve hayal kırıklığı çok üst düzeyde… Elektronik posta adresime gelen postalardan,  telefonumu arayıp, “ne olacak şimdi” diye soran, sitem dolu konuşmalardan öğretmen adaylarının hissettiklerini anlamamak mümkün değil…

 

Örneğin şöyle diyor bir öğretmen adayı: “üniversite diplomamı almak için gösterdiğim çalışmadan çok daha fazlasını son iki yılda öğretmenlik sınavları için gösterdim, her seferinde bir şekilde benim önüme birileri geçti, hayatımı mahvettiler…” Bir diğeri şöyle yazdı; “kazanını önceden belli olan bu sınavlara girdiğime o kadar çok pişmanım ki…” Bir diğeri; “neden öğretmenlik sınavını kazanamadığımı anladım. Torpilim yokmuş…” Bir başkası; “öğretmenlik yapamayanlar nasıl oldu da okul müdürü oldular şimdi anladım…” Buraya almak istemediğim çok daha ağır ifadeler de var… Ancak sanırım buradakiler bile öğretmen adaylarının yaşadığı hayal kırıklığını gözler önüne seriyordur…

 

Öte yandan yaşananlar çocuklarımızı da derinden etkiliyor. Zaten sıkıntılı ve sorunlu başlayan eğitim dönemine bir de ataması iptal edilen öğretmen kadroları eklenince okullardaki eksik öğretmen sorunu daha da büyüdü… Bütün bunlara son dönemde atanan öğretmenlerin yaşadığı tedirginliği de eklerseniz, öğretim faaliyetlerindeki verimin nedenli düşmüş olabileceğini tahmin etmek zor değil…  

 

Bugün öğretmenlik mesleği adına yaşadıklarımızın literatürdeki adı tükenmişliktir. Duygusal tükenmeye uğramış bir öğretmen ordusu ile başarı yakalamanın mümkün olmadığı da aşikardır… Bu durumu düzeltmek için yapılması gereken şey ortada; şaibe, sınav ve öğretmenlik kavramlarının bir daha aynı cümlede yer almayacağı yapıları kurabilmek…

 

        

ANLAYANA - GÜLMECE

 

Okul

 

Çocuk okuldan eve çok mutlu bir halde gelir… Annesi bu mutluluğunun nedenini öğrenmek için hemen sorar:

-      Hayırdır… Bugün çok farklı bir şey yaptınız galiba okulda…

 

Çocuk gülen gözlerle yanıt verir:

-      Evet… Paylayıcı madde nasıl elde edilir onu öğrendik…

Anne, biraz şaşırmış biraz da tereddütlü bir sesle tekrar sorar:

 

-      Peki, yarında aynı şeyi mi yapacaksınız okulda?

Çocuk yanıt vermekte gecikmez

 

-      Hangi okulda…



 

 

AKLINIZDA BULUNSUN

 

 

Çocuğumun Okuldaki Başarısını Nasıl Artırırım?

 

Sorunlu olsa da yeni eğitim yılı başladı… Çocuğunuzun okulundaki performansı, dolayısıyla da akademik başarısını artırmak için aklınıza gelen ilk şey özel ders mi! İşte size özel dersten daha çok işe yarayacak 4 önemli ilke…

1. Planlarınızı Paylaşın:

Düzenli olarak yaptığınız aile toplantılarında, çocuğunuza model rolünde bir ebeveyn olarak kendi planlarınızdan bahsedin. Planlı olunduğu aktiviteler planlaması için yardımcı olun ve ders çalışma programının aralarına aile toplantıları koyun.

2. Kitap Okuma Teşvik Edin:

Yatay eksende haftanın günlerinin yazılı olduğu bir grafik tutarak çocuğumuzu okuma konusunda motive edebilirsiniz. Çocuğunuzun en sevdiği kitaptan her akşam kaç sayfa okuyacağı konusunda hedef belirlenmesini sağlayın ve grafiği nasıl işaretlemesinin gerektiğini öğretin. Bu şekilde her gün okuduğu sayfa sayısının arttığını göreceksiniz ve daha da önemlisi çocuğunuza bu ilerlemesinden dolayı övdüğünüz zaman yüzündeki ışıltıyı sizde fark edeceksiniz.

3. Problemlerine Yardımcı Olun (Sorunlarıyla İlgilenin):

Çocuğunuzun okulda sürekli tekrar eden bir problemi olduğunda, çocuğunuzun öğretmeniyle konuşun ve problemi çözmek için planlar yapın. Buna rağmen sorun hâlâ devam ediyorsa, çözülmemişse uzman destek alın.

4. “Araştır, Sor, Yanıt Ara” Metodunu Çalışma Aracı Olarak Kullanın:

Sayısal, sözel veya herhangi bir ders ile alakalı bir konuya çalışmaya başlamadan önce, çocuğunuza önce o konunun genel olarak ne hakkında olduğunu anlaması için araştırması gerektiğini, daha sonra konudaki başlıklar hakkında kendi kendine sorular üretmesi, bir sonraki aşmada bu sorunlara verilen cevapları bulması gerektiğini hatırlatın.  

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 819 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler