1. YAZARLAR

  2. Cenk Mutluyakalı

  3. SAĞLIKTA HESAPLAŞMA  DEĞİL, ÇÖZÜM ZAMANI
Cenk Mutluyakalı

Cenk Mutluyakalı

Yazarın Tüm Yazıları >

SAĞLIKTA HESAPLAŞMA  DEĞİL, ÇÖZÜM ZAMANI

A+A-

SAĞLIKTA kaos var.
Ve iktidarın görevi "çözüm" üretmek!
KRİZ değil.

*  *  *

Kamusal sağlık hizmetlerinin çökmesinde 75'den bugüne tüm Sağlık Bakanları ve iktidarların payı var.
Hekim örgütlerinin payı var bu kaosta.
Muhalefetin payı var.
Popülizmin, oy yardakçılığının, menfaat tutsaklığının payı var.
Kiminin çok daha fazla var, kiminin çok daha az.
Ama mutlaka var.
Yurttaş masum, yurttaş çaresiz, yurttaş mağdur.

*  *  *

Şimdiki BAKAN, tek sorumlu değil.
Belki en az sorumlulardan biri.
Ama gerçek değişmiyor.
Çözümü o üretecek.
Ya da bırakacak ve gidecek...
Ağzı iyi laf yapıyor ama pratikte sonuç yok.

*  *  *

ŞU anda hastanelerde GREV var.
Bakan, "serbest çalışan hekimlerden destek alarak, mevcut boşluğu doldururum" diye tehdit ediyor.
GREV KIRICILIĞI "onurlu" bir davranış değildir.
VE suçtur.
YASADA YERİ VAR!
Bakanın sözleri de suçtur, kimi özelde görev yapan kamu hekimlerinin greve rağmen tavrı da!
Serbest çalışan hekimlerin böyle bir pazarlık içerisine girmesi ayrıca utançtır.

*  *  *

Peki eğer "resmi bir grev ilanı" yoksa ortada ve yasal ölçütler dışında bir eylem modeli uygulanıyorsa?
O zaman bir başka utanç vardır.
Her durumda İKİ YANLIŞTAN BİR DOĞRU üretilmiyor.
Siyasi erk gereğini yapacak.
SENDİKA da eylemlerinin yasal zeminini çok açık seçik ilan edecek.

*  *  *

SAĞLIKTA çok ciddi altyapı eksiklikleri var.
HEKİMLER hekimlere diş biliyor, siyaset kendine pozisyon arıyor, bakan sürekli konuşuyor, Başbakan kayıp.
Hekimler hak ettiği ücreti, yurttaş hak ettiği hizmeti almıyor.

*  *  *

SAĞLIKTAKİ kaosun mazisi eski olabilir.
Ve evet, şu anki BAKAN belki en büyük suçlu değil.
Ama bu hükümet, bu krizin en önemli sorumlusu.
40 senede 39 hükümet değişmiş ülkemde.
Ama unutulmasın, 30'unda UBP var.
İnsanlar farklı olsa da, zihniyet hep aynı.
"Suçlama oyunları"nın sırası değil şimdi.
Hesaplaşmanın hiç değil.
Çünkü meselemiz ne OY, ne CEP!
Ne EGO, ne  de ÖFKE!
SAMİMİYET sedyede çırpınırken, CANIMIZ ACIYOR...
Devlete inancın ve güvenin neredeyse sıfırlandığı ülkede, böyle giderse, kamu kurumları tümüyle kokuşacak.
Ne kalacak geriye, dağdaki bayrak mı sadece?

 

 

 

 

Bu yazı toplam 1601 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar