1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Sağ Eller Havaya, Pırlantalar Buraya...
Sağ Eller Havaya, Pırlantalar Buraya...

Sağ Eller Havaya, Pırlantalar Buraya...

Son birkaç yıldır demek isterdim ama uzun yıllardır özel günlerin sadece maddiyata dayalı olduğu gerçeğinden yola çıkarak yaklaşan sevgililer günü münasebetiyle sizlere Allah yardımcınız olsun diyeceğim. Başka ne diyeceğimi bilemedim... Bu cümlenin ardı

A+A-

 

 

 

 

Son birkaç yıldır demek isterdim ama uzun yıllardır özel günlerin sadece maddiyata dayalı olduğu gerçeğinden yola çıkarak yaklaşan sevgililer günü münasebetiyle sizlere Allah yardımcınız olsun diyeceğim.

Başka ne diyeceğimi bilemedim...

Bu cümlenin ardından arkanıza yaslanıp güldüğünüzü görür gibi oldum.

Bu günler yaklaştığı zaman kadınlar farklı farklı ruh haliyeti içerisine girerler.

Hele hele televizyondaki dizilerden bir veya birkaçını da izliyorlarsa o zaman durum gerçekten vahim demektir.

Hürrem yüzükleri, Hürrem takılar derken olay görsellik ve paraya dayalı bir seyre doğru gider.

Bir de Fatmagül’ün boynuna takıp takıştırdığı garip boncuk kolye varmış.

Varmış dememin sebebi mütevazi görünümlü kadınların takı satan dükkanlara girip onu istediklerindendir.

Her nedense anlayamadığım kadınların kendilerini niye dizilerdeki figürlerle eşdeğer tuttuğudur.

Ben dizi seyretmem sadece çevremden ve etraftan da gözlemlediğim kadarıyle hayatlarımız dizinin saatine göre ayarlı olmuştur.

Genelde erkeklerin futbola olan benzer düşkünlüğünü kadınlar dizilere gösteriyor.

Hatta evlerde artık her bireyin kendine ait bir televizyonu var.

Kadınlar ve dizileri, erkekler ve futbolu...

Eskiden koca kasabada tek bir televizyonun olduğu evden, herkesin kendine ait televizyonunun olduğu yaşam tarzına doğru gidilmesi ne kadar ilginç.

Rahmetli Turgut Özal’ın dediği “çağ atlaması” bu olsa gerek...

İnsanlar hayatlarını dizide kendine yakın bulduğu figürle bağdaştırıp günlük yaşantısında da bunun izlerini takip ediyor.

Dizilerde görülen giysiler, takılar ve eşyalar hayatımızı zinhar şekillendirir oldu.

Hal böyle olunca özel günlerde, sevgilinizin size dizilerde gördüğünüz ve gözünüze kestirdiğiniz takıyı veya herhangi bir eşyayı almasını şiddetle arzulamaya başlarsınız.

Hatta ufaktan ufağa tüyolar da verirsiniz.

“Ne kadar hoş bir yüzük, parmaklarıma çok yakışırdı”...ve daha bunun gibi bir modası geçmiş stratejik planlar.

Erkeklerin derdi ise paranın gidecek olmasıdır.

Ne kadar enteresan ki, gittikçe herşeyde tüketici olunmasıdır. Sanki bir artı bir eşittir iki gibi matematiğe dayalı ve bundan da yüksünmediğiniz, gocunmadığınız bir toplum olmaya doğru gidiyoruz.

Bu sadece bize mahsus olmayan bir durumdur, gelişmekte olan ülkelerin temel sorunudur.

Bu özel günde alınan hediyelerin başında çicek, çikolata, iç çamaşırı ve takı gelir. Genelde başbaşa romantik bir yemek yenilir ve gecenin ilerleyen saatlerinde çiftler kırmızılar içerisinde gecenin finalini yaparlar.

Size bunları yazarken, okuduğum ve ilginç bulduğum bir yazıyı da paylaşmak istiyorum.

Suudi Arabistan’da resmi olarak kutlama etkinleri ve İslami olmayan bu Hristiyan adetinin kutlanmasında kullanılan ürünlerin satışı ülke genelinde yasaklanmıştır.

İslamiyete uygun olmadığı gerekçesiyle farkına varmadan adamlar millete ve ulusa hayırlı bir iş yapmış oldular.

Her şey bir yana, dindar bir nesil yetiştirmekte ant içmiş bir başbakanın ve partisinin bundan sonra Suudi Arabistan gibi önlemler alması belki de kaçınılmaz olacaktır.

Bize de bunu izlemek düşecektir.

Herşey bir yana, hayatımızda her günün sevgili günü olmasına imkan yoktur.

Herşey bir yana hayatımızda her günün bilmem ne günü olmasına bile hacet yoktur.

Değişen dünya kriterlerinde, her bireyin kendi ekmek kavgasını verdiği günümüz koşullarında, böyle özel günleri bahane ederek hediye almayı ümit eden insanlardan olmayıp, sadece tek bir kelimenin bile size yeterli gelmesini bir kez de olsun hiç yapmadıysanız yapmayı deneseniz bunun ne kadar güzel bir duygu olduğunu anlayacaksınız.

Şahsen ben öyle yapıyorum ve bundan da keyif alıyorum.

Hani Nil Karaibrahimgil'in şarkısında dediği gibi;

Paran cebinde kalsın, bırak artık rahatsın
Bu kız mal mülkü naapsın? çalışır yapar
Tek taşını almış, tam turunu atmış
Yüreğin kaç karatmış? bu kız onu sorar

Sağ eller havaya, pırlantalar buraya
Tek taşımı kendim aldım, tek başıma kendim taktım
Girmesinler havaya

Iyi kötü kazanırım para, ama kalptir asıl kumbara
Bir sevgilim yoksa kollarımda,
Napiyim pırlantayı parmağımda?

Evet sevgili okurlarım, yüreği kaç karatmış bir insanın, esas önemli ve kıymetli olan odur...

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1373 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler