1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Sağ açık
Sağ açık

Sağ açık

“Demokrasi ve Güven Partisi”nin kurulması ile siyasi hayatımıza yeni bir parti daha girmiş oldu. Kendi siyasi yelpazesinde siyasi ahlak ve dürüstlükten taviz vermeden, ama aynı şekilde demokrasinin tüm siyasi görüşlere açık, toleranslı ve siya

A+A-

“Demokrasi ve Güven Partisi”nin kurulması ile siyasi hayatımıza yeni bir parti daha girmiş oldu. Kendi siyasi yelpazesinde siyasi ahlak ve dürüstlükten taviz vermeden, ama aynı şekilde demokrasinin tüm siyasi görüşlere açık, toleranslı ve siyasi onaya bağlı kalmadan farklılıklara tahammül edebilen genişliğini algılayıp yoluna devam edebilmesi hepimizin temennisi.

Tahsin Ertuğruloğlu sağ görüşün önemli siyasi figürlerindendir. Milliyetçi duruşu, kendisini farklılaştıran en temel özelliğidir. Türk milliyetçiliği bağlamında, Kıbrıs’ın kuzeyinde ayrı bir Türk devletinden yana duruşu her zaman ön planda olmuştur. Tutarlı bir ideolojik bir kimliği olagelmiştir. Bütünlüklü olarak devlet ve egemenlik söylemi, Rauf Denktaş’tan sonra belki de en çok kendisi tarafından dile getirilmiştir. Siyasi farklılığını, ayrı devlet ve egemenlik bağlamında Kıbrıs’ta ayrılıkçı çizgisi üzerinde belirlemiş, toplumsal algıda bu şekilde de yer etmiştir.

Malum Ertuğruloğlu, UBP’den liderlik kavgası nedeniyle ayrılarak kendi siyasi partisini kurmuştur.

Basına yansıdığı kadarıyla yeni partisiyle Ertuğruloğlu, başkanlık sistemi; Kıbrıs sorununda egemen eşitlik temelinde yeni bir ortaklık; açıklık, dürüstlük, doğruluk, şeffaflık çerçevesinde “güçlü KKTC” vizyonu ortaya koyuyor. Sağ sol siyaset yok, açık kapalı siyaset var, bu anlamda herkesi kucaklayan kitle partisi olacağız diyor.

1990’dan sonra dünyada yeni bir akım başgösterdi. Bu dalga, sağ ve sol ayrımının ortadan kalktığını, ideolojilerin bittiğini, tarihin kapitalizm leyhine sona erdiğini, ekonominin tek ve mutlak olduğunu dolayısıyla liberal ekonominin tartışılmaz tek program, milliyetçiliğin ise sosyal ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyordu. Olabildiğine milliyetçi, bireyci ve sağcı olan bu dalga, sorunlara kendi özelinde eğilmek, çözümcü olmak gerektiği gibi güzel ifadeler kullanırken sağ düşüncenin kalıplaşmış çemberinin çok da dışına çıkamadığı görülüyordu.

Doğrusunu söylemek gerekirse, sağ sol yok ifadesinin ardından güçlü KKTC ve egemen eşitlik temelinde çözüm görüşü ile yeni parti baştan kendini sağ açığa yerleştirmiş bulunuyor.

Özellikle Türkiye ile ilişkilerde edilgen bir duruş ortaya koyarak şükrancılığın yeni versiyonunu öne sürmesi beklenen bu partinin, kendini farklılaştırması ve UBP’den ayrı sunması kolay olmayacaktır. Örgütsel zaafiyetler de düşünüldüğünde, başta ÖRP, DGP arasında ardından da UBP ile pazarlıkların başlamaması için bir neden yok gibi görünüyor.

Halka değil devlete vurgu yapan, insanı-insanlığı değil yapıları önemseyen, evrenseli değil ulusal yapıları öne çıkaran bir anlayışın siyaseten etki yapması kabul görmesi mümkün değildir. Baştan ölü doğan bir siyasetin umut yaratması ya da basına yansıdığı gibi değişim adına yeni bir şey beklenmesi halk için olmayacak duaya amin demek gibi bir şeydir.

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 661 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler