1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Sadece Ormanlar Yanmıyor
Sadece Ormanlar Yanmıyor

Sadece Ormanlar Yanmıyor

“Yangın” nedir? Hiç düşündük mü? Belki!... Zarar veren, yok eden, değiştiren dönüştüren büyük ateş... Evler, ormanlar, otlar yanar... Yeşil ormanlar küle, dumana, ateşe dönüşür, değişir; yok olur... Sadece ormanlar yanmaz. Toplumlar;

A+A-

 

 

 “Yangın” nedir?

Hiç düşündük mü?

Belki!...

Zarar veren, yok eden, değiştiren dönüştüren büyük ateş...

Evler, ormanlar, otlar yanar...

Yeşil ormanlar küle, dumana, ateşe dönüşür, değişir; yok olur...

Sadece ormanlar yanmaz.

Toplumlar; demokrasiler, haklar, özgürlükler de yanar...

Değişir, dönüşür, yok olur...

Gelecek de...

İçe dönük, durağanlık; açgözlülük, nemelazımcılık, adam kayırmacılık, laçkalık, partizanlık, basiretsizlik; dar ve kısa menzilli görüşlülük... Toplumsal ve demokratik yaşamda yangınlara sebebiyet vermektedir. Orman taban ve kenarındaki otlar zamanında  temizlenmezse koskoca ormanları yakabiliyorsa,  siyaset de bunlardan temizlenmezse toplumları yakar.

Koltuk sevdasıyla parti değiştirenler, dolap çevirenler, dolap bulamazsa rüşvet yiyenler... siyasetten temizlenmelidir. Demokrasiyi “devlette iş bulma” olarak yapılandıran anlayışlar ortadan kaldırılmalıdır.

Ne var ki tüm bu olup bitenleri ötekileştirerek anlayamayız. Düzen, kısmen ya da tamamen bireyi veya kitleyi zamanla var oluş nedeni haline getirir. Bunun fakındalığında sorgulama yapılması doğru veya doğruya en yakın sonuçlara ulaşılmasına neden olacaktır.

Ormanlar arasındaki yangın şeritlerinin, yol kenarlarındaki çöplerin, kuru otların  temizlenmemesi, araç gereçlerin önceden hazır edilmemesi, yangınlara müdahale edecek olan bölgesel sivillerin önceden belirlenip görev ve sorumluluk verilmemesi... bunlarla ilgili yasal düzenlemelerin yapılmaması yönetimle ilgilidir. Eğer bunlar zamanında yapılmıyorsa, yönetim anlayışında, idari mekanizmalarda hata var demektir. Sorgulanması gerekmektedir.

Peki ülkeyi kimler yönetiyor? Yönetenler oraya nasıl geldi?

Bu ülkeyi, beş dönümlük orman yangınını söndüremeyerek binlerce dönümlük ormanın kül olmasına neden olup da petrol dolum tesisi kurulması için izin vermek isteyenler yönetiyor.

45 derece sıcaklıkta binlerce ton petrol depolayarak ülkeyi havaya “uçurmak” isteyenler yönetiyor!

Petrol yangınını belediyenin su tankeriyle söndürebileceğini zannedenler yönetiyor.

Bu yönetim nasıl bir demokrasi anlayışından çıktı? Birey bunun neresindedir?

Oy vermeyi “bireysel çıkara” dönüştüren; “gör beni göreyim seni”, “sev beni seveyim seni” anlayışlarıyla alan-veren ilişkisine dayandıran. Gören ve görülen, seven ve sevilen ilişkisi içinde yurtaşın iş, ekmek, ev... ihtiyaçlarını, hayalini kurduğu bakanlık, vekillik için şark kurnazlığıyla kullananlardır yangın çıkaranlar.

Bugün, bu ülkede sadece ormanlar yanmıyor.

Demokrasi, meclis, adalet yanıyor.

Belediye yanıyor.

Sağlık yanıyor.

Eğitim yanıyor.

Çarşı, esnaf yanıyor.

Mutfak yanıyor.

Ahlak yanıyor.

Dürüstlük yanıyor.

Aileler yanıyor...

Hepimiz bu yangının içindeyiz.

Bireysel çıkarlar peşinde koşarak, şark kurnazı siyasetçilerden medet umarak kurtulamayız.

Ülke yanıyor.

Bu yangını ancak demokrasinin hak olarak sunduğu, sahip olduğumuz tek oyla söndürebiliriz.

Demokrasi bize bunu söylüyor.

Vergi vermeyen, gümrüksüz araba süren, eşini çocuğunu müdür yapan, makam peşinde koşan vekiller bir gün gelirde size “seni işe aldıracağım”, “kardeşini, çocuklarını devlet işine koyduracağım” derse, ahlakın bittiği bu ülkede hangi işi yapacağını düşün.Nasıl yaşayacağını düşün.

Dürüstlüğün, adaletin, özgürlüğün peşinden git ki, toplum bu yangından çıkabilsin.

Yoksa düzen seni kendisine benzeterek yangının nedenine dönüştürecektir.  

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 831 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler