1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Sadece Bulutoğulları değil, bakanlar dahil meclis üyeleri de suçlu!
Sadece Bulutoğulları değil, bakanlar dahil meclis üyeleri de suçlu!

Sadece Bulutoğulları değil, bakanlar dahil meclis üyeleri de suçlu!

Sayıştay’ın Lefkoşa Belediyesi ile ilgili beklenen raporu nihayet çıktı. Rapor içler acısı! 32 sayfalık raporun 11 madde altında özetlediği ve suç tespitinde bulunduğu maddelere bakalım. Bunlar arasında en dikkat çekici olanı şüphesiz ki Çangar

A+A-

 

Sayıştay’ın Lefkoşa Belediyesi ile ilgili beklenen raporu nihayet çıktı.

Rapor içler acısı!

32 sayfalık raporun 11 madde altında özetlediği ve suç tespitinde bulunduğu maddelere bakalım. 

Bunlar arasında en dikkat çekici olanı şüphesiz ki Çangar LTD’den borçlanılan 10 milyon sterlin. Raporda, bu paranın özel bir şirket olması nedeniyle öncelikle Çangar’dan borçlanılmasının Belediyeler Yasası’na aykırı olduğu söyleniyor.

Ardından bu rakamın borçlanma limitlerini aştığı ve bunun karşılığında yapılan mahsuplaşmadan da belediyenin 108.333.32 Strelin zarara uğradığı tespit ediliyor.

Daha da çarpıcı olan, gayrı yasal olarak alınsa da belediye meclisinin sosyal sigortalar Dairesi’ne olan borçların kapatılması kararına da uyulmayarak, bu daireye hiç ödeme yapılmadığının altı çiziliyor.

Sorulması gereken soru şüphesiz ki bu paranın nerede kullanıldığıdır. Belediye Başkanı Bulutoğulları, bu paranın iddia edildiği gibi Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kullanılmadığını, tamamen belediye için harcandığını söylüyor.

Sayıştayın ise bu konuda bir tespiti yok.

Raporun ekler bölümünde gerekçesiz olarak bu konuda verilen Bakanlar Kurulu kararı da yer alıyor. Aynı zamanda Maliye Bakanı’nın da yine yasaya aykırı bu borçlanmaya, temlik verdiğine, yani suça ortaklık ettiğine işaret ediyor.

Yani, dönemin Başbakanı Derviş Eroğlu dahil, dönemin Bakanlar Kurulu da bu usulsüz ve gayrı yasal borçlanmadan sorumlu.

Bu borçlanma için onay veren belediye meclis üyeleri de öyle.

İşaret edilen suçlar para cezası ve/veya 5 yıla kadar hapis cezası gerektiren suçlar. Bu rapor sonrasında Savcılık hukuki bir süreç başlatır ve bu tespitler teyit edilirse, sadece belediye başkanı değil, meclis üyeleri ve bakanlar kurulu da bu suçla itham edilebilir.

Tabii en kritik konumda olanlar, dokunulmazlıkları da olmayan ve daha çok parti disiplini adına kararlara onay veren belediye meclis üyeleri.

Zaten bu yüzden de birçok UBP’li belediye meclis üyesi, toplantılara katılmayı ve yeni bir borçlanmaya onay verecek bir karar almayı reddediyor.

İbretlik denebilecek raporun aslında söylediği önemli bir şey daha var;

Bu alınan gayrı yasal ve suç unsuru taşıyan kararların tek sorumlusu, Belediye Başkanı değildir.

Bakanlar Kurulları da aynı suçu paylaşmaktadırlar.

Yani Bulutoğulları Çangar’dan özel yakınlıkları nedeniyle 10 milyon Sterlin borçlanıyorsa, buna onay veren Bakanlar Kurulu, bu borca karşılık temlik veren Maliye Bakanı da aynı şekilde suçludur.

Parti disiplini adı altında gözü kapalı imza atan belediye meclis üyeleri de suçludur.

Sayıştay Raporu kararların ve imzaların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor ve elinde yetkiyi, gücü bulunduranların iki kez düşünmesi gerekliliğine işaret ediyor.

Tabii ki bu raporun şüphelerin aksine hukuki sürece girerek bir sonuca ulaşması şart.

Bu rapora rağmen hukuki sürecin işlememesi, tatmin edici bir sonuç üretmemesi, zaten gelişmemiş demokrasimizde ayrı bir başka yara açacaktır.

Bütün bunlar bir tarafa üzerinde çok konuşulmayan bir başka konu daha var.

Belediye çalışanlarının ödenmeyen 2 aylık maaşlarının ödenmesi için kararı imzalamayı reddeden İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Gürsel Selengin’in görevden alınması.

İçişleri Bakanı bizzat bu haberleri doğruladı.

Selengin ise medya önünde polemiğe girmek istemediğini söylüyor. Dün konuyla ilgili uzun uzun konuştuk. Hassasiyetlerine saygı göstererek sadece şu noktanın altını çizmek ihtiyacı hissediyorum.

Selengin, belediye çalışanlarının maaş almasını geciktirmek ya da reddetmek gibi bir niyetinin asla olamayacağını söylüyor.

Yine söylediklerinden anlaşılan ise, bu kararı koltuğu uğruna imzalamayı reddetmesinin ardında usulsüz bir karar olduğu.

Bu kararla ilgili de ortaya atılan çeşitli iddialar var;

13. maaşın peşin bir avans olarak ödendiği yönündeki genel intibaya rağmen, belediyelerin yeni nüfus sayımından kaynaklanan katkı paylarının tamamının Lefkoşa Belediyesi’ne aktarıldığı ve bunun da yine usulsüz olduğu, ortaya atılan iddialardan biri.

Bu doğruysa, nüfusu artan belediyelerin kendi katkılarını alması oldukça zor.

Bir başka iddia ise, maaşlar için ödenen rakamın, Çangar LTD’in borcu ve faizinden feragat etmesi nedeniyle oluşan rakam olması ve Sayıştay Raporu’nda da belirtildiği üzere, bunun usulsüz ve gayrı yasal bir borçlanma olması nedeniyle, müsteşarın buna dahil olmak istemediği.

Selengin’e bu iddiaları doğrulatma şansım olmadı ama bu konuda söylediği tek şey, doğru bildiğini her koşulda yapmaktan çekinmeyeceği ve yanlış olduğuna inandığı bir şeyi yapmayacağı.

Selengin, bu tavırla aslında sadece koltuğunu değil, kendi kişisel menfaatlerini de tehlikeye atmış durumda.

Henüz müsteşarlıkta 2inci ayını doldurmadığından, daha düşük barem olan kaymakamlık bareminden emekli olması söz konusu.

Oysa bareminin yükselmesi için de çok az bir süreye ihtiyacı var.

Selengin’in imzalamayı reddettiği kararla ilgili Sayıştay’ın mutlaka araştırma yapması gerekiyor. Yeni bir Bakanlar Kurulu kararının da usulsüz ya da gayrı yasal olması şüphesi bile mutlaka temizlenmesi gereken bir şüphedir.

Ve Selengin’in tavrı bu şüpheleri bir iddiaya dönüştürmüştür.

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 710 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler