1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Ruso’nun fırınından her gün ekmek alırdım...'
Ruso’nun fırınından her gün ekmek alırdım...

'Ruso’nun fırınından her gün ekmek alırdım...'

*** 1963 çarpışmalarında 12 yaşındaki küçük kızkardeşi Yorgulla öldürülen, annesi Hristalla ağır yaralanan Küçük Kaymaklılı Elli Venizelu, insanlık dersi veriyor: Küçük Kaymaklılı Kıbrıslıtürkler’i sevgiyle anıyor... “Ruso’nun fırın

A+A-

 

 

 

***  1963 çarpışmalarında 12 yaşındaki küçük kızkardeşi Yorgulla öldürülen, annesi Hristalla ağır yaralanan Küçük Kaymaklılı Elli Venizelu, insanlık dersi veriyor: Küçük Kaymaklılı Kıbrıslıtürkler’i sevgiyle anıyor...

 

“Ruso’nun fırınından her gün ekmek alırdım... Hüseyin Ruso’yu, Goççino’yu tanırdım, çok iyi insanlardı...”

 

Elli Venizelu’yla Küçük Kaymaklı’da yaşadıkları ve Kıbrıslıtürkler’le yakın dostluğuna ilişkin röportajımızın devamı şöyle:

 

SORU: Küçük Kaymaklı’dan ne zaman kaçtıydınız?

ELLİ VENİZELU: 25 Aralık 1963’te kaçtık Küçük Kaymaklı’dan... Kızkardeşim öldürülmüştü, annem hastanedeydi, babam büyük bir ameliyat geçirmişti hastanede...

 

SORU: Ondan sonra tekrar ne zaman gördünüz Kıbrıslıtürk komşularınızı?

ELLİ VENİZELU: Sanırım 1963-64’ten üç-beş yıl yıl kadar sonra Ahmet Altıparmak bir evladını evlendirmişti... Altıparmak gelinle güveyiyi sınıra getirmişti görmemiz için, biz da gidip görmüştük evlendireceği evladını çünkü düğüne gidemiyorduk... Yeşil Hat üzerinde buluştuk...

 

SORU: Düğünlerine gidemediğiniz için hediye da yolladıydınız kendilerine diye anlatılırdı...

ELLİ VENİZELU: Biz o kadar yakındık ki bu aileyle, düşünün küçük kızkardeşim vurulduğunda acı içinde “Huriye neneye çağır, o beni iyileştirir” diye ağlıyordu, anneme sürekli “Huriye neneyi çağır!” diyordu... Çok iyi komşulardık biz... Her sabah Huriye Hanım anneme gelir, birlikte sabah kahvelerini içerlerdi... “Hristallu, bugün ne yapacayık? Ne pişireceyik?” derdi anneme Huriye Hanım...

 

SORU: Ali Zeybekoğlu’yla nasıl buluştunuz?

ALİ ZEYBEKOĞLU: Bir yeğenleri vardı, Kıbrıslıtürk, onlara sorduydum ben bu aileyi... Biz bu yeğeni aracılığıyla buluştuk... Dedim bu yeğenine “Benim bir çocukluk arkadaşım vardı Goçço... Babası Hristaki...” Bir meydanlığımız vardı meşhur, kadınlar su aldıklarında tek bir çeşme vardı orada ve tenekelerle kavga ederlerdi, eskiden evlerde su yoktu çünkü... Elli’nin eşi Kosta’nın (Goçço) annesi da parça bir kadındı, iri yarı bir kadındı... Maritsa’ydı adı... Bu yeğenleri buluşturdu bizi... Goçço’nun evine geldiğimde hiç yabancılık duymazdım... Goçço’nun teyzesinin kızı, bir Kıbrıslıtürk’le evlendiydi Küçük Kaymaklı’da... Evlatçıkları var... Ben burasını evim gibi hissederim, serbest da konuşurum. Sonra Kaymaklı maçına götürdüm kendilerini... Kaymaklı şampiyonluğa oynardı, istediler Elli’yle eşi Goçço, “Bizim da köyümüzdür, köylülerimiz oynaycak, bizi maça götürün?” dediler. Önce Kaymaklı Kulübü’ne götürdüm kendilerini, Ruso’nun fotoğraflarını gördüler, üzüldüler...

 

SORU: “Kayıp” Hüseyin Ruso’yu hatırlan herhalde Elli Hanım...

ELLİ VENİZELU: Babalarının fırını vardı Kaymaklı’da, ben hergün fırına gider, ekmek alırdım. Babalarının adı Ahmet Ruso’ydu, evimin yanındaydı zaten fırın. Solcuların kulübü vardı, Haralambos isimli bir Kıbrıslırum davet ettiydi kendilerini ve Hüseyin Ruso bu kulübe Kıbrıslırumlar’la birlikte yemeye içmeye gittiydi... Kaymaklı’da karışırlardı Kıbrıslırumlar, Kıbrıslıtürkler. Öyle solcu-sağcı yoktu... Fotoğrafı da var bende Hüseyin Ruso’nun, çok güzel bir insandı...

 

SORU: 1963 “kaybı” Goççino’yu da hatırlan herhalde...

ELLİ VENİZELU: Tabii hatırlarım... Çok iyi bir insandı... Dostlarımızdı Goççinolar... Eşini da hatırlarım, evlatçıklarını da... Bir gün oğlu geldiydi bize Goççino’nun...

 

SORU: Galadari’yi de hatırlan herhalde...

ELLİ VENİZELU: Evet, çok şey hatırlarım... Şunu da hatırlarım: Haftada bir gün Rusolar’ın fırını ekmek çıkarmazdı, Pazar günleri ve o gün herkes fırın kebabı hazırlardı tepsiyle ve fırına götürürdü, pişirilsin diye... Et ve patatesle ohto hazırlardı herkes ve tepsiyi Ruso’ya götürürdü, pişirsin diye... Hem Kıbrıslıtürkler, hem Kıbrıslırumlar, Ruso’nun fırınına tepsi götürürdü Pazarları, fırın kebabı yapılsın diye.

 

ANDREAS STAVRU KİRİAKİDİS: Ben da Küçük Kaymalılı’yım, Elli’nin kızkardeşiyle evliyim, onun eniştesiyim. Benim babam mozaikçiydi... Çağlayan’ın yakınlarındaydı dükkanı...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 800 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler