1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. “Rosa Arjantin'den Cumartesi'yi selamlıyor!” 1
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

“Rosa Arjantin'den Cumartesi'yi selamlıyor!” 1

A+A-

BİANET.ORG

Çiğdem Öztürk

Rosa 95 yaşında, Arjantin büyükannelerinden; 37 yıldır Cunta'nın kaybettiği kızının ve tüm kayıpların peşinde. Seslerini duyurmak için dünyayı dolaştı, 1998'de İstanbul'da Galatasaray'da oturanlar arasında da yer aldı.

Rosa Tarlovsky sesleniyor:
''1998’de oraya geldiğimde tanıştığım annelere seslenmek istiyorum. Onları çok sevdiğimi, çok önemli kişiler olduklarını söylemek istiyorum. Mücadeleyi bugüne kadar sürdükleri gibi sürdürmeliler, elbette sonunda bir şeyler elde edecekler. Her ülkede yaşanan olayların kendine has özellikleri vardır, Türkiye için de böyle olduğunu biliyorum.

''Tekrar ediyorum, onları hayranlıkla izliyorum, onları çok seviyorum ve onlara kucak dolusu bir selam gönderiyorum. Onları mücadele etmeleri için yüreklendiriyorum, çünkü sonunda adalet adaletsizliğin saltanatını elinden alacak. Hafızayı korumak, olup biteni hatırlamak lâzım, böylece bütün dünya orada neler olduğunu öğrenir ve onlarla dayanışmaya girer. Hafıza, hakikat, adalet. Önemli olan budur.''

Plaza de Mayo Büyükanneleri çarşamba günü (22 Ekim) torunlarını bulmak için yürüttükleri mücadelenin 37. yılını geride bıraktılar, Cumartesi Anneleri/insanları ise (Cumartesi, 25 Ekim) Galatasaray meydanında 500. haftalarında.

Derneğin kurucularından, başkan yardımcısı Rosa Tarlovsky de Roisinblit bugün 95 yaşında, 19. yüzyılın ortalarında Arjantin’e Rusya’dan göçen beş çocuklu Yahudi bir ailenin kızı. Büyükannelerin mücadele saflarında en çok tanınan simalardan. 1976 yılındaki askeri darbeyle başa gelen hükümetin “Millî Yeniden Yapılanma Süreci” adını vermeyi uygun gördüğü bu dönemde, Arjantin aynı yolu izleyen diğer Latin Amerika ülkeleriyle beraber devlet suçları tarihinde çığır açtı.

Yeni Arjantin’deki diktatörlük polis, ordu ve paramiliter güçler eliyle 30 bin kişiyi gözaltında kaybettirdi. Gözaltında kaybedilenler arasında yaklaşık 500 hamile kadın da bulunuyordu. Şehrin göbeğindeki “gizli” işkencehanelerde tutulan kadınlar, yasadışı kliniklerde bebeklerini doğurduktan sonra öldürüldü.

Bebeklerse “Arjantin’in hayırlı evlatları” olarak yetiştirilmek üzere, çocuk sahibi olamayan ordu mensuplarına ya da orduya yakın ailelere verildi. 1975-1980 yılları arasında doğan bu çocuklar bugün yetişkin insanlar; aralarından 115’i yalan ailelerinden kurtarıldı.

Plaza de Mayo Büyükanneleri Derneği, hâlâ hakikatten bihaber yaşayan 400’e yakın insanın gerçek anne ve babalarının fotoğraflarını ümitle web sitesinde yayınlıyor, kimliğinden şüphe duyanları DNA testi yaptırmaya çağırıyor.

Rosa Roisinblit 6 Ekim 1978’de sekiz aylık hamileyken kaçırılan ve bir daha haber alamadığı kızı Patricia ve damadı José Manuel’in ikinci çocukları, torunu Guillermo’ya 2000 yılında kavuştu. Kızı Patricia hâlâ kayıp.

Devlet resmi bir açıklama yapmadığı sürece kızının öldüğüne inanmayacağını söylese de, askeri rejimin son bulduğu gün gözaltındakiler evlerine dönerken Patricia gelmeyince umudunu yitirdiğini sır verir gibi fısıldıyor. Bugün Büyükannelerin yürüttüğü mücadelede torunları bulmak kadar suçluları yargı önüne çıkarmak da hayati öneme sahip. 37 yıldır alanları terk etmeyen Rosa’ya kulak verelim.

***  Plaza de Mayo Büyükanneleri Derneği nasıl kuruldu?

Plaza de Mayo Büyükanneleri Derneği, diktatörlük döneminde kaybedilen ve o sırada hamile olan kadınların çocuklarının ailelerine geri verilmemesi üzerine kuruldu. Maksadımız torunlarımızın akıbetini öğrenmek ve torunlarımızın geri verilmesi için mücadele etmekti. Ne kadar talep edersek edelim, çocuklarımızı geri vermediler. Biz onları sevgiyle büyütecektik, ama başka insanlara verildiler. Böylece mücadelemiz başladı, bizler asla vazgeçmedik, 37 yılı arkamızda bıraktık. Tüm dünyanın Arjantin’de neler olduğunu öğrenmesi için yürüttüğümüz bu çalışma 37 yıldır sürüyor. Aslında mücadele hâlâ devam ediyor, çünkü çocukları evlat edinenler gerçeği söylemiyorlar. Aradan çok uzun zaman geçti, torunlarımız büyüdü, artık kendi kararlarını kendileri veriyorlar.

***  Büyükannelerle torunların ilk buluşmaları nasıl oluyor?

Buluşmalar her zaman çok mutlu geçiyor. İnsanlar bizim yanımızda kendilerini sarıp sarmalanmış hissediyor. Buluşmanın ardından bulduğumuz torunları meseleleri çözmeleri için aileleriyle baş başa bırakıyoruz. Daha sonra aileleriyle yürütecekleri ilişki kendi bilecekleri iş.

Bizimle ilişkileri gayet iyi, hem zaten neden iyi olmasın ki, ama ailelerle birbirlerine alışmaları için zaman gerekiyor. O torunun aileyi tanımadığını unutmamak lâzım, birbirlerine ufak ufak ısınıyorlar. Ailelerin de torunun sevgisini kazanmak için uğraşması gerekiyor.

DEVAM EDECEK

Bu yazı toplam 1127 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar