1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Robin Corbett’i Anma Günü
Robin Corbett’i Anma Günü

Robin Corbett’i Anma Günü

Mary Southcott: Lordlar Kamarası’ndaki ‘The Robing Room’ diye bilinen oda Kıbrıslı’lar için alışılmış bir mekan değil. Burası, Kraliçe’nin her yıl İngiltere Parlamentosu’nun açılış konuşmaları için hazırlandığı, Monarşi

A+A-

 

 


Mary Southcott[i]
marysouthcott@hotmail.com

 

Çeviri
Sevtap Güvenli
sevguvenli@hotmail.com

 

 

 

 

 

 

Lordlar Kamarası’ndaki ‘The Robing Room’ diye bilinen oda Kıbrıslı’lar için alışılmış bir mekan değil. Burası, Kraliçe’nin her yıl İngiltere Parlamentosu’nun açılış konuşmaları için hazırlandığı, Monarşi’nin hükümet programının halka sunum merasiminin gerçekleştirildiği yer olarak da bilinmektedir.

 

Öyleyse neden Londra’da yaşayan Kıbrıslı Türk temsilciler 26 Haziran Salı günü oradaydı? 26 Haziran günü, bu yılın 19 Şubat günü vefat etmiş, ‘Vale Kalesi’nin Lordu olarak bilinen Lord Robin Corbett’in ölümünü anma günüydü.

 

CTP Londra Dayanışma Derneği’nden İlker Kılıç, Kıbrıs Türk Demokrasi Derneği’nden Hasan Raif ve Ferdi Süleyman gibi isimler de göstermiş olduğu yardımseverlik ve birçok alanda yaptığı küçük şeylerden sonra Robin’e müteşekkir olanlar arasındaydı. Ayrıca, akranları, İngiltere Parlementosu’ndaki Kıbrıs’ın Dostları milletvekilleri grubu, çocukluk arkadaşları, ailesi ve diğerleri de oradaydı.


O’nun vatanına olan hizmetlerini birlikte çalıştığı iki kişiden öğrendik. O’nu, Parlemento’da birlikte çalıştığı insanlardan dinledik.  Robin’i İngiltere’nin doğusunda yer alan Hemel Hempstead, yani Ekim 1974’ten 1979’daki genel seçimlere kadar olan dönemde Robin’in ilk kez meclise dahil olduğu şehirdeki insanlardan dinledik.

 

Şubat 1974’te, İşçi Parti’sinin Hemel Hempstead bölgesinde yenilgiye uğrayan adayı olan Robin, Kıbrıs meselesini, Kıbrıs’taki evlerinden edilmiş ve ellerinde hiçbirşey olmayan Kıbrıslılarla karşılaşmasından sonra gündemine alacaktı.

 

1983 yılında Birmingham, Erdington bölgesinde yeniden milletvekili olarak seçildiğinde Robin ile birlikte zaman geçirenlerden O’nu dinledik. Robin 1983 yılında yapılan seçimde milletvekilliğini kazandıktan hemen sonra Parlamentoda’ki Kıbrıs Dostları grubuna üye olmuştu. Ardından meslektaşı Alf Dubs (şimdi Lord Dubs) 1987 yılında yapılan seçimin ardından meclisteki koltuğunu kaybedince, Parlamento’daki Kıbrıs Dostları Grubu’nun Başkan yardımcısı görevine getirilmişti. Alf Dubs yakın çalıştığı Nicholas Bethell Avrupa Parlementosu’ndan emekli olduktan sonra grubun başkanı olmasıyla birlikte Alf Dubs da bu grubun yöneticisi olmuştu. Robin ise Avam Karaması’nı (House of Commons) bırakıp 2001 yılında Lord ünvanını almış, 2010 genel seçimden sonra ise bu kez Robin, Kıbrıs’ın Dostları Parlamento Grubu’nun Başkanı olarak seçilmişti.


Lord olduktan sonra Robin, hangi bölgenin Lord’u olacağına dair bir isim bulmalıydı. Anma töreninde açıklandığına göre, seçimi Vale Kalesi’nin Lord’u olmaktı. Sebebi ise geçmişte bahsi geçen bölgenin, yersiz yurtsuz olan ve olmayan hiç kimsenin gitmek istemediği sağlıksız bir bölge olmasından dolayıydı. Robin orada milletvekili olduktan sonra bu durumu tersi yönde çevirmeyi başarmıştı. Bu yüzden bu ismi tercih etmişti.

Robin her bir bireyi önemsemiş ve sorunları olduğunu düşündüğünde herkese yardım etmek için elinden gelenin en iyisini yapmıştı. Öyle ki, benim kızım ‘Multiple Sclerosis’ adı verilen MS hastalığına yakalandığında, yaşadığı şoku atlatmak ve bu uzun süreli sağlık sorunundan dolayı girdiği depresyona yardımcı olması için bile Robin, gerekli yardımı MS Topluluğu’nun aracılığıyla sağlamıştı

 

Peki bunun Kıbrıs’la ne ilgisi var?

 

Kıbrıs’lı mülteciler için yaptığı işlerle, bilgi toplama amacıyla adaya yapmış olduğu ziyaretlerle, hem adada hem de yurt dışında yaşayan, hem Kıbrıslı Türk hem Kıbrıslı Rumlarla kurmuş olduğu iletişimle, Robin büyük bir fark yaratmıştı. Robin’in gazetecilik geçmişi O’nun doğru soruları sormasını teşvik etmişti. Dinleme içgüdüsü iletişime geçtiği herkesi cesaretlendirmişti. O, çok uzun zaman önce bir taraf tutmanın mantıklı olmadığını fark etmişti. O’na göre önemli olan, birlikte çalışmak isteyen herkesi cesaretlendirmekti.

 

2008’deki son ziyaretinde adadaki her iki lider ile de görüşmüştü. Ayrıca, Kayıp Şahıslar Komitesi Laboratuvarı, Maronit Köyleri, Mağusa ve Mağusa Belediye Başkanı, Apostolos Andreas, Kıbrıs Avrupa Birliği Derneği, Tarihsel Diyalog ve Araştırma Derneği’ni de ziyaret etmişti. Tüm bunların yanında, Mehmet Ali Talat ve Ferdi Sabit Soyer’in ayrı ayrı yaptıkları Lord’lar Kamarası ziyaretlerinde yaptığı gibi Kıbrıslı Rum Mağusa Belediye Başkanı ve kurultay temsilcileriyle Lordlar Kamarası’nda ikindi kahvaltısı şeklinde görüşmeler gerçekleştirmişti, Geçtiğimiz yıl Ekim ayında ise, kendisine kanser teşhisi konmadan hemen önce, Kıbrıs Toplum Medya Merkezi temsilcileriyle tanışmıştı.

 

Westminster Sarayı’na düzenlediği geziler de Robin’in şakalarıyla ve öngörüleriyle ünlüydü. Birleşik Krallık tarihinin büyük bölümü bugün hala Westminster Sarayı’ndaki Avam Kamarası’nda yer almaktadır. Buna Parlamento binasındaki, yurttaşlık haklarının temeli olan Magna Carta’nın ve Birinci Kral Charles’ın idamının karar belgesi de dahildir. Robin, her zaman Kıbrıslıların neler yaptıklarını dinlemeye hazırdı. 1999’dan 2008’e kadar düzenli olarak Westminster Sarayı’na tarihi göstermek için Kıbrıs’tan gelen ‘Chevening Scholars’ adı verilen bursiyerleri davet ediyordu. Birleşik Krallık York şehri ile Lancaster şehrini iç savaşta beyaz ve kırmızı güller olarak ayrılan tarihte ‘Güller Savaşı’ olarak bilinen savaşın sarayda resmi vardı. Robin: “Kral Charles’ın idamını gösteren resmindeki yanlış neydi?” diye sorardı. Daha sonra Birleşik Krallık ve Fransa’nın arasında olan savaşı gösteren Trafalgar ve Waterloo resimlerinin olduğu odayı gösterirdi. Ona göre bunlar da en az, Yunanistan ve Türkiye arasında olan savaş kadar ayrılıkçıydı.

 

Robin, insanları ve Kıbrıs’ı önemseyen biriydi. Ocak ayında ölümcül hasta halde son olarak verdiği basın açıklamasında en unutulmaz mesajlarından birini vermişti:

‘1974 olaylarının 38. yılına ve ortak Kıbrıs Cumhuriyeti’nin parçalanmasının 49. yılına doğru ilerlerken, barış sürecinin olumlu sonuçlarını, Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığını ve her zaman söylediğim gibi,  Kıbrıs’tan sonra aklımıza gelecek olan kelimenin ‘sorun’ değil ‘çözüm’ olmasını dört gözle bekliyorum.’

 



[i] Mary Southcott Kıbrıs’ın Dostları Grubu Koordinatörüdür. Kıbrıs’ın Dostları Grubu; Kıbrıs sorununun Kıbrıs’taki insanlar için çözülmesine karşı ilgi duyan, adanın askersizleştirilmesini ve çapraz oylama ile birleşmesini destekleyen, Kıbrıs ülkesindeki toplumların birbirlerine karşı değil beraberce yaşayabileceği fikrine inanan çeşitli politik partilerden gelen siyasetçilerin, akademisyen ve yazarların oluşturduğu Birleşik Krallık merkezli bir birlikteliktir.


 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1105 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler