1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Rejimin yaraları…
Rejimin yaraları…

Rejimin yaraları…

Eğri oturalım, doğru konuşalım… Kıbrıs’ta yaratılan rejim yıllarca kimi çevrelere ‘inanılmaz olanaklar’ sağladı. Kimi “sınır” bölgeleri de bu fırsat ortamlarının başında geldi. Bunları bilmeyenimiz yok. Ancak dünyad

A+A-

 

 

Eğri oturalım, doğru konuşalım…

Kıbrıs’ta yaratılan rejim yıllarca kimi çevrelere ‘inanılmaz olanaklar’ sağladı.

Kimi “sınır” bölgeleri de bu fırsat ortamlarının başında geldi.

Bunları bilmeyenimiz yok.

Ancak dünyada bizim gibi, ara bölgelerin, tampon bölgelerin, barikatların, geçiş kapılarının olduğu bölgelerde hep yasadışı faaliyetler de cirit atıyor.

Türkiye’nin güneydoğu bölgesi de bunlara bir örnek…

Kaçak silah geçişleri, uyuşturucu ticareti, terör faaliyetleri ve kaçak mal geçişleri…

Kıbrıs’ı boydan boya, hatta koskoca kenti baştan başa ortadan ikiye ayıran ara bölge de ne yazık ki bu tarz yasadışı faaliyetlerin bölgesi oldu.

Kimi zaman rejimin de gözleri önünde bu olaylar sürdü, kimi zaman ise rejimin onayı olmadan…

2003’ten önceki Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı için çalışan çeteler de bunlara iyi bir örnektir…

Günümüzde kuzeydeki et piyasasını da belirleyecek kadar ileri giden kaçak et konusu da çok iyi bilinen bir gerçek…

Zaman zaman basında da gündeme gelen ‘insan ticareti’ de olayın en vahim kısmıdır.

Yeşil Hat denen ve hem adamızı, hem de hukuku da ortadan ikiye bölen bu kocaman dikenli telli alanda yaşananlar hem adanın kuzeyinde, hem de güneyinde çeşitli ‘çeteleşme’ faaliyetlerine zemin yaratmıştır.

Son Akıncılar’da yaşanan olayı izledik.

n Konu o kadar özünden saptı ki…

n Güneyden kuzeye doğru kaçan Kıbrıslı Türk genç Rum polislerinden neden kaçtı?..

n Kuzeye geçerken bir sınır ihlali yaptığı ap açık ortada değil mi?

n Bu olayda kaçan Türk “suçsuz” kovalayan Rumlar “suçlu” oldu.

n Peki bu Rumlar neden bu genci kovaladı, bu kovalamanın nedeni nedir?

Akıncılar’da hemen hemen her gün kuzey ve güneye geçişlerin toprak yollar aracılığıyla, yani yasadışı olarak yapıldığını herkes söylüyor.

Peki bu geçişler de suç değil mi?..

Rejim bizlere böyle ‘karmaşa’ alanları yaratmış, biz ise bu alanlardaki sorunu çözmek yerine, şoven duyguları besleyen süreçler yaratıyoruz.

İşin özü rejimin milliyetçiliği körükleyen yaralarıdır.

Ve Akıncılar, Pile, Beyarmudu ve buna benzeyen bölgeler bu yaraların bazıları…

Peki çözüm nedir?..

Çözüm iki taraf arasında ciddi bir güven artırıcı karşılıklı anlaşmadır.

Durumun böyle devam etmesi, rejimin istediğinde yasadışı faaliyet ortamı yaratmasına olanak sağlamaktan öte, milliyetçiliği de besleyen bir ortamı yedekte tutacaktır.

İşte günlük yaşamda Kıbrıslıların hayatını kolaylaştıran küçük çözümlerden bir de budur.

 

 


 

İki fotoğraf…

 

Adeta keşmekeşe dönen trafiğimizde de ‘kuralsızlık’ ve ‘keyfilik’ yayılıyor.

Yollarımızda gezen ‘büyük araçlar’ da bu tehlikeye tehlike katıyor.

Bir okuyucumuz iki fotoğraf gönderdi, trafikte, kendisi çekmiş…

Birinde anayola taraf giriş kapısı açık bir otobüs var…

Diğer fotoğrafta ise üzerinde büyük molozlar olan bir belediye kamyonu, Lefkoşa Belediyesi’ne ait…

Kamyon o kadar yüklü ki ağaç dalları dışarıya kadar taşmış.

İki fotoğraf da trafikteki kuralsızlığı gözler önüne seren niteliğe sahip…

 

 

   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 566 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler