1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'P…venk' olarak devlet
P…venk olarak devlet

'P…venk' olarak devlet

Reşat Şaban (FEMA ve Queer Cyprus aktivisti): Kapitalist sistem ile değişen ekonomik ve kültürel yapı, mekân algımızda da değişikler yaparak bizleri betonarme yapıların içine hapsetti.

A+A-

 

 

Reşat Şaban (FEMA ve Queer Cyprus aktivisti)

resat@feministatolye.org

 

 

Kapitalist sistem ile değişen ekonomik ve kültürel yapı, mekân algımızda da değişikler yaparak bizleri betonarme yapıların içine hapsetti. Belki de tam da bu nedenledir ki çocukken birçoğumuz, koparıldığımız doğaya kısa süreliğine de olsa geri dönebilmek için hayvanat bahçelerine gitmek isteriz. 

Susan Willis, Looking at Zoo isimli çalışmasında insanların bahçeleri önemsediğini öne sürer. Zira bir alan olarak bahçe, insanların mutlak egemenliğindedir ve bu alanda birey istediğini yapabilmenin özgürlüğünü yaşar. Lakin hayvanat bahçeleri insanlara istediğini yapabilme özgürlüğü sunsa da oradaki hayvanların evcil olarak algılanmaması beklenir. Zira yaygın algılayış, “onların evcil olmadığı, insanların yaşamlarında tehlike unsuru oluşturabileceği” üzerinden şekillenmektedir. İşte tam da bu nedenledir ki, Willis hayvanat bahçelerinde yaygın olarak kullanılan cam kafesleme sisteminin, insan olan ile olmayanı birbirinden ayıran, aslında gerçeklikle olan bağı da kopardığını ve sadece gerçeğin bir görüntüsünü sunduğunu ifade eder. Bireyin orada bulunması doğaya yakınlık hissi verse de yine de sistem ‘biz’i insan olmayandan ayırmak için tasarlandığından mutlak bir izolasyon sağlar. Lakin bu, oradaki canlıların yaptıkları gösteriler ile pedagoji amaçlı kullanılmalarını engellemiyor. Bu nedenledir ki, hayvanat bahçeleri 19.yüzyıl itibarı ile yaygınlaşan gelir amaçlı hayvanların sömürüldüğü eğlence ve tüketim anlayışının örneğini oluştur.

KKTC Meclisi, 28 Ocak 2000 tarihinde Gece Kulüpleri ve Benzeri Eğlence Yerleri Yasası (7/2000) ile gece kulüpleri ile ilgili düzenleme yaptı. Buna göre konsomatris olarak çalışacak olan bireylerin (konun insan ticareti boyutu bireyleri seks kölesi yapmaktadır, lakin yazı boyunca yasadaki tanımlamaya bağlı kalınarak konsomatris kelimesi kullanılacaktır ) adaya gelişleri ve çalışma koşulları ile ilgili yasal düzenleme yapılmış, mekânların şehir dışına çıkarılması hedeflenmişti. Yapılan düzenleme ile gece kulüplerinin birçoğu özellikle daha görünür oldukları anayollar üzerine yapılandılar. Marc Augé mekân ile ilgili düşüncesinde mekân/yer ve ’yer olmayan’ olmak üzere ikircikli bir yapının olduğunu savunur. Augé’ye göre eğer bir mekân ilişkisel, tarihsel veya kimlikle ilintili değilse orası ’yer olmayan’ (non-place) olmalıdır. ’Yer olmayan’ iki gerçekliği öne çıkarmaktadır: Belirli bir amaca hizmet eden mekân (ulaşım, ticaret ve eğlence) ve bireylerin bu mekânlarla olan ilişkileri.

‘Yer olmayan’ ziyaretçilerine ortak bir kimlik oluşturur. Bu nedenle, geçici kimlik olarak anonimlik özgürlük olarak hissedilir. Lakin ’yer olmayan’ kullanıcıları ’yer olmayan’a bir kontrat veya onu yöneten güç ile bağımlıdırlar. Ya da başka bir değişle ’yer olmayan’ kullanıcıları, ’yer olmayan’ın çekim gücüyle bağımlıdırlar.  Bu nedenledir ki, 7/2000 sayılı yasa ile yapılan düzenlemelerin, mekân olarak gece kulüplerini ’yer olmayan’ yaptığını ve yerleşkelerindeki değişimin kullanıcıları açısından belirgin bir anonimlik ve çekim gücü yarattığını söyleyebiliriz. Özellikle yol boyunca yerleşmiş olmalarının ulaşımı da kolaylaştırdığı ve anonimliğe katkıda bulunduğunu savunabiliriz.

Marry Louise Prate temas bölgesi (contact zone) terimini sömürgesel karşılaşmayla, tarihsel ve coğrafi olarak birbirinden ayrılan insanların bir araya gelmesi ve süregelen ilişki kurması, baskı rejimi, radikal eşitsizlikler ve dirençli çatışma içinde bulunmaları olarak tanımlar. James Clifford ise bu ilişkilerin eşitler arasında olmadığını ve çoğu zaman karşılıklı sömürüyü de beraberinde getirebileceğinden bahseder. Clifford’a göre temas bölgesi, sadece objelerin, mesaj, meta veya paranın değil, insanların da karşılıklı hareketleri olarak tanımlar. Bu bağlamda, Clifford gücün, kontrolün ve paranın kimin toplayıcı ve kimin toplanan olacağını belirlediğini savunur. Yine benzer bir görüşle, temas perspektifinin tarihsel etki, hiyerarşi, direniş gibi faktörlerle toplayıcı kültürünü belirlendiğini savunur. Bu bağlamda, gece kulüplerinin çeşitli çevreler aracılığı ile para karşılığında yurtdışından ekonomik olarak ihtiyaçlı bireyleri konsomatris olarak getirmesi bile, kendi içinde sömürge sistemini başlatmaktadır. Kaldı ki, işin insan ticareti boyutu olayın vahametini zaten kendisi göstermektedir. Bu nedenle, konsomatris kadınların adadaki varlığı egemen eril zihniyetin göçmen kadınlar üzerindeki tahakkümü olarak görülebilir.

Yaratılan sistem egemen erilliğin bahçesi olarak düşünülebilir. Zira insan hakları ihlali endişesi olmadan eril zihniyetin güç gösterisi yapabileceği bir alan yaratılmaktadır. Gece kulüplerini hayvanat bahçesi olarak düşünmek de mümkün. Konsomatris bireyler hayvanat bahçesinde olduğu gibi maddi çıkarlar için sömürü sisteminin parçası haline getiriliyor, tüketim ve eğlence sektöründe kullanılan kadın imajına indirgeniyorlar. Aynı şekilde, hareket sınırlandırması ve çalışma mekânına olan zorunlu/yasal bağımlılık ile konsomatrislerin hapsedildikleri söylenebilir. Gece kulüplerinde, konsomatrislerin insan olarak değil de, müşterileri eğlendirmek için var olan birer meta olarak düşünülmesinin yanı sıra işletmecilerin beden üzerinden kazanç sağlamasını da cinsel sömürü olarak kolayca sınıflandırabiliriz.

Yaratılan sömürü sistemi ataerkil düşünce ile destekleniyor. Erkek, özel ihtiyaçları olan birey olarak sunuluyor. Evlilik öncesi cinselliği kadınlara yasaklayan aynı sistem göçmen ve seks kölesi haline getirilmiş kadınların cinsel sömürüsüne sessiz kalıyor. Konsomatrisler, içinde bulundukları sömürüden kurtulabilmek ve aç kalmamak için müşterilerin her dediğini yapmak zorunda kalıyor. Ataerkil sistem, gece kulüplerinde erkeklere kadını aşağılamayı öğretiyor; kadını “eğlenilecek” ve “evlenilecek” diye iki kategoriye ayırmaktan da geri kalmıyor. Heteronormatif yapı içinde, erkek ‘erkek’ olmanın ne demek olduğunu, sünnet gibi, askerlik gibi aşamalardan sonra gece kulüplerinde pekiştiriyor. Eril zihniyet kârhanede öğrendiğini sonra kahvehanede anlatabiliyor; kadına biçtiği değerin cinsel arzularına hizmet eden et parçasından fazlası olmadığını itiraf ediyor. Zira ataerkil yapı kadının sömürülmesini adeta erilliğin olmazsa olması olarak sunmayı marifet sayıyor.

Sonuç olarak gece kulüplerini, yerli erkeklerin konsomatris kadınlar üzerinde tahakküm kurduğu, cinsel sömürü uyguladığı temas bölgesi olarak düşünmek mümkün. Gece kulübü işletmelerinin konsomatris edinmek amacıyla yurtdışındaki çeşitli çevrelere para ödediği ve insan ticaretinin parçası olduğu ortadadır. Devletin, bahsi geçen yasa ile içki servisi yapmakla mükellef konsomatrislere haftalık cinsel yolla bulaşan hastalıklar kontrolü yaptırması, devletin cinsel sömürüyle ilgili bilgi sahibi olduğu iddialarını güçlendirmektedir. Yasa ile gece kulüplerinin yerleşke şekli değişmiş, kulüplere ’yer olmayan’ olabilme imkânı adeta zorunlu hale getirilmiş, bu şekilde müşterilere anonim kimlik ile mekâna dair özel ilgi oluşmasında devlet aktif rol üstlenmiştir. KKTC sınırları dâhilinde fuhşun cezai suç olarak düzenlenmesi lakin gece kulüplerinde özel istisnai durum yaratılması devletin özellikle cinsel sömürüyü görmezden geldiğini açıkça göstermektedir. Yaratılan kontrolsüz izole bölge gece kulüplerine özel ilgi oluşumunun en büyük nedenlerindendir. Devletin yapmış olduğu düzenlemeler ile gece kulüplerini gündelik hayattan görünmez cam ile ayırması, konsomatrislerin bireyler olarak yasal anlamda korunmaması, konsomatrislerin cinsel sömürüye maruz kalması ve özellikle insan ticareti konusunda sessiz kalınması, devleti birebir konunun sorumlu öznesi yapmaktadır. Konsomatrislerin korunmasından ziyade “biz”den ayrı bir kimlikle var olmasını sağlayan devletin, sadece vergi alarak sessiz kalması ve cinsel sömürüye aracı olması kendisine biçtiği rolü kabullendiğini göstermektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1049 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler