1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Program-Külliye
Program-Külliye

Program-Külliye

Eğitim Bakanı Kemal Dürüst, “Külliye”nin bir “hükümet programı” olduğunu söyledi dün… “Müftü” değil “Eğitim Bakanı” olduğunu anımsatalım yeniden… Çok merak ediyorum, “külliye”nin anla

A+A-






Eğitim Bakanı Kemal Dürüst, “Külliye”nin bir “hükümet programı” olduğunu söyledi dün…
“Müftü” değil “Eğitim Bakanı” olduğunu anımsatalım yeniden…
Çok merak ediyorum, “külliye”nin anlamını biliyor mu, Eğitim Bakanı Dürüst!
“Biliyorum” diyorsa dahi bir sözlük ya da ansiklopedi açarak, yeniden okumasını öneriyorum.
Tekrar tekrar!.. Hazmedene kadar…
Hoş, çok bir “hazım” sorunu yaşamıyor gibi!

* * *
“Külliye” hükümet programıymış…
Ya başka bir ülkede yaşıyoruz biz ve hükümet programı sunulurken, aslında okuduklarımız ve duyduklarımız hepsi “yalan”dı…
Hele seçim vaatleri…
Hele parti programı…
Hepsi bir “büyü”ydü aslında…
Ya da bu insanlar ikiyüzlü değil sadece “kuyruklu” yalancı!







İnsaf kere insaf


Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, “sağlık fonu”yla ilgili eleştirileri “insafsız” bulmuş…
“Bağış”tı eskiden, şimdi  “katkı yaptık” diyor.
Gerçi Başbakan “gönüllü” olduğunu söylüyor ya, o halde, nasıl “bağış”lıktan çıktı ki?
“Muhtaç” durumdakiler hariç de, herkes ödeyecek, bunu anlatıyor.
Eğer ödemezsek, hizmet talep etme hakkımız yokmuş, lafı da buna getiriyor.

* * *
Öncelikle, kıymetli hukuk hocamız Tufan Erhürman’ın bugün YENİDÜZEN’deki röportajını okusun!
Satır satır, dikkatle….
Ve “Anayasa’nın nasıl çiğnendiğini” anlasın.
İtirazı varsa da, ne olur, açıklasın yine, satır satır…

* * *

Üstelik, bir soruya da yanıt vermiyor ısrarla.
Sigortalıların maaşından kesilen “sağlık payı” nereye gidiyor?
Eğer “sağlık payı” ödüyorsa sigortalılar, “fon” ya da “katkı” neyin nesi?
Ha eğer, hastanelerde, bir kez daha para ödeyeceksek sağlık hizmeti için…
O halde sigortalı maaşından sağlık için kesintisi” niye?
“İnsaf da dinin yarısı” derler!..
Bunu söylemek hakkımız herhalde, gelmiş geçmiş en “dini bütün” hükümete!..




Trodos “Rumca”yı unuttu

Trodos…
Hiç bu kadar çok kar görmemiştim…
Kenara yığılanlar, bir buçuk insan boyu….
Nasıl bir beyaz örtü, nasıl bir keskin kar kokusu, nasıl bir güzellik bu…
En ilginci de, gülmeler espriler coşkular seslenişler hep Türkçe…
Anda arada bir Rumca duyunca, şaşıp da bakıyor herkes o yöne…
Kıbrıslı Türkler, hafta sonu Trodos’u teslim aldı dersek, yanlış olmaz herhalde…
Çocuklar gibi şen herkes, adanın zirvesinde…

* * *
Galiba da, temcit pilavı sıkıcı dertlerden ve tükenmez yalanlardan dolayı sığınıyor insanımız Trodos’a…
Yoksa, salt kar görmek için olsa, böylesine otobüsler dolusu, akın akın koşar mı acaba?
Bir kaçış bu…
“Kir”den arınmış “beyaz” sayfalara…




Kokuşma ve temizlik!

Lefkoşa Belediyesi çalışanları, grev sürerken, “temizlik kampanyası” başlatma kararı almış.
Böylesi bir toplumsal duyarlılık önemli…
“Beni sokmayan yılan bin yaşasın” anlayışı giderek gelişirken, bu kararı, alkışlamak istedim yürekten…
Lefkoşa’yı yönetenler “kokuttu” iyice, bir de şehir kokmasın, diye!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Bu haber toplam 1420 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler