1. YAZARLAR

  2. Cenk Mutluyakalı

  3. POLİS ve ‘yeni meclis’
Cenk Mutluyakalı

Cenk Mutluyakalı

Yazarın Tüm Yazıları >

POLİS ve ‘yeni meclis’

A+A-

Polise 45 yaşında emeklilik yolu açılıyor.
Karar “oy birliği” ile geçti komiteden.
Üstelik Meclis dışında da  “oy birliği” var!
İyi düşünüldü mü?
Bence bu “içli dışlı” bir “seçim” uzlaşısı.

*  *  *

Ortada bir “eşitsizlik” olduğu açık.
Polis askere bağlı, biliyorsunuz.
İkisi de aynı yerden emir alıyor.
İkisi de canı pahasına çalışıyor, zor iş.
Ve asker, yaşa bakılmaksızın 25 senede emekli oluyor, polis olamıyor.

*  *  *

Meclis bu “eşitsizliği” kaldırmak için polise de aynı hakkı tanımak istiyor.
İyi de “askerdeki uzmanlar” ne olacak?
Onların da farklı bir emeklilik sistemi var.
Yani “çorap söküğü” başlıyor!

*  *  *

Bu yasa onaylanırsa, bir anda polisin deneyimli kadroları boşalacak.
Ve toplumsal kaynaklardan çok ciddi bir “maliyet” ortaya çıkacak.
Peki “erken emekliye ayrılacak” isimlerin yerleri nasıl doldurulacak?
Bu maliyet nereden karşılanacak?
Tümü muamma!

*  *  *

Polisliğin lise sonrası 1 yıllık bir eğitimi var.
Yani 20’ye varmadan polis olunuyor.
25 sene görev yaparak, 45 yaşında emeklilik hakkı kazanılacak.
Bu yaş emeklilik için “erken” bir yaştır.
Polis için de erkendir asker için de!
Elbette “arazi” yerine, belirli bir senenin ardından “pasif görev” düşünülebilir.
Masa başı işler yapılır, ders verilir, deneyim aktarılır ve yasayla bunlar düzenlenebilir.
“Yıpranma payı”nı belirlemek de bir uzmanlık işidir ve sebeplerinin araştırılması önemlidir.

*  *  *

Bu Meclis’i “eski” diye anmak istiyorum!
Ve diliyorum ki “yeni”si bu kadar yüzeysel bakmaz meselelere…
Seçim öncesi adaylara bakıyorum.
Harika isimler var.
California’da… Kopenhag’da…Manchester’da…
Leiden’de… Warwick’de…Berlin’de yüksek lisans yapmış isimler.

Çok iyi eğitimli…

*  *  *

“Yeni Meclis”te şunu hayal ediyorum.
Fransa’da ne yapıyor polis, İsveç’te, Hollanda’da, İtalya’da bu işler nasıl oluyor?
Kaç yaşında emekli oluyorlar oralarda?
Nasıl eğitiliyor, nasıl görev yapıyorlar?
Dünyaya bakmayı öğrenelim, seçimden seçime yeni “fırsatlar” yaratmak yerine!
Yerine göre “dünyalı”, vaziyete göre “KKTC” ayarı olmasın hani!

 

 

 

Bu yazı toplam 2258 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar