1. YAZARLAR

  2. Mert Özdağ

  3. Polis Trafik Müdürü ile 2 saat
Mert Özdağ

Mert Özdağ

Yazarın Tüm Yazıları >

Polis Trafik Müdürü ile 2 saat

A+A-

Gazeteciler genelde yetkililerin önüne ses kayıt cihazı ya da kamera ile çıkar, kayda girilir, röportaj yaparlar…

Kimi zaman bu röportajlarda “söylenmesi gerekenler” söylenir, samimiyet olmaz ve gerçek meseleler gölgede kalır.

Gazeteci bazen sadece sohbet etmek, konu ile alakalı gerçek sorunları konuşmak tartışmak için de yetkililerle bir arada bulunmalıdır.

Bu nedenle sadece sohbet etmek ve konuşmak için bir ziyaretler dizisi başlattık.

Polis Trafik Müdürü Hüseyin Kadir Çete ile de bu amaçla bir araya geldik.

Gazeteden Meltem Sonay ve Hasan Yıkıcı ile dün Polis Genel Müdürlüğü’ndeydik…

Polis Trafik Müdürü Hüseyin Kadir Çete ile tam iki saat trafiği konuştuk.

                                                                  *  *  *

Polisin yapabildiklerini yapamadıklarını, basının bu noktadaki sorumluluğunu, trafiğin en ufak detaylarına kadar çok samimi ve yararlı bir görüşme oldu.

Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim.

Polis teşkilatı, Hüseyin Kadir Çete gibi bir müdürü olduğu için gurur duymalı…

Polisi nasıl tanırsınız? Genelde ciddi ve kasıntı, kuralları uygulamakla yükümlü olan katı tavra sahip yarı askeri bir kurum… Ve ceza veren bir kurum!

Hüseyin Kadir Çete’nin bu kötü ve yanlış imajın aksine çok farklı bir profili olduğunu şaşırarak gördük.

Hüseyin Kadir Çete’nin sorumluluğu olmayan alanlarda bile düşünce ortaya koyabilen hatta bu görüşlerini trafikle ilgili toplantılarda çekinmeden ileriye taşıyabilen bir Polis Trafik Müdürü olduğunu biraz da şaşkınlıkla öğrendik.

Trafik polisliğine “ceza veren polis ekibi” olarak bakmayan Hüseyin Kadir Çete trafikte kurallara uymama alışkanlıklarının nedenlerinin derinine ilişkin kafa yoruyor…

Evet evet yanlış okumadınız, Polis Trafik Müdürü, bir sosyolog/psikolog gibi araştırmalar yapıyor, örnekler inceliyor, nedenler ve sonuçları karşılaştırarak bazı tahliller yaparak trafik kazalarına ilişkin sebepleri irdeliyor.

Bazı noktanın altını özellikle çiziyor; zamanı doğru kullanma, öfke kontrolü, risk analizi ve insan hayatının değeri…

Zamanı doğru planlayıp kullanılmasının trafikte süratin ve dikkatsizliğin önüne geçeceğini düşünüyor. Gününüzü planlayın, trafikte keyifle kurallara uyarak ilerleyin diye konuşuyor…

Toplumun yaşadığı bazı travmalar olduğunu düşünüyor Hüseyin Kadir Çete… Bu travmaların iyi incelenmesi gerektiğini ve trafikteki sonuçlarının da tespit edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

“Konunun derinine inmemiz gerekiyor” diye konuşuyor… "Ceza yazmakla iş bitmez" diyor, trafik kurallarına uymama noktasında “neden” sorusunun en temeline bakmayı yeğliyor.

X kişi neden kurallara uymuyor?

Savaşı atlatmış, yokluk çekmiş bir toplumun evlatlarına aşırı düşkün bireyler yetiştirdiğini düşünüyor ve bu düşkünlüğün zaman zaman istemeden zarar verici noktalara kadar ilerlediğini örnekler vererek anlatıyor.

“Biz yokluk çektik evlatlarımız çekmesin” şiarıyla bazı anne ve babaların çocuklarına olan düşkünlüklerinin bir yansıması olarak tatminsizlik duygusu aşıladığına işaret ediyor. Ve bu duygular bütününün trafikte bir kuralsız birey yaratabileceğine vurgu yapıyor…

Polis Trafik Müdürü Hüseyin Kadir Çete ile 2 saat süren toplantımızdan şu sonucu çıkarıyorum:

  • Trafik kurallarına uyum konusu bütünlüklü bir mesele, sadece polisle çözülecek bir konu değil, toplumsal bakabilmeliyiz.
  • Trafik kuralları ile ilgili eğitim ve dönüşüme evde, ailede başlamalıyız.
  • Tüm bunlara ek olarak denetim görevini yerine getiren polisin elindeki personel ve teknik imkanları daha da gelişmesi için hepimiz elimizi taşın altına koymalıyız.
  • Trafiğin tek elden yönetimi için de adım atılmalıyız.
  • Trafikte cep telefonları büyük bir sorun halini aldı… Artık telefonda konuşmaktan ziyade seyir halinde internet kullanımı çok yaygın bir gerçek oldu. Bu da suçtur ve cezası vardır, dahası en büyük cezası da ölümdür! "Telefona değil, hayata bağlanın"… Bunu anlamalıyız…
  • Evet yollarımız yetersizdir ancak ölümlü kazaların birinci nedeni de aşırı sürat ve dikkatsizliktir. Şunu net şekilde anlamalıyız; bu yollara göre araç kullanmak gerekiyor, hız yapmak hayatımızı riske atmaktır, kendi canımızı ve başkalarının canını riske attığımızın farkına varmalıyız.

                                                                         *  *  *

Sayın müdürün samimiyetine ve verdiği bilgilere teşekkür ederek röportaj için de sözleşerek yanından ayrılıyoruz…

İçimizde bir huzurla Polis Genel Müdürlüğü binasından çıkıyoruz.

Uzun süredir konusu ile bu kadar alakalı ve çaba içerisinde bir devlet görevlisi görmediğimiz için Polis Trafik Müdürü Hüseyin Kadir Çete'nin çabasını, çalışmalarını ve tespitlerini önemsiyor ve değer veriyoruz…

 

 

 

 

Bu yazı toplam 1086 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar