1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Peyak Kibritleri
Peyak Kibritleri

Peyak Kibritleri

Sevdiğim Makalelerim 1 Mart 2000-Yenidüzen Görüntüsünden başlayan bir kalitesizliği var. “Peyak” amblemli silik renkli kutu parçası. Kibrit çöplerinin başındaki fosfor ha var ha yok. Çöpleri kutu kenarına sürtüp yakmaya çalışırken b

A+A-

 

Sevdiğim Makalelerim

 

1 Mart 2000-Yenidüzen

 

Görüntüsünden başlayan bir kalitesizliği var. “Peyak” amblemli silik renkli kutu parçası.  Kibrit çöplerinin başındaki fosfor ha var ha yok.

Çöpleri kutu kenarına sürtüp yakmaya çalışırken  başka başka şeyler oluyor. Ya çöpün baş kısmı yanar vaziyette kopuyor ve oraya buraya düşüyor, ya da çöp hiç yanmıyor. İki halde de bu kibritleri yakmak imkansız.

 

Çocukluğumdan Kıbrıs’ın bölünmesine kadar, babam İsveç malı “Bedevi” kibriti alırdı. Hiçbir zaman yanmamazlık etmez, kopmazdı. Tek çöpü bile boşa gitmezdi.

Üniversiteye gidince, Türkiye’nin kalitesiz kibritleriyle tanışıp hayrete düşmüştüm. 2000 yılında aynı kalitesizlikte kibritin başıma dert olacağını tahmin etmemiştim.

 

Birkaç yıldan beri eczanemi taşıdığım bölgede, Peyak market ile komşu olduk. Oradan,  eczaneyi açık bırakıp çabucak alış veriş etmek kolay geliyor. Karşıda Lemar var ama, Peyak, sosyal demokratların kurduğu bir kooperatif. Desteklemek isterim.

 

Kibritler kalitesiz ya durmadan yenisini alıyoruz, yine aynı marka..Beynimi yoruyor, anlam vermiyorum..Bir daha almayacağıma yemin ediyorum, sonra gidip alıyorum.

Peyak kibritleriyle ilişkim “atsam atamaz, satsam satamaz” türünden bir şey..Değiştirmeye çabalayıp değiştiremediğiniz ve birlikte yaşamaya zorunlu olduğunuz bir ilişki gibi.

 

Bu bir ümitsiz vaka. Neden derseniz, yüz keredir şikayet ediyorum tınmıyorlar. Benim gibi herkes eleştiriyormuş ama dinleyen yok..

Kibrit deyip geçmeyin! Forsu var anlaşılan! Ya bitmek bilmeyen stok yığmışlar, ya da satın alınan yer “kırılmayacak, desteklenecek” birisi.

İşim yok, bunlara kafa yoruyorum…Kalitesiz bir malı satmayı inatla sürdürmenin mantıkla ilgisi olamaz..Çıkar ile ilişkisi olabilir.

 

Peyak, emekçilerin kuruluşu diye, başta üyelerinin ve benim gibi destekçilerinin sempatisini kazanmıştır. Bizim iyi niyetimizi suistimal eder duruma düştü..

 

Eskiden evime yakın çok espirili bir bakkalım vardı. İstediğim hiçbir marka bulundurmaz hep başka isimdeilerini verirdi. Prensibi, iyi markaların fiyatına daha düşük kalite malları aynı fiyattan satmaktı. Yıllarca dayandım ona. Ama bir noktaya geldi ki…İsan ne kadar affedici olsa gün gelir tek taraflı ilişkiden sıkılır. O hep istediğini satacak, siz onun sattığına mecbursunuz gibi..Bir gün geldi beni kaybetti..

Kibritler yüzünden Peyak’ı da bırakabilirim.

Şimdilik, kavga dövüş beraberiz. Bir gün bir başka marketten kibrit alayım dedim aynı kibrit çıkmasın mı? Çıldırasım geldi..Bu kibritler kader oldu..

 

Bu kibritler neler çağrıştırıyor bir bilseniz? Ülkedeki bozuk düzenin simgesi sanki. Onlar düzelmiyorsa, kibritler de düzelmeyecek. İşler bozulmaya başladı mı her şeye yayılır. Sağcılara kızan solcuların bir işletmeyi doğru dürüst çalıştıramamasına üzülüyor insan. Tüketiciye, kalite ve standarta saygı duyulmaması umut kırıyor.

 

Peyak kibritleri ülkenin maskotu oldu. Devlet daireleri, bankaları, okulları, hastaneleri, trafiği ne zaman düzelecekse, kibritler de o zaman düzelecek.

Bu nedenle ondan kurtulmak mümkün değil. Kaçsan bile yakalar.

                                                        _______________________________           

 

 

Bu yazıdan sonra:

·        Gazeteci izni ile güneye geçen “ömür boyu arkadaşım” Sevgül Uludağ bana birkaç deste “Bedevi kibriti” getirdi…

·        Sol görüşlü bir dostum, “Peyak’ı eleştirmekle iyi bir iş yapmadın” dedi. Çünkü sol gelenekte ve her siyasi grupta “eleştiri” kabul edilmez. “Kol kırılır yen içinde kalır” derler. Eleştiri, halka duyurulmadan kapalı toplantılarda yapılabilir. Bir “özeleştiri” kavramı ürettiler ki, bunun da yapıldığı şüphelidir. Yapılan yanlışlardan dolayı halktan özür dilendiğine pek tanık olmadım..

·        Yazının çıktığı sabah, Eşref Vaiz aradı..Sesi bir garipti. ‘’Nereden çıktı bu Peyak kibritleri?” demez mi? Kafamdan binbir şey geçti. Acaba bu kibritleri ithal ede kişiler yakınları mıydı? Konuşma sürdükçe esas stresini anladım..Talat 2000 cumhurbaşkanlığı seçimlerine CTP’den aday olmuştu..Tanıtım-reklam grubunda çalışan Eşref Vaiz, halka dağıtılmak üzere Talat resimli kibritler satın almıştı..Ya o kibritler de Peyak kibritlerindense? Başı ağrıyacaktı! Sanırım Talat kibritleri iyi çıkmıştı.

·        Açıklaması zor ama, bir kurumun iflas edeceğini, bir politikacının gidici olduğunu önceden sezer ve uyarı yaparım.

·        Bu yazımdan bir süre sonra Peyak battı ve şubeleri kapatıldı..Bu kurum politikaya alet edilmiş, şirketin başkanını milletvekili bile yapmıştı..Tam bir KIT gibi çalıştırılıyor, gereksiz yere siyasi destek sağlayacak fazla eleman çalıştırıyordu..Yazık oldu ama böyle bir işletme “devlet malı deniz” misali kullanılırsa batmaktan başka çaresi kalmaz..Yazık olmuş..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1500 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler