1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'PETROL' ANAYASA MAHKEMESİ'NDE
PETROL ANAYASA MAHKEMESİNDE

'PETROL' ANAYASA MAHKEMESİ'NDE

Petrol dolum tesisi, Anayasa Mahkemesi’ne taşındı Birçok farklı kesimin, siyasi partilerin büyük tepkisine neden olan “Petrol Dolum Tesisi Projesi” konusunda hükümet aleyhinde Anayasa Mahkemesi’ne dava açıldı Farklı siyasi görüş

A+A-

 

Petrol dolum tesisi, Anayasa Mahkemesi’ne taşındı  

 

Birçok farklı kesimin, siyasi partilerin büyük tepkisine neden olan “Petrol Dolum Tesisi Projesi” konusunda hükümet aleyhinde Anayasa Mahkemesi’ne dava açıldı

Farklı siyasi görüşe sahip 13 kişiden oluşan bir grup vatandaş, Yedikonuk sahiline petrol dolum tesisi yapılması konusunda Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporunu kabul eden hükümete karşı Yüksek İdare Mahkemesi’nde açılan davada, kararların iptal edilmesi talep edildi

 Dava gerekçesi olarak hükümetin Anayasa ve yasalara aykırı hareket ettiği işaret edilirken,Yüksek İdare Mahkemesi’nde Anayasanın 152’inci maddesi hakkında hükümet aleyhinde dava açanlar şu kişilerden oluştu:

“Radar Reşat, Ali Erel, Ülker Fahri, Taylan Kav, Fatma Azgın, Orhan Zihni Bilgehan, H. Öner Şerifoğlu, Tağmaç Bilgehan, Yücel Dolmacı, Hüsniye Özer, Selma Bolayır, Mustafa Damdelen ve Zeki Beşiktepeli’den oluşuyor”
  

“İHMAL KABUL EDİLEMEZ”

Davacılar adına abasına açıklama yapan Radar Reşat özetle şunları belirtti

“Petrol Kirliliği, temizlenmesi imkansız olan bir kirliliktir. Kirletilen yörenin eski haline dönmesini sağlayacak bir temizlik yöntemi yoktur. Sadece kirliliğinin minimize edilmesi işlemleri mevcuttur ki o da büyük bir maliyet unsurudur.

Olası bir petrol kirliliğinin mücadelesini verebilecek teknik donanım ve bunun için gerekli bütçe, birçok büyük ülkelerin dahi imkanları dışındadır. Biz de  o imkana sahip olmayanlardanız. Bu nedenle kirliliğe sebep olabilecek yatırım projelerinin Risk Analizi güvenilirliği hayati önem taşır.

En kötü ihtimalle “Doğabilecek hasar ve çevre felaketi” ve bu hasara maruz bırakılma riskine karşı “Ülke ve Ülke Halkının Sigortalanması” ve korunması hususu, proje değerlendirilmesindeki diğer hayati bir unsurdur. Ülkemizi ve dolayısıyla toplumumuzu  yüksek maliyetlerle başbaşa bırakabilme riskini beraberinde getiren böylesine önemli bir projede sözü edilen  Risk Analizi, bu konuda ihtisaslaşmış, ‘Uluslararası Kimliğe’ sahip güvenilir bir kuruluş tarafından yapılması zaruriyeti, ihmal kabul etmeyen bir husustur”

 

“ŞİDDETLE KINIYORUZ”

“Bir ay kadar önce, toplum geleceği için fevkalade hassas ve “Risk Faktörü” büyük olan bu projenin bir karara bağlanmasında, çözümlenmesi ve garanti altına alınması gereken hususları, İçişleri Bakanımız Sayın Nazım Çavuşoğlu makamında ziyaret edilerek, sözlü bir uyarı-öneri özeti  sunulmuş, hemen akabinde de ayrıca  e-mail elektronik posta ile de yazılı olarak kendisine iletilmiştir.

Aradan geçen takriben bir aylık süreçte, bildiğiniz üzere konu medya gündeminden hiç düşmedi. Hala da devam etmektedir.

Toplum geleceğini emanet ettiğimiz Hükümet görevlilerimizin, yazılı ve görsel medyada, çeşitli televizyon kanallarında telaffuz ettikleri bilimsellikten ve profesyonellikten uzak, sığ düşünce mahsulü beyanları, toplumumuzun aydın geleceği müjdesini değil, tam ters, geleceğin karanlığını müjdelemektedir.

Vatandaşlar olarak bunu esefle, teessüfle ve büyük bir teessürle, dikkatinize getirmeyi, bir yurttaşlık görevi, bir yurttaşlık ödevi addetmekteyiz.

Hükümetimizin, kendi yasalarımızı çiğnemesini gözlemlemek yetmiyormuş gibi,  asli görevindeki görev ihmalini, karar almadaki yetersizliğini,  toplum bireyleri fark etmeyecek, kendilerine hatırlatılmayacak zannıyla, takındığı umursuz tavırları da şiddetle kınayanlardanız”

 

ISRARIN SEBEBİ NE?

“ Sözü edinen Petrol Dolum Tesisi projesinin karar verilmesi aşamasında Hükümetimizin şu veya bu nedenle ev ödevini yeterince yapmadığı gibi projenin bütçeye sağlayabileceği katkı ve topluma sağlayacağı  katma değer kazanımı  detayına da girmeden, yetkilerini aşarak tahsis edilmesi düşünülen arazinin üstelik serbest bölge ilan etme taahhüdünde bulunmalarının  ve  işi  oldu bittiye getirme istencinin sebebi  ne olabilir?

Meşru olmayan şaibeli  işlemlerin gündeme getirilmesini davet eden Hükümet’imizin bu tutumunu da kınarken, gerekli denetim araştırmalarıyla, yolsuzluk iddialarını hukuk düzeninin etkinliğiyle suçluları suçlandıran bir hukuk düzeni ve hukukun üstünlüğünü kanıtlayan bir oluşumla,  şaibe ve şaibelilerden  arındırılmış  bir Yönetim güvencesi içinde yaşam sürdürme susamışlığımızı da dile getirmek isteriz.

Hükümetimizi asli görev ihmalinde bulunduğu iddiamızla Anayasa’mızın verdiği vatandaşlık ödevi sorumluluğumuzu üstlenerek yargıya başvurma seçeneğimizdeki kararlılığımızı sayın halkımızla paylaşıyoruz“

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 853 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler