1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Pencereler kapandı, kapılar sürmelendi...'
Pencereler kapandı, kapılar sürmelendi...

'Pencereler kapandı, kapılar sürmelendi...'

Su! Çocukluğumdan en fazla aklımda kalan... Çok küçük bir detay. Ama öğrendik ki zamanla, küçük ayrıntılardır yaşamı anlamlı kılan... "Önemsiz" gibi görünen kimi küçük meseleler, kimi değişimler, "büyük" sevdalardır aslında... Farkında dahi olmadan s

A+A-

 

 

Su!

Çocukluğumdan en fazla aklımda kalan...

Çok küçük bir detay.

Ama öğrendik ki zamanla, küçük ayrıntılardır yaşamı anlamlı kılan...

"Önemsiz" gibi görünen kimi küçük meseleler, kimi değişimler, "büyük" sevdalardır aslında...

Farkında dahi olmadan sizi "siz" yapar, bir toplumu "biz"...

 

* * *

 

Susadığınız zaman nerede olduğunuz fark etmezdi; bir büfe, restoran, komşunun açık kapısı, yol üzerinde bir ev ya da mağaza, iş yeri...

"Bir bardak su" isterdiniz.

Aslında "gadef"...

Pet şişe değil!

Parayla hiç değil...

Bir bardak su, ömre bedeldi o an...

Bir gülümsemeyle birlikte...

 

* * *

 

En tatlı meyve, bakkalda ya da markette satılmadı hiçbir zaman...

Bir başka evin tel örgüsünden sarkan "çala" bademin, hele de "bardak" incirinin tadına doyum olmazdı...

Yeni dünyaya ne demeli...

Ya da yeşil eriğe...

Hele de "tanımadığınız" bir evse ağacı besleyen, biraz da "çekine çekine" asılmışsanız dala...

Daha bir tatlısı asla satın alınamazdı...

Satılamazdı!

 

* * *

 

Belki de eskiler, "göz payı" için özellikle de yol kenarına dikerdi fidanlarını...

Kendi damaklarına da yer etmiş nice meyvenin ve çocukluklarına dair kocaman keyiflerinin hatırına...

Bunun çok da sorun olmamasının sebebi "aç gözlülük" yoktu, bilirdi "kararını" insanlar...

Ve "bencillik" henüz ezmemişti "insanlığın" kafasını...

 

* * *

 

Sonra sonra ağaçların üzerine yazılar asılmaya başlandı...

"İlaçlıdır, kesmeyiniz" diye...

İşte o zaman, bir dönemin de sonu geldi...

Su istemek yerine, satın alma devri de başlarken...

Sonra "Pencereler kapandı, kapılar sürmelendi..."

"Aç gözlülük" galip geldi...

Doymadık...

Yaşamın o küçük ama aslında çok büyük samimiyeti kaybolurken içimizde...

Birer birer yitirdik, birer birer aldılar elimizden, asıl zenginliğimizi...

"Doymadıkça" daha bir "aç"ız şimdi, giderek büyüyen yalnızlıkların gölgesinde...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1251 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler