1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Peki ya içimizde?
Peki ya içimizde?

Peki ya içimizde?

Cebimizde “Kıbrıs” kimliği var, pek çoğumuzun… Ama sadece cebimizde… Peki içimizde? Yaşamın içerisinde yok bu kimlik… Tükeniyor, giderek… Çünkü yitirdik, değerlerimizi, çok önemli oranda… Çünkü “hedefl

A+A-

 

 

Cebimizde “Kıbrıs” kimliği var, pek çoğumuzun…

Ama sadece cebimizde…

Peki içimizde?

Yaşamın içerisinde yok bu kimlik…

Tükeniyor, giderek…

Çünkü yitirdik, değerlerimizi, çok önemli oranda…

Çünkü “hedeflerimizi” yitirirdik, ne yazık.

Yitirdik, birlikte başarmak ve ortak üretmek kapasitemizi…

 

***

“Savaş kaybettirir” denmişti, “Ah SMYRNA’M”ın bir repliğinde, tiyatro festivalinin kapanış gecesi…

Öyle, kazananı yok…

Oysa biz “ganimet”in ve bir anda önümüze serilen onca malın, mülkün, zenginliğin sersemliğiyle kazandık sanmıştık…

Emek vermeden, terlemeden, hayalini kurmadan…

Yıllarca bölüştük, paylaştık, kuruttuk, tükettik.

Oysa onlar “kaybetmişti…”

Biz, kazanmıştık zafer çığlıklarıyla…

Şimdi bir “kaybedene” bakınız…

Bir de bize…

 

***

Üretemiyoruz…

Nüfusumuzu dahi bilmiyoruz…

Çok daha fazla korkuyoruz, gecenin karanlığından…

Nice yalanın, adaletsizliğin, başıboşluğun, laubaliliğin üzerini sermişiz halıyı, “KKTC” diye…

Ve süpürüyoruz altına ha bire…

Süpürdükçe bağırıyoruz, “devletim, yaşayacak, sonsuza dek…”

 

***

Şakşakçılar, yalakalar, çıkar budalaları, günü kurtarıcılar, benciller diyarında…

Cebimizde “Kıbrıs” kimliği var, pek çoğumuzun…

Ama sadece cebimizde…

Peki ya içimizde?

 

 


 

Dün...

 

Meclis “yeni dönemi” açtı.

Yine “nisap krizi” ile...

Hükümet, “ÖRP” desteği olmasa, mahcup başlayacaktı güne....

Öyle bir duygu, eğer hâlâ kalmışsa içlerinde...

 

***

“Samanyolu”ndan bir yıldız kaydı, Berkant’ı uğurladık...

Kim bilir, daha kaç genç “bir şarkısın sen” diye ilk dansını yapacak, anısına...

 

***

Ve ALEX kadro dışı bırakıldı, Fenerbahçe’de... Sözleşmesini yırttı, attı.. Oysa “heykelini” dikmişlerdi geçen hafta...

 

***

“Benim de heykelimi dikecekler” diyen siyasiler...

Dikerler de... Silerler de sonra...

 


 

Tiyatro festivaline veda

 

Kıbrıs Tiyatro Festivali, bitti. Hem de bizim için çok güzel bir sürprizle…

Yaşar Ersoy, hem izleyenlere teşekkür için bir sürpriz yaptı.

Tüm izleyenler adına, çok doğru bir seçimle, Orkun Bozkurt’a “10. Yıl Ödülü”nü verdi.

Her oyunda, değişmez yerindeydi Orkun, tekerlekli sandalyesiyle…

Hem de, tiyatroyu izleyen gazetecileri, köşe yazarlarını sahneye çağırdı.

“Eğer onlar olmasaydı, bu festival böylesine büyümezdi” diyerek…

Heyecanlandım, dolu dolu salona yukarıdan bakarken…

 

***

Yine güzel bir festivaldi, “Ben Bertolt Brecht” ve Dostlar Tiyatrosu bu seneki “gönül oyunum” oldu.

“Zübük” ise hayal kırıklığım, bana, çokça “müsamere” gibi geldi.

“Bir Delinin Hatıra Defteri”ni izleyemedim ancak gidenler, çok etkilendiğini anlattı.

 

***

“Kıbrıs Tiyatro Festivali” yaşamalı, on yıllarca...

Hem de güçlenerek…

Eğer, bir ay boyunca her oyunda salon tamamen dolmuş, bir o kadar insan “bilet kalmadı” diye dert yanmışsa, “külliye”den önce, başşehre tiyatro için yatırım şarttır…

Kıbrıs Tiyatro Festivali’ne tüm emek verenleri, ayakta alkışlayalım bir kez daha…

 

 

 

Bu haber toplam 1051 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler