1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Pasaportlar, UBP ve yasak...
Pasaportlar, UBP ve yasak...

Pasaportlar, UBP ve yasak...

Bakanlar Kurulu oturdu ve “9 Nisan 2012” tarihinde şöyle bir karar verdi: · “Bakanlar Kurulu kararı ile yurt dışına ziyarette bulunacak ve/veya burs, kurs, seminer gibi toplantılara, sosyal kültürel ve sportif etkinliklerine

A+A-

 

 

Bakanlar Kurulu oturdu ve  “9 Nisan 2012” tarihinde şöyle bir karar verdi:

 

·        Bakanlar Kurulu kararı ile yurt dışına ziyarette bulunacak ve/veya burs, kurs, seminer gibi toplantılara, sosyal kültürel ve sportif etkinliklerine katılmak için yurt dışına gidecek olan tüm kamu görevlilerinin, üst kademe yöneticilerinin ve Bakanlar Kurulu kararı ile katkı sağlanarak yurt dışına gidecek olan diğer kişilerin söz konusu ziyaretlerine KKTC veya TC  Pasaportu dışında herhangi bir pasaport ile seyahat etmeye yasak getirildi.

·        Bakanlar Kurulu'nun 9 Nisan 2012 tarihli KKTC veya TC Pasaportu dışında herhangi bir pasaport ile seyahat edilemez" kararına uyulmaması ve tespit edilmesi halinde karara uymayan kişiler yine Bakanlar Kurulu kararı ile verilecek olan "yurt dışı desteğinin" kapsamı dışında bırakılacak.”

                                                          * * *

Kurul bu kararla; kamu görevlilerinin yurt dışı ziyaretlerinde, “KKTC’den mali destekli” ise Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu kullanımını yasakladı.

Bu yasağın mantığı ne olabilir, ciddiyetle ele alınarak incelenmeli…

Şöyle ki; önümüzdeki günlerde Kıbrıs sorununun çıkmaza sürüklendiği, statükonun dişlerini yeniden çıkardığı “federal çözüm, dünyaya açılma” siyasetinden uzaklaşıldığı 2003 öncesi döneme geri döneceğiz.

Cumhurbaşkanı makamına Derviş Eroğlu’nu seçen bir halk olarak cezamızı çekmeye hazırlanıyoruz…

Bu cezayı çekerken 2003 öncesi gibi içe kapanmış, milliyetçi-şoven duyguların zirve yaptığı bir ortamda kalacağız.

Ve bu ortam, tam da UBP rejiminin istediği ortam olacak, Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportlarının istenmediği bir dönem olacak.

Kanımca Nisan ayının başında alınan kısmı yasak kararı genişletilmek istenecek.

Bunlar doğal olarak UBP’nin yapmak isteyeceği politikalar…

Peki, bu pozisyonda Kıbrıslı Türkler olarak bizler ne yapacağız?..

Dünyayı dolaşmamızı sağlayan, dünya vatandaşı saygısı görmemize neden olan Kıbrıs pasaportlarının yasaklanmasını oturduğumuz yerden izleyecek miyiz?

UBP’ye “dur” diyebilecek miyiz?..

İşte bütün mesele bu…  

 


 

 

Futboldaki kavgamız (!)

 

Ne Fenerbahçeliyim…

Ne de Galatasaraylı…

Futbolla uzaktan yakından ilgim yok…

Alâkam olmasa da “sosyal medya” denen internetteki paylaşım sitelerindeki “savaşı” gördükçe canım sıkılıyor.

Fenerbahçeli ya da Galatasaraylı sohbetlerimizde futboldan çok argo dil, küfür ve kişisel hırsla bürünmüş abık-sabık haller sergiliyoruz.

Paylaşım sitesinde bir atışma ki dillere destan.

Futbol konuşulmuyor, “karşı” tarafa karşı beslenen gözü dönmüş ihtiras ve düşmanlık duyguları küfürleri de beraberinde getiriyor.

Koca koca adamlar, burada yazamayacağım kadar küfürlü sözlerle “öteki” takımı ve taraftarlarını suçluyor.

Bunun nedeni nedir?..

Kıbrıslı Türkleri bu hale getiren Türkiye medyasının etkisi midir?..

Aidiyet duygusundaki boşluk mudur?..

Çok merak ediyorum…

Futbol konuşacaksak sadece “futbol” konuşalım lütfen.

Küfürleriniz size kalsın.   

 


 

“23 Nisan” kimin bayramı?

 

Önceki gün sabah Türkiye ve Kuzey Kıbrıs TV kanaları arasında zat yapıyorum.

Gün 23 Nisan…

Türkiye’nin resmi “çocuk” bayramı.

Bizim TV’leri KANAL SİM hariç tümünde resmi kutlamalar var!..

Türkiye TV’lerinde ise normal yayın akışları.

Kadın, sağlık, magazin programları…

Benim anlamadığım şu: 23 Nisan Kıbrıslı Türklerin mi bayramı, yoksa Türkiye’nin mi?..

Bu bayram işine ilgimiz Türkiye’den daha fazla sanki.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 933 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler