1. YAZARLAR

  2. Mert Özdağ

  3. Partili Partisizler Partisi (!)
Mert Özdağ

Mert Özdağ

Yazarın Tüm Yazıları >

Partili Partisizler Partisi (!)

A+A-

 

 

Geleneksel siyasi partilerde ‘işleyiş’  ve ‘karar alma’ süreçlerinin kimi zaman yavaş ilerlemesi dezavantaja neden oluyor.
Bunu çeşitli örneklerle görmek mümkün.
Geleneksel anlayışla yönetilen ‘siyasi parti’, ülke gündemine gelen bir konuda ‘fikir’ beyan etmek için bazı toplantılar yapmak zorunda…
Önce Parti Meclisi (PM)…
PM’de onlarca görüş, tartışma, fikir…
Sonra Merkez Yönetim Kurulu (MYK)…
Belki de MYK’dan sonra yine PM…
Genel Sekreterle, Başkan’la görüşmeler, toplantılar…
Görüşmeler, tartışmalar, buluşmalar, gayrı resmi fikir teatileri, falan filan…
Siyasi parti ‘görüşünü’ açıklamadan geçen saatler, günler, haftalar…
Artık böylesi yavaş süreçlerin yeterli olmadığı bir dönemdeyiz.
Medya çok daha hızlı.
Sosyal medya var.

Gazetelerin internet siteleri 24 saat aktif.
Siyasi partiler çok daha süratli olmak zorunda artık…
Bu nedenle son dönemlerde kurulan sivil inisiyatiflerdeki işleyişi çok daha yapıcı buluyorum.

Birçok siyasi görüşe sahip insan grupları bir çatı, belli bir hedef altında buluşuyor ve ortak bir tavır ortaya koyuyor, üstelik siyasi partilerden çok daha süratle!
Reddediyoruz.
Girne İnisiyatifi.
Mağusa İnisiyatifi.
Dayanışma.
Su Platformu.
Lefke Platformu.
FEMA.
Vesaire, Vesaire, Vesaire…
                                                           
*  *  *

Aslında sözünü ettiğim sivil inisiyatiflerde ‘sivrilen’ şahısların birçoğunun belli siyasi partilerde de faal olduğunu görüyoruz.
Ya da en azından daha önce faal oldukları kesin.
Üstelik birçoğu üretimleri, siyaset yapma becerileri ve vizyonları ile toplum ile medyanın ilgisini çekiyor.
Peki neden bu değerli kişiler üyesi ya da sempatizanı oldukları siyasi partilerde değil de ‘sivil’ inisiyatiflerde politika yapmayı tercih ediyorlar?

İşte bunun çok nedeni vardır ve bu konu irdeleme değerdir.

• Birincisi yukarıda bahsettiğim geleneksel partilerin bitmek bilmez uzayan ‘fikir oluşturma’ ve ‘tavır geliştirme’ süreçleri…
• İkincisi partilerdeki siyaset yapmayı güçleştiren geleneksel hiyerarşik yapı.
• Üçüncüsü partilerdeki gelenekselleşmiş iktidar olma hırslarının bu sonucu olarak ortaya çıkan ve nasırlaşan gruplaşmalar.
• Ve bu karmaşanın içinde çalkalanan yeniden şekillenen ‘değerlerlerden uzak siyaset’ anlayışı…

Bu 4 neden, kimi siyasi partilerde siyaset yapmayı çok zor hale getiriyor artık, ne yazık.
Hal böyle olunca herkes kendi kafasına göre konuşmaya başlıyor!
Üyesi, hatta PM üyesi olduğunuz partide toplumsal bir mesele için fikir beyan etmek ve bu fikrin ‘parti politikası’ olmasını sağlamak isteseniz kendinizi sonu gelmez bir sürecin içinde bulabilirsiniz!
-“ PM’de konuşalım”
-“Genel Sekreter’le konuştun mu?”
-“Acaba başkan bu işe ne der?”
Bu ve buna benzer birçok tepki ile karşılaşmanız dışında arkanızdan söylenenler de cabası…
-“Acaba X’in adamıdır bu da böyle düşünür?”
-“Bu kesin X’çidir, ondan bunlar kurultay için lobi yapar, çok da dikkate almamak lazım”
-“Bunlar PM’de çoğunluk olsun diye söyler bunları”
Mealinde arkanızdan bin bir türlü dedikodu yapılabilir!
Peki sivil inisiyatifler öyle mi?
Hayır!
En azından şimdilik.
Üstelik bu inisiyatiflerde aktivistseniz aday olma-seçilme gibi bir kaygınız da yok.
Zira bu oluşumlar seçime girmeyecek, bu nedenle kimse ‘aday listeleri’ de kaleme almıyor.
Kimse inisiyatifte iktidar olma adına hırçınlaşmıyor.
Kimse köşe başında lobi yapmıyor.
Kimse ‘liste çalışması’ yapmıyor üstelik!
Ve ağır-hantal bir hiyerarşik yapı yok.
Herkes siyaset yapmanın derdinde…

                                                           
*  *  *

Bizim ‘partili’ siyaset geliştirmek, kendini ön plana atmak ve bir şeyleri değiştirmek için bu kez partisi yerine sivil inisiyatifte bulur kendini, haklı olarak!
Bu nedenledir ki artık kimi geleneksel siyasi partilerimizin karar alma ve fikir beyan etme süreçlerini çok daha hızlı ve katılımcı yapmak zorundadır.
Katılımcılıkla ilgili “E napalım her hafta PM toplarık, isteyen istediğini PM’de söylesin” diyebilirsiniz.
Unutulmamalıdır ki hayat PM’lerden ibaret değil.
Hele gündem hiç değil!

Siz bir konu hakkında tavır takınana kadar bakmışsınız kendi vekilleriniz sosyal medyada fikir beyan etmiş, kendi PM üyeleriniz sivil inisiyatiflerde hukuk süreçleri başlatmış, rakip siyasi partiler bir adım öne çıkmış…
Seçim, yine partiler arasında olacak.
“Peki ne yapmalı” dediğinizi duyar gibiyim.
E onun kararını da artık siz verin.
Ama ne olur bu kararı hızlı verin.
Bana sorarsanız, hızlı olun, daha katılımcı olun, iktidar kavgalarını bir yana bırakın, yenilenin değişin!
Ama ne olur bunları hızlı yapın.
Bilmem anlata bildim mi?

---------------------------------------------------

• BİR YORUM

Siyasetin fırsatçılığı…

Girne'deki "Emirname" konusunda uzun süredir "ortak bir mücadele" sürdürülüyor.
Emirnamenin "ara emri" başvurusu için de yine ortak bir strateji kararı üzerinde uzlaşma sağlanmış.
Hatta, önce CTP Genel Başkanı Talat açıklamıştı, Mühendis Odaları'nı kabulünde...
İlgili meslek odalarının yargıya başvurması, daha sonra partilerin ara emri için müracaatı gibi bir uzlaşı vardı.
HP bir gün önce gitti, başvuruyu yaptı.
"Önce biz yaptık" algısıyla da şampiyonluğu üstlendi (!)
Yeni siyaseti fırsatçılıktan da arındırmak gerek.

-------------------------------------------------------

• BİR SORU

BRT'de 'BARIŞ' haberlerine sınırlama mı var?

BRT Televizyonu'nda sabah gazeteler okunuyor: YENİDÜZEN'e geliyor sıra...
"Ara Emri Hükümeti", Akıncı'nın sözleri, Haspolat'taki grev, Türkiye'ye vize...
Tümü okunuyor.
Bir haber hariç, "KÜLTÜREL BARIŞ'...
Oysa, Salamis'teki bu önemli iki toplumlu buluşma, sadece YENİDÜZEN'de var.
Gözden mi kaçıyor?
Peki nasıl kaçıyor?
Niye kaçıyor?


------------------------------------------------------

Ve şok Tahsin olmayan bişeyle görüşmeler yaptı! TAK'taki haber şöyle "Tahsin Ertuğruloğlu dün, ABD Kongresi Milletvekilleriyle ikili görüşmeler gerçekleştirdi" ama acı gerçek şu ki Kongrenin milletvekili yok!  (Murat Kanatlı)

Bu yazı toplam 1195 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar