1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Parti başkanlığına tabii ki yeniden adayım'
Parti başkanlığına tabii ki yeniden adayım

'Parti başkanlığına tabii ki yeniden adayım'

UBP Genel Başkanı ve Başbakan İrsen Küçük, yılsonunda gerçekleşecek olan UBP Kurultayı’nda yeniden parti başkanlığa aday olacağını açıkladı: “Parti başkanlığına tabii ki yeniden adayım” • “Sayın Büyükelçi’nin izahı,

A+A-

 

 

 

UBP Genel Başkanı ve Başbakan İrsen Küçük, yılsonunda gerçekleşecek olan UBP Kurultayı’nda yeniden parti başkanlığa aday olacağını açıkladı:

 

“Parti başkanlığına tabii ki yeniden adayım”

 

·        “Sayın Büyükelçi’nin izahı, yönetici derken sendika yöneticilerine atıfta bulunduğuydu. ‘Bu yaşananlar Kuzey Kıbrıs’taki idarelerin sorun çözme konusunda pek güçlü olmadıklarını göstermiştir’ açıklamasına çıplak gözle baktığınızda hükümeti de kapsar ancak Sayın Büyükelçi’nin kesin olarak bana izahı sendika yöneticilerini hedef aldığıdır”

 

·        “(1300 TL asgari ücretle bir ay geçinmek)Kolay değil muhakkak, kolay değil ama dikkat ederseniz dünyada hala daha ekonomik sıkıntılar devam ediyor. Tabi ki bazı fedakarlıkların her tarafta yapılması lazım, karşılıklı. Az önce sizin söylediğiniz gibi ülkemizi yönetirken bir taraflardan talimat almak istemezsek fedakarlık da yapacağız. Hiç fedakarlık yapmadan bir yere gitmemiz mümkün değil”

 

·        “Kısmetse (parti başkanlığına) tekrar adayım, gerçi bunları konuşmak için erkendir. Kurultaya 10-11 ay var. Bunlar medyada erken gündeme gelen konular. İlk defa soruldu...”

 

·        “Sayın Eroğlu seçimini yapmıştır, cumhurbaşkanlığına aday olmuştur. Cumhurbaşkanı olarak bugün Kıbrıs Türkü’nün lideridir, UBP’nin değil. Dolayısıyla cumhurbaşkanıyla partiyi ve başbakanlığı karıştırmamak gerekir”

 

   UBP (Ulusal Birlik Partisi) Genel Başkanı ve Başbakan İrsen Küçük, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça’nın kendisini ziyaret ettiğini ve “Kuzey Kıbrıs’taki idarelerin sorun çözme konusunda pek güçlü olmadıkları”na dair olay yaratan açıklamasını izah ettiğini belirtti.

   Küçük, “Sayın Büyükelçi’nin izahı, yönetici derken sendika yöneticilerine atıfta bulunduğuydu. ‘Bu yaşananlar Kuzey Kıbrıs’taki idarelerin sorun çözme konusunda pek güçlü olmadıklarını göstermiştir’ açıklamasına çıplak gözle baktığınızda hükümeti de kapsar ancak Sayın Büyükelçi’nin kesin olarak bana izahı sendika yöneticilerini hedef aldığıdır” diye konuştu.

   “Ülkemizi yönetirken bir taraflardan talimat almak istemezsek fedakarlık da yapacağız” diyen Başbakan Küçük, 1300 TL asgari ücretle bir ay geçinmenin kolay olmadığını ancak bazı fedakarlıklar yapılması gerektiğini söyledi.

    Özelleştirme konusundaki eleştirileri de yanıtlayan Küçük, “UBP seçim bildirgesine özelleştirmeyi yazdı, halka sundu ve halk da bize %44 oy verdi. Dolayısıyla yeni bir referanduma gerek yok” dedi.

   Parti başkanlığına yeniden aday olacağını da ilk kez Yenidüzen’e açıklayan Küçük, “Sayın Eroğlu seçimini yapmıştır, cumhurbaşkanlığına aday olmuştur. Cumhurbaşkanı olarak bugün Kıbrıs Türkü’nün lideridir, UBP’nin değil. Dolayısıyla cumhurbaşkanıyla partiyi ve başbakanlığı karıştırmamak gerekir” diye konuştu.

 

“REFERANDUMA GEREK YOK”

 

·        Soru: Ülkemizde bazı sıkıntılar yaşanıyor. En son KIB-TEK’in özelleştirilmesi konusunda bazı sıkıntılar oldu, sonra bu konuda uzlaşıya varıldı. Ancak özelleştirme yasası hala daha meclisin gündeminde ve aslında ekonomik ve ticari değeri olan kurumların özelleştirilmesini içeriyor. Buna yönelik eleştiriler de var. Demokratik bir yöntemle örneğin referanduma giderek halkın özelleştirme hakkında ne düşündüğünü sormayı düşünüyor musunuz?

·        Küçük: Biz zaten halka gittik, referandum yaptık. Ne zaman? 2009’da seçimde yaptık, o da bir referandum değil mi? UBP seçim bildirgesine özelleştirmeyi yazdı, halka sundu ve halk da bize %44 oy verdi. Dolayısıyla yeni bir referanduma gerek yok.

 

“PROGRAMDA ÖZELLEŞTİRME DE, ÖZERKLEŞTİRME DE VAR”

 

·        Soru: Özelleştirme yasası tüm kurumları kapsıyor ancak KIB-TEK’i özerkleştirme konusunda anlaştınız...

·        Küçük: Bu özelleştirme yasası bir çerçeve yasasıdır, orada hiçbir kuruluşa atıfta bulunmaz. Hükümet gerek duyduğu, o kapsamdaki kuruluşlar için bir çalışma yapacak ve tabii ayrı yasalarını da çıkarmak gerekiyor. Bizim buradaki amacımız muhtemelen özelleştirilecek bir kurumda çalışanların boşta kalmamasıdır. KTHY’de özelleştirme olmamıştır, şirket iflas etmiştir. Açıkta kalan 280 personel vardır, bunların 91 tanesini çeşitli yöntemlerle istihdam ettik, geriye 190 personel falan kaldı. Yasa bunların da devlette istihdamını ve hizmet yıllarının da karşılığını almalarını öngörür. Yasanın bu kadar  insancıl yönleri de vardır.

Ekonomik programa baktığımızda da, hedef KİT’lerin özelleştirilmesi veya yeniden yapılandırılarak özerkleştirilmesi sağlanacaktır. Biz programın dışına çıkmadık, programın içindeyiz, orada özelleştirme de var, özerkleştirme de var. Dolayısıyla programın dışına çıkmış değiliz.

 

“İŞSİZ KALMA DİYE BİR ŞEY YOK”

 

·        Soru: Yasada istihdam fazlalarından ve bir komisyon kurulacağından da bahsediliyor. Bu komisyon karar verince birileri işsiz kalır mı diye de endişeler var?

·        Küçük: İşsiz kalma diye bir şey yok, onların bir taraflara devri vardır, öyle bir olay yok. O bölümdeki fazlalıkların devletin başka birimlere dağıtılmasıdır. Nasıl ki 91 KTHY çalışanını tahsil durumlarına göre, KTHY’de geçmişte yaptıkları iş becerilerine göre çeşitli kuruluşlara dağıttık, bundan sonrakileri de aynı şekilde dağıtacağız.

 

·        Soru: KTHY çalışanlarından istihdam edilenler hangi kriterlere göre belirlendi, herhangi bir kriter açıklanmadı?

·        Küçük: Kriter şuydu, “en fazla muhtaç olanları alalım” dedik. O konuda çeşitli çalışmalar oldu. Ortaya birkaç kriter kondu. Karı-koca KTHY’de çalışıp işsiz kalanların bir tanesi, şehit çocukları varsa onların alınması gibi. Hakikaten çok ihtiyaç sahipleri varsa onların alınmasına dikkat edildi. Zaten kısa bir süre sonra hepsinin alınmasını öngörüyoruz. Kimse açıkta kalmayacak.

 

“PROTOKOL KIBRIS’TA HAZIRLANMIŞTIR”

 

·        Soru: Türkiye Büyükelçisi Akça Kuzey Kıbrıs’taki idarelerin sorun çözme konusunda pek güçlü olmadıklarını söyledi.  Bu eleştiri hükümete yapılmışsa, bunun başında da siz bulunuyorsunuz. Ayrıca toplumda, ülkenin hükümet tarafından yönetilmediği, Türkiye’den gelen direktifleri uyguladığına yönelik bir kanaat var. Ne diyeceksiniz?

·        Küçük: O haksız bir eleştiri, bunu açık söyleyeyim. Türkiye’nin direktifleri değil, bizim uygulamalarımız. Tabi ki karşılıklı yapılan protokoller ve anlaşmalar kalıcıdır, devamlılık arzeder. 2010-2012 yıllarında kamunun etkinliğinin ve özel sektörün rekabet gücünü artırması programı hazırlanmıştır. O günün Başbakanı’yla, Türkiye’nin Kıbrıs’tan Sorumlu Devlet Bakanı bu protokole imza atmıştır. Bu protokole göre biz çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu talimatsa ve “Türkiye’den gelmiş” diye isimlendirilirse ona bir diyeceğim yok. Bu çalışma Kıbrıs’ta hazırlanmıştır, günün Başbakanı ve Türkiye’nin Kıbrıs’tan Sorumlu Devlet Bakanı imzalamıştır ve yürürlüğe girmiştir. Az önce de okuduğum özerkleştirme bu kapsamın içindedir. Biz anlaşmalara ve kurallara göre hareket ederiz.

 

“BÜYÜKELÇİ SENDİKA YÖNETİCİLERİNE ATIFTA BULUNDU”

 

Dün (perşembe)Sayın Büyükelçi ziyaretime geldi, o açıklamasını konuştuk. Sayın Büyükelçi’nin izahı, yönetici derken sendika yöneticilerine atıfta bulunduğuydu. “Bu yaşananlar Kuzey Kıbrıs’taki idarelerin sorun çözme konusunda pek güçlü olmadıklarını göstermiştir” açıklamasına çıplak gözle baktığınızda hükümeti de kapsar ancak Sayın Büyükelçi’nin kesin olarak bana izahı sendika yöneticilerini hedef aldığıdır.

 

“1300 TL İLE BİR AY GEÇİNMEK KOLAY DEĞİL AMA FEDAKARLIK YAPILMASI LAZIM”

 

·        Soru: Asgari ücrete son toplantıda bir artış yapılmadı ama elektriğe, tüpgaza, benzine ve pek çok tüketim malına zam yapılıyor. 1300 TL asgari ücretle sizce bir ay geçinmek mümkün mü?

·        Küçük: Kolay değil muhakkak, kolay değil ama dikkat ederseniz dünyada hala daha ekonomik sıkıntılar devam ediyor. Tabi ki bazı fedakarlıkların her tarafta yapılması lazım, karşılıklı. Az önce sizin söylediğiniz gibi ülkemizi yönetirken bir taraflardan talimat almak istemezsek fedakarlık da yapacağız. Hiç fedakarlık yapmadan bir yere gitmemiz mümkün değil. KIB-TEK çalışanlarına da aynısını söyledim, karşılıklı olarak fedakarlık yapılması gerektiğini, çalışanların da bazı fedakarlıklarda bulunmasının şart olduğunu, kaçınılmaz olduğunu söyledim. Ekonomik sıkıntı içerisinde olan dünya ekonominin düze çıkması için çeşitli tedbirler alıyor. Güney Kıbrıs, Yunanistan, İtalya hatta İngiltere gibi ülkeler kendi bünyelerinde bazı tedbirler almışlardır. Biz bu süreç içerisinde çalışanların, bir yıllık hayat pahalılığı ödeneği hariç, hiçbir hakkına dokunmadık. Hatta geçen yıl biriken %3’lük hayat pahalılığını Ocak ayında 13 maaşlarına ilaveten %3 artış vererek başladık. 2011 yılında sadece bir yıllığına hayat pahalılığını erteledik. Bu yıl Ocak ayından itibaren hayat pahalılığını yeniden uygulamaya başlıyoruz.

 

·        Soru: Peki bir yıllık kayıp?

·        Küçük: Bir yıllık bir erteleme yaptık. Çalışanlardan tek talebimiz o oldu ve 2011 yılını o şekliyle geçirdik. Maaşların azaltılması, işten durdurmalar, bazı iş kollarından personel azaltılması yoluna hiç gitmedik.

 

·        Soru: Sonuçta insanların alım gücü düştü...

·        Küçük: Muhakkak yani bir fedakarlık yapacağız belli bir süre için.

 

Soru: Hükümet ve yöneticiler fedakarlık yaptı mı?

Küçük: Aynı şekilde onlar da hayat pahalılığını almadı. Daha yüksek maaş daha yüksek kesinti aldı. Bu erteleme olunca üst kademeler daha fazla kayba uğramıştır.

 

“ADAYIM”

 

·        Soru: Cumhurbaşkanıyla aranızda bir iktidar mücadelesi var, zaman zaman sorunlar yaşanıyor, bu açıklamalara da yansıyor. Diğer taraftan UBP içinde de ön plana çıkan bir muhalefet var. Zaman zaman toplantılar sonrasında basına bilgi de veriliyor. Bu durumda bir sonraki kurultayda yeniden aday olmayı düşünüyor musunuz?

·        Küçük: Tabii ki adayım. Kısmetse tekrar adayım, gerçi bunları konuşmak için erkendir. Kurultaya 10-11 ay var. Bunlar medyada erken gündeme gelen konular. İlk defa soruldu...

 

“EROĞLU SEÇİMİNİ YAPTI”

 

·        Soru: Sizce Eroğlu UBP’nin lideri midir, bunu kabul ediyor musunuz?

·        Küçük: Sayın Eroğlu seçimini yapmıştır, cumhurbaşkanlığına aday olmuştur. Cumhurbaşkanı olarak bugün Kıbrıs Türkü’nün lideridir, UBP’nin değil. Dolayısıyla cumhurbaşkanıyla partiyi ve başbakanlığı karıştırmamak gerekir. Sayın Eroğlu ile herhangi bir kavgamız yoktur sizin söylediğiniz gibi.

 

PARTİ İÇİ GERGİNLİKLER...

 

·        Soru: Gerginlikler basına yansıyor zaman zaman...

·        Küçük: Bu büyük partilerde olan olay. Dikkat ederseniz sizin sorduğuınuz sorular içindeki gelişmeleri ülkemizde hangi partilerde görürüz? İki büyük partide. Kimdir bunlar? UBP ve CTP. Neden? Çünkü bunlar büyük partidir. Dolayısıyla aynı şeyi 2 milletvekilli DP’de görmek mümkün değil, TDP 3 milletvekiliyle sıkıntı olsa bile fazla su yüzüne çıkmaz. Ama UBP’nin 27 milletvekili var, CTP’nin 15 milletvekili var. Bunlar hareketli partilerdir, bu iki partinin büyük tabanları var. Bunu gözardı etmemek lazım. Ben 1976’dan beri aktif politika yapan birisiyim. Parti içinde bu gibi hareketler veya medyada yer alan bu gibi söylemler ilk defa olmuş değil. Şimdi fark basın daha da gelişmiştir, medya genişliyor, haliyle medya daha fazla ses getiriyor. Yoksa eskiden yok muydu? UBP birkaç defa yavrulamış bir partidir, CTP de zaman zaman sarsıntı geçirmiş küçülmüş, büyümüş, tekrar küçülmüş bir partidir. Bunlar bana göre doğaldır ve normaldir. Çünkü siz iddialısınız, iktidar partisisiniz veya ana muhalefet partisisiniz. Burada konum farklıdır, bunu gözardı etmemek lazım.

 

·        Soru: UBP olarak müzakerelerde Cumhurbaşkanı Eroğlu’na destek veriyorsunuz. Masada federasyon var. UBP’nin federasyonu destekleyen bir kararı var mı? Yoksa masadaki federasyon değil midir?

·        Küçük: Masadaki federasyondur. Partinin farklı bir kararı olmadığına göre... Biz daha birkaç hafta önce parti meclisi toplantımızda Sayın Eroğlu’na destek kararı çıkaran bir partiyiz. Sayın Eroğlu federasyonu görüşüyor.

 

“EROĞLU ÇÖZÜM İSTEYEN BİR CUMHURBAŞKANI GÖRÜNTÜSÜ ÇİZDİ”

 

·        Soru: UBP’de daha önce federasyon karşıtı kararlar alınmıştı ama...

·        Küçük: Geçmiş yıllarda konfedesaryon olarak alınmış kararlarımız var. Aradan yıllar geçmiş, politikada büyük gelişmeler olmuş. Cumhurbaşkanı seçildikten sonra Sayın Eroğlu’ndan ne beklenirdi? Sayın Talat’ın bıraktığı yerden devam etmemesi öngürülürdü. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin tam arifesinde Sayın Soyer, Çakıcı ve Avcı ile KanalT’de parti genel sekreteri olarak bir programa çıktım. Orada tartışmamız içerisinde bu soru gündeme geldi. Ben “bir çözüm istiyorsak tabi ki kalan yerden devam etmek mecburiyetindesin. Görüşmecilik görevini alacaksan, bir çözüm istiyorsan bunu kabul etmek durumundasın, aksi taktirde çözümsüzlüğe oynayacaksın” demiştim. Şimdi Sayın Eroğlu geldi, çözüm isteyen bir cumhurbaşkanı görüntüsü çizdi ve dolayısıyla kaldığı yerden götürmeye çalışıyor.

 

“MÜZAKERELERDE DAHA ETKİLİ BİR DÖNEM BAŞLAYACAK”

 

·        Soru: Son Greentree Zirvesi’ni nasıl değerlendiriyorsunuz ve bundan sonrası için beklentiniz nedir?

·        Küçük: Greentree’de bazı konularda bazı gelişmeler olduğunu görüyorum. Özellikle yönetimin seçimi, nüfus ve vatandaşlıklar konusunda bazı gelişmeler olmuştur. Tabi esasını Sayın Cumhurbaşkanı Kıbrıs’a geldikten sonra öğreneceğiz. Detaylı bilgi aldıktan sonra değerlendirme yapacağız. Görünüşe göre çoklu br konferansa gidilme hazırlıkları mevcut. Önümüzdeki iki ay, yani Şubat ve Mart aylarını önemli aylar olarak görüyorum. Bu iki ay içerisinde liderler özellikle Kıbrıs’taki müzakere sürecinde bazı ilerlemeler geliştirmek mecburiyetindedirler. Sayın Genel Sekreter Sayın Downer’in vereceği rapor ışığında karar vereceğini açıkça ortaya koymuştur, dolayısıyla şimdi liderler bir yerlere gelmek için kendilerini zorlayacak. Dolayısıyla daha etkili bir dönem başlayacağı inancı içerisindeyim.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 2899 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler