1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Paraya doymayanlar öteki tarafa da götürme şansınız yok, aldanmayın
Paraya doymayanlar öteki tarafa da götürme şansınız yok, aldanmayın

Paraya doymayanlar öteki tarafa da götürme şansınız yok, aldanmayın

S.O.S Çocuk Köyü’nden çocuklarla birlikte yemek yedik, önceki akşam... Amerikan Büyükelçiliği’nin düzenlediği özel, samimi, anlamlı bir geceydi... S.O.S Çocuk Köyü, “uluslararası” bir organizasyon ve Kıbrıs adasında, sadece kuzey

A+A-

 

 

S.O.S Çocuk Köyü’nden çocuklarla birlikte yemek yedik, önceki akşam...

Amerikan Büyükelçiliği’nin düzenlediği özel, samimi, anlamlı bir geceydi...

S.O.S Çocuk Köyü, “uluslararası” bir organizasyon ve Kıbrıs adasında, sadece kuzeyde faaliyet yapıyor...

Bu önemli organizasyonu adaya taşıyan etkin isimlerden biri Günay Çerkez, başkan Erdil Nami ve S.O.S Çocuk Köyü Sorumlusu Ahmet Akarsu ile de bol bol sohbet imkanı buldum,  o güzelim çocukların gözlerindeki ışığa tanıklık ederken.

 

***

 

S.O.S’in gözetiminde, uluslararası standartlar ve kriterle yaşamını sürdüren tam 109 çocuk var...

Çoğu, ülkeye göçmen gelmiş ailelerin, burada doğan çocukları.

Tümünün “biyolojik” anne, babası var aslında...

Ama bakıma, korumaya, gözetime muhtaç 109 çocuk, geleceğe güvenle bakıyor şimdi.

Örneğin, 6 kardeş var beklemede, yeni bir “ev” için..

Çünkü S.O.S Çocuk Köyü’nde evler 6 kişilik ve kardeşler ayrılmıyor.

6 kardeş için yeni bir ev hazırlanıyor şimdi.

15 yaşına kadar Lefkoşa’daki köyde çocuklar kalıyor çocuklar.

16-20 yaşında, Girne’de Gençlik Evi’nde...

Ve sonra yarı bağımsız yaşam için de danışmanlar gözetiminde, kendi evlerinde yaşıyor gençler, kendi işlerini ve geleceklerini kuruyor. Yine S.O.S’in gözetiminde.

Bugün, üniversitelerde öğretim görevlisi olmuş, kendi işini kurmuş, bankalarda çalışan pek çok genç var, S.O.S’ten yetişmiş...

S.O.S’in tüm gelirini “bağışlardan” karşılaması hedefleniyor.

Oysa, geride kalan 20 senede, , gelirlerinin ancak % 55’i bağışlardan karşılanabiliyor.

133 ülkede faaliyet gösteren bu kurum, ilk 3 senede, gelirlerinin tümünü bağışlardan karşılamayı başarıyor.

Tek tek sayıyorum meşhur zenginlilerimizin ismini ve soruyorum “bağış yapıyorlar mı” diye..

Yok!.. Ne acı ki, yok...

Onlar “küplerini doldurmakla” meşgul, hâlâ...

 


‘Ani bitişler bir yandan da ani başlangıçlardır...’

 

“Yıldızlı ve Yağmurlu Geceler...”

Dostlarıma en fazla tavsiye ettiğim romandır...

Hani, kendi hayatlarından kaçan... Ve bir adada, bir anda dünyaları kesişen insanların, yeniden kendileri ve yaşamla yüzleşmeleri...

“Ani bitişler... Bir yandan da ani başlangıçlardır” dedirtir insana...

Ya “İtalyanca Aşk Başkadır...”

“ Herkes gerçekten yapmak istedikleri için daha cesaretli olabilseydi, yaşadığımız dünya çok farklı olurdu.“

Ne güzel de anlatmıştı sırılsıklam sevme hallerimizi, “Birisini sevdiğin kesin, bir uçurtma gibi havalarda uçuyorsun” diyerek...

 

 

***

 

Bir Dilek Tut Benim İçin...

Aşk Bir Kere...

Geri Döneceksin...

Yalnız Kadınlar Sokağı...

“Maeve Binchy'nin romanlarını okumak eve dönmek gibi bir şey” diye anlatmış yazarı The Washington Post...

İtalyan yazar, gazeteci, iyi bir feminst ve bana “sevmeleri” sevdiren Maeve Binchy dün öldü...

Eğer aşkın mucizelerine inanıyorsanız hâlâ eserleri yaşıyor, bekliyor sizi!..

Güzel kadın, hep gülümse olduğun yerden...

 


Tuttuğum Tweetler

 

·        “Son zamanlarda sistemden / sistemsizlikten en fazla şikayet edenler,bu sistemin/sistemsizliğin beslediği,bu besinle bulunduğu yere gelenler.. (Nezire Gürkan)

 

·        “Herkes nasıl da aklıyor kendini! İlkesiz siyaset yapanlar eleştiriliyor ama siyasetçi dışında kimsenin ilkeli olmasına gerek yok!” (Tufan Erhürman)

 


Görev (!)

 

   Küçük, “KKTC devletini ilelebet yaşatmak ve yüceltmek hepimizin görevidir” demiş!.

    Bu yönde BM’ye bir mektup yazarak ‘görevini’ yapabilir mesela (!)

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1029 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler