1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Panolarda BAŞBAKAN
Panolarda BAŞBAKAN

Panolarda BAŞBAKAN

1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın ölümünün ardından, Eroğlu-İrsen Küçük çekişmesi yine kendini gösterdi. 1. Cumhurbaşkanı Denktaş'a yönelik anmaların merkezini Cumhurbaşkanı oluştururken, İrsen Küçük'ün kendi ismine sokak panolarına duyuru yapması ve Denkt

A+A-

1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın ölümünün ardından, Eroğlu-İrsen Küçük çekişmesi yine kendini gösterdi. 1. Cumhurbaşkanı Denktaş'a yönelik anmaların merkezini Cumhurbaşkanı oluştururken, İrsen Küçük'ün kendi ismine sokak panolarına duyuru yapması ve Denktaş'ın fotoğraflarının altına imzasını atması, "protokole uygun düşmedi" yorumlarına neden oldu.

 

 



 

Saygısızlık budur işte!

 

 

 


 

Gül, Demirel’i uçağına alacak mı?


Milliyet Gazetesi Köşe Yazarı Aslı Aydıntaşbaş, Türkiye’den 1’nci Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın cenaze törenine gelecek olan TC Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün uçağına bir ismi  daha almasını istedi.

 

Aslı Aydıntaşbaş, köşe yazısında o ismi şöyle dile getirdi:

 

“…devlet erkânı Denktaş’ın Salı günkü cenazesine tam kadro katılmayı planlıyor.

Gönlümden geçen, Türkiye’ye yakışan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Lefkoşa’daki resmi törene giderken, Denktaş’la yakın mesai yapmış 9’uncu ve 10’uncu cumhurbaşkanları Süleyman Demirel ve Ahmet Necdet Sezer’i de uçağına alıp beraber gitmesidir. Ama özellikle de Demirel’i.

Gül, aktif siyasetteyken bu iki ismi kıyasıya eleştirmişti. Onlar da Allah için Gül’ün Çankaya’ya çıkmasını kolaylaştırmadılar.

Ancak cenazeler, hele de Denktaş’ın cenazesi, siyaset üstü olmalıdır.

 

…siyasi kariyeri boyunca Kıbrıs davasıyla uğraşmış ve Denktaş’ın yakın dostu olan Süleyman Demirel’in yeri, Salı günkü THY-Lefkoşa seferinin 1A koltuğu değil, Cumhurbaşkanı’nın kullandığı Ana uçağı olmalıdır.”

 

 


 

 

Bir ‘tarih’ göçtü

 

“Görüşmeler, seçimler, KTFD, KKTC derken, Raif’i kaybetti Denktaş ailesi. Raif’i kaybettik bir trafik kazasında.  Çok trajik ve zamansız bir kayıptı herkes için. Ama başta ‘Baba Denktaş’,  ailesi için “Bu kaçıncı kayıp Erdinç ?” demişti bana o gözyaşı dolu günlerden birinde.  Ve daha bir sürü şey...

Söyleyecek bir şey, verecek bir yanıt yoktu.

Yaşadığı sürece her şeye ama her şeye göğüs germiş, gerebilmişti ama Raif’i kaybetmek çok yıkmıştı onu.

Aile,  uzun bir süre toparlayamadı kendini. ‘Baba Denktaş’ içlerinde, kendini en çabuk toparlayan oldu sanırım.  Çünkü ‘Dava’ henüz bitmemişti.

Yaşadığı sürece çok sevdiği Kıbrıs için, doğru bildiği yoldan hiç sapmayarak mücadele etti.  İnandı ve  yorulmadan, yılmadan, yürüdü, yürüdü, yürüdü….

Bir tarihti.

Toprağı bol olsun.”

ERDİNÇ GÜNDÜZ

 


 

 

Hem Denktaş'ı anıp, hem yetkililere mesaj nasıl verilir?

 

“Anneannem onunla büyümüştü.
Annem onunla büyüdü.
Ben onunla büyüdüm.
Oğlum onunla büyüdü.
Şimdi artık yok.
Rauf Denktaş öldü.
Ölümün ardından çok fazla bir şey söylemeyi sevmem. Rauf Bey’in dünya görüşü ve pek çok fikrini sevmedim. Tutucu buldum. Hatta tutuculuğunun Kıbrıslı Türklerin önünü tıkayan bir üslup olduğunu düşündüm, savundum.
Fakat bireysel olarak uluslararası arnadaki bir imajımızı kaybettiğimizin de farkındayım.
Yaslı ailesine ve tüm sevenlerine sabır diliyorum.
Denktaşsız bir Kıbrıs’ta hiç yaşamamıştım. Çok farklı geliyor kulağıma.
O artık yok...”

ÇİĞDEM DÜRÜST

 


 

"Gazeteci de ağlar"

 

“Düşüncesini sonuna kadar savundu. Son nefesine kadar, “Rumlar anlaşma istemez, isterse Ada’nın tamamını ister” düşüncesini dillendirdi. Hatta en son kızı Ender Denktaş’a, “Hristofyas’a söyle burada bir Cumhuriyet var” sözleri de onun “bağımsızlık“ tutkusunun bir göstergesiydi. Denktaş, savunduğu düşüncelerle doğru mu yaptı yanlış mı yaptı? Bunu tarih yazacak! Ancak Türk dünyası çok önemli bir lideri kaybetmenin acısını yıllarca hissedecek. Bu son cümleyi de “gözyaşları” arasında yazıyorum. Gazeteci haber yazarken ağlar mı? Denktaş için ağlar...”

 

Sefa KARAHASAN

 

 


 

“Ardından söylenecek çok söz vardır tabi... Ama benim büyüdüğüm kültürde, ölen bir kişinin arkasından kötü konuşulmaz. İyi birşey söylemeseniz olur. Ancak kötü konuşma olmaz.. Susmak ve en azından bir rahmet okumak gerekir... Sonuçta, o da birilerinin canı ciğeriydi... Denktaş ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum... Allah rahmet eylesin... Siyasi düşüncelerine yakın sayılmam. Ama onunla birkaç güzel anım vardır... O'nda bir çocuk yüreği vardı; böyle; 14-15 yaşında bir çocuk... Hayvanları, özellikle köpekleri severdi. Epeyce kuşları vardı... O'na, kanarya ve posta güvercinleri vermiştim. "Bunlar aydan bile gelir" demiştim. Sevinmişti... 1995'de yabani çiçek fotoğraflarından sergi açmıştım. O yardım etmişti... Esprileri de harikaydı. Çevreciydi de... Kaplumbağaların korunması çalışmalarına, bir söylememle hemen yardım etmişti, anında... Doğayı anız yakma kötülüğünden kurtarmak için de hemen o an gerekli yardımı yapmıştı... Dediğim gibi; birilerin de canı ciğeriydi...”
Mustafa Gürsel’in profilinden
 
***
“Ölene rahmet, geride kalanlara uzun ömür dileyelim ve bırakalım tarih yargılasın!... bilimin ve gerçeklerin ışığında... Biz tartışalım ama isimler değil, fikirler üzerinden.”
Hakan Cakmak’ın profilinden
***
İnançlı duruşu, renkli kişiliği, nükteli ve sıcak haliyle hepimizin hayatında derin izler bıraktı. Önünde saygıyla eğiliyoruz...
Nezire Gürkan’ın profilinden

***Olaylar, tarihler ve de şahıslar hep bildiklerimiz doğrultusunda belleğimizde iz bırakır... eminim herkesin Rauf Denktaş'a ait bir izi vardır anılarında! siyaset tartışmaları bir yana, kısa süreliğine de olsa güzelliklerle dolu siyah-beyaz anıların örtüleri kaldırılsın; tarihte bir sayfa kapanırken!

Dilek Karaaziz Şener’in profilinden
 
 
 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1627 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler