1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Pahalıyız...
Pahalıyız...

Pahalıyız...

Ülke olarak çok pahalıyız. Bunu hepimiz biliyoruz. Zaten yaşıyoruz. Buna rağmen bizi yönetenler her gün yeni zamlarla ülkeyi daha pahalı yapmaktan çekinmiyorlar. Çünkü onlar için başarı “memur maaşlarını ödemek”tir. Bu kadar basit. Ay sonu

A+A-

 

Ülke olarak çok pahalıyız.

Bunu hepimiz biliyoruz. Zaten yaşıyoruz. Buna rağmen bizi yönetenler her gün yeni zamlarla ülkeyi daha pahalı yapmaktan çekinmiyorlar.

Çünkü onlar için başarı “memur maaşlarını ödemek”tir.

Bu kadar basit.

Ay sonu geldiğinde memurun, emeklinin maaşını ödediniz mi herşey yolunda demektir.

Gerisi ne isterse yapsın. Nasıl geçinirse geçinsin. Elektriği, suyu, dükkan kirasını nasıl öderse ödesin.

Bizim kimsenin tanımadığı devletimiz  bir memur devletidir ve öyle olmayı sürdürmekte ısrarlıdır.

Her gün devlet dairelerine arka kapıdan iş bilmeyen, hiçbir beceri ve yeteneği bulunmayan yandaşları doldurmak UBP hükümetinin en büyük becerisidir.

Üstelik bunu yaparken gizleme gereğini de duymazlar. Açık açık “ne yani UBP’lileri almayıp da kimi alacağız” demekten de çekinmezler.

Sonra da katlanan memur maaşlarını ödeyebilmek için iğneden ipliğe herşeye zam yaparlar.

Ülkemizin pahalı olması onları ilgilendirmez. Ama bu ülkede yaşayan bizleri çok yakından ilgilendirir.

Birincisi alım gücünün sürekli düşmesiyle beraber eve giden ekmek hergün biraz daha küçülür.

İkincisi Ülkeye gelen turist sayısı artsa bile niteliği her geçen günle birlikte biraz daha düşer.

Üçüncüsü bir bilim ve eğitim yuvası olması gereken, ama önemli bir sektör olarak bakılan üniversitelerimize gelen yabancı öğrenci sayısı her yıl biraz daha azalır.

Dördüncüsü de 2004 referandum dönemi öncesi ve ertesinde esen çözüm rüzgarlarıyla beraber konut sahibi olarak ülkemize yerleşen binlerce İngiliz de artık geri dönüş yapmaya başladılar. Çünkü İngiltere’den aldıkları emekli maaşlarıyla KKTC’de yaşayabilmeleri nerdeyse imkansız hale geldi.

Bütün bunları düşündüğümüzde KKTC’de öncelikli sorunumuzun pahalılığı önlemek olduğu kendiliğinden anlaşılmaktadır.

Üniversitelerimize özellikle Türkiye’den gelen öğrenci sayısındaki önemli düşüşün asıl nedeni bence ülkemizin çok pahalı olmasıdır.

Şimdi üniversitelerimiz harçları indirse bile bu pahalı ülkeye öğrenci gelirken iki defa düşünmek durumundadır. Çünkü öğrenci aileleri okul harcından başka kira, yemek, sosyal giderler, yol parası ve benzeri harcamaları da hesaplamak zorundadır. Eğer bir öğrenci fastfood yediğinde bile 15-20 TL verirse yalnız yemek parası olarak ayda kaç para ister varın siz hesap edin.

Turist gelirken de durum aynıdır.

Her ne kadar da sayı olarak özellikle üçüncü ülkelerden gelen turist sayısında görülen artışlar tamamen ”teşvik” paralarına dayalı artışlardır. Turizm acenteleri sırf devletin verdiği teşvikten yararlanmak için otelleri de sıkboğaz ederek düşük fiyatlarla paket hazırlamaktadır. Bu sayede paket fiyatlar çok çok düşürülmüştür. Doğal olarak  bu fiyatlarla ancak bu kalitede turist getirebilirsiniz. Böylece turist sayısında artış olmasına rağmen ülkeye bırakılan turist başına katma değer oranlarında çok yetersiz kalınmaktadır.

KKTC’de birkaç yıl önce sayıları 10 bini geçen İngiliz emekliler için de durum aynıdır.

Her geçen gün satın aldığı konutu elden çıkararak ülkemizi terkeden bu insanların başka şikayetleri yanında en önemli şikayetleri aldıkları emekli maaşı ile geçinememeleridir. Üstelik bunların çoğu market alışverişlerini çoğunlukla güneyde yapmaktadırlar.

Buna rağmen ülkemizin pahalılığı onları çok sevdikleri Kıbrıs’ın kuzeyinden kaçırmaktadır.

KKTC’den kaçmakta olan önemli bir kesim de Londra’daki akrabalarımızdır. Her yıl tatillerini Kıbrıs’ta geçirmekte olan bu insanların sayısı da giderek azalıyor.

Markete gittikleri zaman Londra’daki markette arabayı doldurdukları, hem de diringa doldurdukları paraya burada ancak yarım edebiliyorlarsa bu üleye neden gelsinler?

Ya da burada gittiği ortalama bir resturnantta ödediği para, Londra’da, ortalama bir resturantta ödediği para kadar, ya da biraz daha fazla olursa bu ülkeye neden gelsin?

***

KKTC Maliye Bakanı ve KKTC’in gerçek Maliye Bakanı TC Büyükelçisi’nin söylediği “ekonomi iyiye gidiyor, gelirler artıyor, fiyatlarda güneyle ve Türkiye’yle denklik sağlanıyor” gibi ayakları basmayan açıklamalar hayatın gerçekleriyle uyumlu değil.

Bu açıklamalar ancak ülkeyi bilmeyenleri tatmin eder. Yoksa bu ülkede yaşayan, bu ülkeyi bilen, bu ülkede alışveriş yapan, bu ülkenin resturantına giden, bu ülkenin otelinde kalan herkes neyin ne olduğunu bilir.

Bu ülke pahalıdır. Hem de çok pahalıdır.

Maliye bakanının ve esas maliye bakanının yapması gereken her gün zam yaparak ülkeyi daha da pahalılaştırmak yerine, bu ülkeyi gerçek anlamda ucuzlatacak ekonomik tedbirleri almaktır.

Gerisi boş laftır.

Boş laflara da bizim karnımız toktur.       

 

    

 

Bu haber toplam 908 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler