1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ÖZERSAY, 'MAĞUSA SÖYLEŞİLERİNDE'
ÖZERSAY, MAĞUSA SÖYLEŞİLERİNDE

ÖZERSAY, 'MAĞUSA SÖYLEŞİLERİNDE'

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun Özel Temsilcisi Kudret Özersay, Mağusa Söyleşileri’ne konuk oldu Greentree’ye özlü müzakere için gidiliyor • ÖZLÜ MÜZAKERE… Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun Özel Temsilcisi Kudret Özer

A+A-

 

 

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun Özel Temsilcisi Kudret Özersay, Mağusa Söyleşileri’ne konuk oldu

 

Greentree’ye özlü müzakere için gidiliyor

 

 

·        ÖZLÜ MÜZAKERE… Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun Özel Temsilcisi Kudret Özersay, Kıbrıs Türk tarafının Greentree zirvesine, BM Genel Sekreteri’nin çizdiği güzergah doğrultusunda özlü müzakere yapmak için gideceğini ifade etti

 

·        DONDURMA, ERTELEME, ASKIYA ALMA… Özersay, zirvede, dondurma, erteleme, askıya alma veya buzdolabına koyma yöntemlerinden hiç birinin Türk tarafı için kabul edilebilir olmadığının, bu senaryoların Kıbrıslı Türklerin geleceği açısından son derece tehlikeli senaryolar olduğunun altını çizdi

 

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun Özel Temsilcisi Kudret Özersay önceki akşam Gazimağusa Belediyesi’nin Mağusa Söyleşileri’ne katılarak 30-31 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen Greentree zirvesinin ardından müzakerelerde gelinen aşamayı, Türk tarafının 2. Greentree zirvesinden beklentilerini değerlendirerek, müzakerelerde Türk tarafına yöneltilen bazı eleştirileri yanıtladı.

1. Greentree toplantısının ardından müzakerelerde çok sayıda toplantı yapıldığını ifade eden Özersay, bu müzakerelerde mülkiyet konusunun, federal yürütmenin seçimi, dış ilişkiler konusunda kurucu devletlerin ne tür uluslararası anlaşmalar yapabilecekleri konularının ele alındığını, vatandaşlık konusunda da BM uzmanlarıyla bir takım tartışmaların yapıldığını ifade etti.

 

HAZIRLIKLAR AL-VERİN ZEMİNİ

Özersay, 1. Greentree zirvesinin ardından sürdürülen müzakerelerde çok fazla ilerleme kaydedilmemiş olsa dahi, yapılan hazırlığın 22-24 Ocak tarihleri arasında 2. Greentree toplantısında yapılması öngörülen al-verin zeminin teşkil edecek nitelikte olduğunu dile getirdi.

 

“YEMEK İYİCE PİŞTİ…”

Özersay, 2. Greentree zirvesi öncesinde tarafların spesifik konularda birbirlerinin neyi kabul edip neyi kabul edemeyeceklerini bilir durumda olduklarını belirterek, “Artık bu yemek iyice pişmiştir. Bundan sonra yapılacak olan şey Greentree toplantısında gerçek anlamda al- vere girmek olmalıdır” dedi.

Özersay, tarafların BM’ye isteği doğrultusunda 2. Greentree zirvesinde al-verin zeminini oluşturacak kapsamlı çözüm belgesi sunduklarını hatırlatarak, “Bu belge ve diğer gelişmeler sürecin kritik bir noktaya gidiyor olduğunun göstergesidir” dedi.

Tarafların kapsamlı çözümü nasıl gördüklerine ilişkin belgenin sıradan belge olmadığını, harita içermediğini söyleyen Özersay, Annan Planı öncesinde de BM’nin taraflardan yine çözümü nasıl gördüklerine dair belge sunmalarını istediğini hatırlattı.

 

“BAZI BELGELER, KAPSAMLI ÇÖZÜM BELGESİ HALİNE GELEBİLİR”

 

Özersay, son 10 yıldır 3 Cumhurbaşkanı’nın müzakere heyetinde yer alan biri olarak sürecin çok ciddi bir noktaya geldiğini söyleyebildiğini, eğer bir takım unsurlar bir araya gelirse BM’ye sunulan belgelerin bazı süreçlerle birlikte kapsamlı çözüm belgesine dönüşme ihtimali olduğunu söyledi.

BM Genel Sekreteri’nin liderlere gönderdiği mektupta “son aşmaya gelindiğinden bahsetmesinin önemli bir gelişme olduğunu kaydeden Özersay, son aşamanın 4 unsuru içerdiğini ve bunların birbirine bağlantılı olan mülkiyet ve vatandaşlık konusunda verilerin taraflar arasında paylaşılması, Greentree toplantısında özlü müzakere, harita ve rakamın müzakere edilmesi ve çok taraflı konferans olduğunu belirtti.

 

“SÜREÇ ÇÖKEBİLİR DE…”

 

Son aşamada bu 4 unsurdan biri yaşanırken sürecin çökme ihtimali de olduğuna işaret eden Özersay, BM’nin son aşamanın 4 unsurunun adım adım yerine getirilmesini öngördüğünü ve eldeki tüm enstrümanların tüketilmesini ve Kıbrıs sorununun bu süreçte çözülüp çözülemeyeceğinin görülmesini amaçladığını kaydetti.

 

TÜRK TARAFINA SUÇLAMALAR

 

Özel Temsilci Kudret Özersay, müzakerelere ilişkin Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’na ve müzakere heyetine yönelik bazı suçlamalara da yanıtlar verdi.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu döneminde müzakerelerin geriye gittiği yönünde eleştiriler olduğuna dikkat çeken Özersay, Kıbrıs Rum tarafının 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat döneminde de Türk tarafının 2 devlet istediğini yüzlerce kez söylediğini, Hristofyas’ın bu söylemini Talat döneminde beri söyleye geldiğini, yine Hristofyas’ın aynı dönemde müzakerelerde ilerleme olmadığını defalarca kullandığını kaydetti.

Özersay, Kıbrıs Rum tarafının bu söylemleri bir strateji üzerine dillendirdiğini, Hristofyas’ın müzakerelerde ilerleme olduğunu açıklaması halinde al-ver noktasına gelineceği için bu cesareti gösteremediğini Hristofyas’ın al-ver sürecini bir taviz noktası olarak gördüğü için bu söylemi kullanmak dahi istemediğini ifade etti.

 

HALK KONSEYİ

 

Diğer bir suçlamaya daha dikkat çeken Özersay, süreçte sendikaları ve sivil toplum örgütlerini müzakereler hakkında bilgilendirmek amacıyla kurulan Halk Konseyi toplantıları için kimsenin kimseden icazet almasının istenmediğini, Halk Konseyi’ne başvuran kimsenin geri çevrilmediğini, sadece kayıt istendiğini dile getirdi.

Özersay, Halk Konseyi’ne Cumhurbaşkanı Eroğlu’nu destekleyen grupların katıldığı görüşüne de katılmadığını, söz konusu toplantıyı belirli bir siyasi çizgiye oturtmanın yanlış olduğunu söyledi.

 

“MÜZAKERELER TÜRKİYE’NİN DİREKTİFİYLE YÜRÜMÜYOR”

 

Özersay, müzakerelerin Türkiye’nin direktifleriyle yürütüldüğü yönünde Kıbrıs Türk tarafına başka bir suçlama getirildiğini kaydederek, “Güvenlik, garantilerin uluslar arası boyutları, asker çekilme ve detayları haricinde toplamda 6 tane başlık varsa bu sürecin içinde, bu müzakere sürecini biz yönetiyoruz. Bütün önerileri biz geliştiriyoruz. Kimsenin de iznini almıyoruz. Kıbrıs Türk tarafı bu kompleksten kurtulmak zorundadır. Bizim bu müzakereleri yönetecek kapasitemiz vardır, biz yapıyoruz bunları…” dedi.

Özersay, Kıbrıs Türk tarafının çok taraflı toplantıyı baskı aracı olarak kullanmak ve çözüm empoze etmek için istediği yönündeki iddianın de temelsiz olduğunu, Türk tarafı için çok taraflı toplantının hedef veya bir amaç değil, araç olduğunu ifade etti.

Özersay, 2004 yılından bu yana Kıbrıs Rum tarafının hakemliği ve arabuluculuğu reddetmesi nedeniyle çok taraflı bir toplantının öneminin arttığını belirtti.

 

“END GAME” SON HAMLE

 

Söyleşide soruları da yanıtlayan Özersay, BM Genel Sekreteri’nin sarf ettiği “end game” (son oyun) kavramının tesadüf olmadığını, devam eden müzakere sürecini başarıya ulaştırmak için son hamle olduğunu belirtti ve bunu olumlu yorumladıklarını kaydetti.

 

PETROL VE DOĞALGAZ

 

Özersay, petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerinin müzakereleri nasıl etkileyeceği yönündeki bir soruya karşılık olarak da bunun hem olumlu hem olumsuz tarafları olabileceğini Kıbrıs Rum tarafının uzlaşmaz tavrını artırabileceği gibi, uluslararası aktörlerin çatışma ihtimaline karşı Kıbrıs sorununun çözülmesi gerektiğini görerek harekete geçebileceklerini söyledi.

 

UBP’nin konfederasyon vizyonunun müzakerelere yansıyıp yansımadığının sorulması üzerine Özersay, Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun her platformda yeni federal ortaklık kurulmak üzere müzakerelerin devam ettiğini söylemekte olduğunu, müzakere zemini federasyon olduğu için aksi halde müzakerelerin devam edemeyeceğini söyledi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 950 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler