1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ÖZELLEŞTİRME VE CTP TEZLERİ
ÖZELLEŞTİRME VE CTP TEZLERİ

ÖZELLEŞTİRME VE CTP TEZLERİ

19 Nisan 2009 seçimlerinden sonra tek başına hükümet kuran UBP, özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra halka karşı ve halka rağmen yasalar geçirmekte, toplumsal varlık ve değerlerimizin özelleştirme kisvesi altında “peşkeş” çekilmesine

A+A-

 

19 Nisan 2009 seçimlerinden sonra tek başına hükümet kuran UBP, özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra halka karşı ve halka rağmen yasalar geçirmekte, toplumsal varlık ve değerlerimizin özelleştirme kisvesi altında “peşkeş” çekilmesine göz yummakta ve vesile olmaktadır.

 

CTP’nin Şubat 2011’de kabul ettiği Parti Tezlerinde toplumsal değerlerimizin ve kamu kuruluşlarının özelleştirilmesine kesin bir biçimde karşı durulmuş, gerekirse özerk yönetimlerin kurulması önerilmiştir.

 

Aşağıda CTP’nin Parti tezlerinden alıntılarla ekonomi ve özelleştirme ile ilgili görüşlerimizi, bu önemli ve sıkıntılı dönemde yeniden vurgulamak ve hatırlatmak istedim:

 

“(…) Bu olası yanlış uygulamalarla Kıbrıslı Türk emek ve sermaye birikimlerinin varlığı ve etkinliği risk altına girebilir diye de bir endişe taşımaktayız. Tüm bu hassasiyetlerimiz, Kıbrıs’ın kuzeyinde gündeme gelebilecek özelleştirme uygulamalarında, her bir kurumun durumunun her yönden detaylı bir şekilde incelenmesinde ve toplumsal çıkarlarımıza halel getirilmeksizin, söz konusu uygulamaların yaşama geçirilmesinde partimize büyük bir sorumluluk yüklemektedir.

Ancak her şeye karşın bilinmelidir ki PARTİMİZ KIB-TEK’İN, TELEKOMÜNİKASYONUN, HAVA VE DENİZ ULAŞIMININ, KOOPERATİF VE KAMU BANKALARININ, SU ANA KAYNAKLARININ VE BENZERİ TEMEL KURUMLARIMIZIN ÖZELLEŞTİRİLMESİNE VE TAŞERON ELİYLE ÇALIŞTIRILMASINA KARŞIDIR VE BU KURUMLARIMIZIN ANCAK ÖZEL SEKTÖR PAYDAŞLARIYLA BİRLİKTE DAHA VERİMLİ HALE GETİRİLİP İNSANLARIMIZA DAHA İYİ HİZMET GÖTÜRMELERİ KONUSUNDA YAPILABİLECEK ÇALIŞMALARA MÜLKİYET VE ANA HİZMETLERİ KAMUNUN ELİNDE KALACAK ŞEKİLDE DESTEK VEREBİLİR.

 

 

 

 

 

(…) CTP-BG, kamunun, statükonun ve ülkede kurulan “çarpık ekonomik sistem”in sonucu olarak ortaya çıkmış olan “şişkinliği”nin giderilmesi adına, yine statükonun yaratıcıları ve savunucuları tarafından gündeme getirilen vizyonsuz uygulamaları da ülkenin gerçekleriyle bağdaşmayan, samimiyetsiz girişimler olarak görmektedir. Parti bu noktada, statükonun sahiplerinin, kendi yarattıkları ‘ucube’ yapıyı sürdürme adına gerçekleştirmeye çalıştıkları sözde reformlara, özde Kıbrıs Türk halkının birikim ve deneyimlerini çökertmeye yönelik uygulamalarına karşı çıkmaktadır(...)

 

(…) (UBP’nin antidemokratik, hukuk dışı ve özelleştirme uygulamalarına) karşı çıkılmasının başlıca sebebi, bunların insanımızın yaşam kalitesini geriletecek ve demokratik değerlerimizi erozyona uğratacak, emekçileri ağır sömürü koşulları ile karşı karşıya bırakacak ve Kıbrıslı Türk girişimci ve üreticilerin de saf dışı kalmasını getirme niyeti taşıyan eğilimler olduğunun tespit edilmesidir(…)

 

(…) statükonun sözde reform girişimlerine karşı çıkan CTP-BG, kamunun ekonomi üzerindeki rolünü ele alırken, bunun yanlış anlaşılmaması ve tabulaştırılmaması gerektiğinin de bilincindedir. Kıbrıs Türk halkının var olması ve gelişmesi hedefini gözeten Partimiz; açıkça tekelleşme, işsizlik, sendikasızlık, grev ve toplu sözleşme hakkı olmayacak çalışma koşullarını getireceği bilinen özelleştirme adı altındaki “peşkeş” çekme girişimlerini uygulamaya sokmanın Kıbrıslı Türklerin geleceği açısından ciddi sakıncaları olduğu tesbitini yapmaktadır(…)

 

 

 

 

 

 

 

 

(…) CTP-BG, bugüne kadar varlığını sürdürmüş ve Kıbrıslı Türklere birçok açıdan büyük zararlar verdiği açık bir biçimde görülen ve Kıbrıs’ın kuzeyinde “siyaseten ayrılıkçılığı sürdürebilmek için uygulanan sağlıksız model ve ekonomik yapı ve yaklaşımını” artık daha fazla sürdürülebilir bulmamaktadır. Partimize göre kamu, düzenleyici ve denetleyici rollerinin yanı sıra, siyasetten arındırılmış bir şekilde ekonomik sistem içinde sisteme de zarar vermeyecek bir konumda faaliyetlerini sürdürebilmelidir. Partimiz özel ve kamu kuruluşlarının toplumsal sahiplenme bütünlüğünde yer alacağı her tür açık bilanço ve uygulamalarıyla, yani ekonomide de demokrasinin var olacağı bir düzeni savunmaktadır. Dolayısı ile Partimiz, etkin, verimli ve teknik bir kamu yönetimi ve kamu işletmeciliği anlayışının yanısıra; çalışanların sosyal güvenlik ve sendikalaşma gibi haklarının teslim edileceği, istihdam olanaklarını çeşitlendirecek, her açıdan güçlü bir yerel özel sektör anlayışı üzerinde durmaktadır. Böylesi bir ekonomik yapılanmanın, sosyal adalet ve demokratik hukuk düzeni anlayışı ile bütünleşmesi halinde toplumsal varlığımızın gelişeceğini öngörmekteyiz(…)”

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1012 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler