1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Oynamadan kazanmak
Oynamadan kazanmak

Oynamadan kazanmak

Futbolda, oynamadan kazanmak da bir erdemdir veya şanstır ama, dere her zaman kütük getiremez. İşte dün Çatalköy Nihat Bağcıer Stadı’nda oynanan ve farklı hedefleri olan iki takım Kaymaklı ile Düzkaya arasındaki karşılaşma bu atmosferde geçti. Bu m

A+A-

 

 

Futbolda, oynamadan kazanmak da bir erdemdir veya şanstır ama, dere her zaman kütük getiremez.

İşte dün Çatalköy Nihat Bağcıer Stadı’nda oynanan ve farklı hedefleri olan iki takım Kaymaklı ile Düzkaya arasındaki karşılaşma bu atmosferde geçti. Bu maçı 2-0 kazanan K.Kaymaklı zirvede Çetinkaya ile baş başa kaldı.

Hafta içerisinde K.Kaymaklı eski Teknik Direktörü Vehbi Özerem’in Düzkaya futbolcusu  Hüseyin Şevki’ye yaptığı şike iddialarının yarattığı gergin havanın gölgesinde başlayan karşılaşmada her iki takımda, bir kaza golüne uğramamak için oyuna temkinli başladı.

Buna rağmen, maçın ilk tehlikeli pozisyonu daha üçüncü dakikada geldi. Bu dakikada, Kaymaklı’ın en iyilerinden Yasin Kurt’un mükemmel ortasına aynı güzellikte kafayı vuran Ertaç’ın bu kafasını şahane bir şekilde kurtaran Sedat, doksan dakikanın en spektaküler hareketine damga vurdu.

Bu pozisyonun ardından, tamamen orta sahada yoğunlaşan Düzkaya ile K.Kaymaklı defanslarını da geride çakılı bir şekilde monte edip alan daraltınca, her iki takım için  pozisyon bulmak “çölde su bulmaya” benzedi.

Ev sahibi Düzkaya, Kaymaklı forvetlerinden çekinmiş olacak ki, Hüseyin Şevki-Tolga ikilisi sadece atak keserken, hücum için orta sahaya top bile gönderemedi.  Orta sahada ise, son haftaların Yıldızı Noah, Serdar Dural, Halil Çürük Volkan Ortakçı, Serdar Dural’ın bu alanda üzerine sorumluluk almaması nedeniyle üretkenliğini yitirdi.

Durum böyle olunca da, Düzkaya’nın  hücumdaki etkili silahları Sherman ile Şenol adeta sahada kayboldu. Tabii, bu noktada Federasyon Kupası dahil son yedi maçta gol yemeyen genç kaleci Ufuk’la birlikte gedik vermeyen Nazım Aktunç, Çağan Çerkez, Bilal Ceyan ve bu maçta izin alınamadığı için yer alamayan Çağrı Kıral ile Mehmet Kaygısız’dan oluşan Kaymaklı defansının da ayakta alkışlamak gerekir. Bu arada, Kaymaklı’nın Çağrı Kıral’ın bindirmelerini ve Mehmet kaygısız’ın hücuma çıkışlarını aradığı gözlemlendi.

Aslında ,K.Kaymaklı’nın oyun kurgusunun Düzkaya’dan farkı yoktu. Yukarıda övgüler düzdüğümüz K.Kaymaklı defansı da aynı şekilde çakılı bir şekilde sahaya yayılırken, orta sahada yeniden görev verilen Hüseyin Adal, Jeffrey Makoti, Hamis Çakır bir türlü organize olamadı.

Bu futbolcuların yanlış pasları, bir ara saha içerisinde başta Ertaç, Mustafa Yaşinses ve Debola ile hiç de hoş olmayan diyalogların yaşanmasına neden oldu. Hele hele, gol atma hırsı içerisindeki Ertaç’ın Jeffrey, Hüseyin Adal ve Hamis’i adeta kalaylamalarına tanık olundu.

Karşılaşmanın ilk yarısında, bir türlü istenilen pasları alamayan bu nedenle,  sahada varlığı ve yokluğu belli olmayan Mustafa Yaşinses’in, karşılaşmanın ikinci yarısında yarattığı üç pozisyondan ikisi gol olurken, bir anda yıldızlaşması maçın en ilginç anekdotu idi.

Bu arada, ev sahibi konumunda olan Düzkaya’nın ilaç niyetine tek bir pozisyonu olmaması da karşılaşmanın diğer ilginç bir anekdotu oldu.

Her iki teknik adamın hücum futbolu yerine, kontrollü ve garantiye oynama tercihleri, Özarabacı ile Piro’nun oyun karakterlerini yansıtır gibiydi. 

Zaman zaman, gösterdiği kartlarda hızını alamayan orta hakem Savaş Tilki, bu zor maçı yine de iyi yönetti. Her iki takımın, fanatik taraftarlarının tepki gösterdiği Tilki, kanımca bu maçtan yüzünün akı ile çıktı.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 637 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler