1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. OyaKamp
OyaKamp

OyaKamp

İstanbul Kültür Üniversite Öğretim Üyesi, Klinik Psikolog, Psikoterapist Yrd.Doç. Dr. Nevin Eracar, hem bir uzman, hem de bir otistik annesi. Farklı gelişen çocukların ve ailelerinin ihtiyaçlarını sadece gözlemlemiyor aynı zamanda yaşıyor. Doç. D

A+A-

İstanbul Kültür Üniversite Öğretim Üyesi, Klinik Psikolog, Psikoterapist Yrd.Doç. Dr. Nevin  Eracar, hem bir uzman, hem de bir otistik annesi. Doç. Dr. Nevin Eracar, otistiklere tatil imkanı sağlayan OyaKamp’ı Face to Face’e anlattı

 

Otistiklerin tatil keyfi, OyaKamp...

 

·        “Çok erken ele alabildiğimiz çocuklarda gerçekten otistik belirtiler aşılabiliyor. Ancak her otistik de birbirinden farklı. Aile ile de çalışmak mümkün olduğunda gelişmeler daha sevindirici olabiliyor”

 

·        “Farklı özelliklerde kişilerin birlikte var olabilmesi, yaşantılar ve deneyimler üretebilmesi, kendiliğinden kaynaşma sağlayabiliyor. Her iki tarafın da ayrı kazançları oluyor”

 

·        “Yetkinlikleri yönünde bir uygulama becerisi ve işyeri çalışanlarıyla sağlanan bir işbirliği, gözlem ve yeniden yapılandırma gibi adımlarla da destekleniyor. Her insan gibi, otistiklerin de yapabilecekleri bir iş mutlaka var”

 

·        “Tabi ki dünyaya insan davet etmek, onun insanca bir yaşam kurabilmesi konusunda sonuna kadar desteklemeyi gerektiriyor. Yani aile çocuğu hangi özelliklerde olursa olsun, kendi başına veya kendi ayakları üzerinde durabilecek bir donanımı çocuğuna sağlamak istiyor”

 

   İstanbul Kültür Üniversite Öğretim Üyesi, Klinik Psikolog, Psikoterapist Yrd.Doç. Dr. Nevin  Eracar, hem bir uzman, hem de bir otistik annesi.

   Farklı gelişen çocukların ve ailelerinin ihtiyaçlarını sadece gözlemlemiyor aynı zamanda yaşıyor. Doç. Dr. Nevin Eracar, otistiklere tatil ve kaynaşma imkanı sağlayan OyaKamp’ı 1996 yılından beri yaptıklarını söyledi. Doç. Dr. Eracar, “Farklı özelliklerde kişilerin birlikte var olabilmesi, yaşantılar ve deneyimler üretebilmesi, kendiliğinden kaynaşma sağlayabiliyor. Her iki tarafın da ayrı kazançları oluyor” dedi.

   “Her insan gibi, otistiklerin de yapabilecekleri bir iş mutlaka var” diyen Doç. Dr. Eracar, farklı gelişen çocuklara meslek edindirme konusundaki projelerini de anlattı.

   Farklılıklarla birlikte yaşama/bütünleşme/entegrasyon için kalıcı, sürdürülebilir ve yaygınlaşabilir bir model çalışması olan OyaKöy’ün de hizmet ve işleyiş ile mimari projesinin hazır olduğunu ancak kaynak sorunlarını aşmak gerektiğini vurguladı.

   Doç. Dr. Nevin Eracar, “Dünyaya insan davet etmek, onun insanca bir yaşam kurabilmesi konusunda sonuna kadar desteklemeyi gerektiriyor. Yani aile çocuğu hangi özelliklerde olursa olsun, kendi başına veya kendi ayakları üzerinde durabilecek bir donanımı çocuğuna sağlamak istiyor. Eğitim için elinden gelen ne varsa yapmak istiyor. Otistikler içinse, tabi ki diğer psikiyatrik bozuklukların birçoğu için de, durum çok farklı. Ailenin en yoğun kaygısı kendi yaşamının sonlanması sonrasında otistik bireye kimin sahip çıkacağı yönündeki güvensizlikler. Yaşam Köyü Projemiz yani OyaKöy - Otistikler Yaşamla Bütünleşme Köyü az önce ifade etmeye çalıştığımız farklılıklarla birlikte yaşama/bütünleşme/entegrasyon için kalıcı, sürdürülebilir ve yaygınlaşabilir bir model çalışmasıdır” diye konuştu.

   2008 yılında Kuzey Kıbrıs’ı ziyaret ettiği zaman ilk yaşam köyünün Kuzey Kıbrıs’a yapılması konusunda yetkililerle yaptığı görüşme hakkında da bilgi veren Doç. Dr. Eracar, sonrasında herhangi bir gelişme olmadığını kaydetti. “Sanırım toplum liderleri çoğu zaman siyaset içinde sıkışıp asıl hizmetleri gözden kaçırabiliyorlar” dedi.

 

“NEDENLERİ HENÜZ TAM OLARAK TANIMLANAMAMIŞ BİR HASTALIK”

 

·        Soru: Otizm nedir? Otizm tedavisi hakkında 2008 yılında yaptığımız röportajda geliştirdiğiniz gelişimsel eğitim ve tedavi modeliyle erken yaşta ele aldığınız çocuklarda hiç otistik belirti kalmamak üzere iyileşebildiğinden bahsetmiştiniz. Bu konuda biraz bilgi verir misiniz, yeni gelişmeler var mı?

·        Doç. Dr. Eracar: Otizm nedenleri henüz tam olarak tanımlanamamış bir hastalık. Yeryüzünde pek çok araştırma yapılıyor. Bu yüzden açıklamalarda dikkatli olmak lazım. Çok erken ele alabildiğimiz çocuklarda gerçekten otistik belirtiler aşılabiliyor. Ancak her otistik de birbirinden farklı. Aile ile de çalışmak mümkün olduğunda gelişmeler daha sevindirici olabiliyor. Temel çalışma prensiplerimiz gelişim odaklı. Özellikle sosyal-duygusal gelişimin uyarılması, özellikle de anne-çocuk, aile-çocuk ilişkisinin iyileştirilmesi önem taşıyor. Tabi ki başka tıbbi nedenler, organik ve genetik problemlerin eşlik ettiği tablolarda gelişim daha zor ve yavaş. Ancak bilinmesi gereken şu ki, sosyal ilişkilere dair bir arzu uyandırma çabası ve bu yönde sağlanan gelişmeler yaşam kalitesini artırmak adına mutlaka faydalı oluyor.

 

OYAKAMP...

 

·        Soru: Yaz tatillerinde farklı gelişen çocuklar için düzenlediğiniz Otistikler Yaşamla Bütünleşme Kampı-OyaKamp var. OyaKamp ne zaman, ne amaçla kuruldu? OyaKamp’ta neler yapılıyor?
Doç. Dr. Eracar:
İlk kampımız 1996 yılında gerçekleşti. O günden bu yana her yıl bir veya birkaç kamp düzenledik. Bu yıl birkaç devre halinde planladığımız kamplar artık daimi bir kamp mekanı olarak kullandığımız OyaKamp (Otistikler Yaşamla Bütünleşme Kampı) Gökova’daki mekanımızda yapılıyor. Kamplarda her zaman otistiklerle normal dediğimiz çocuk ve gençler birlikte pek çok paylaşım içinde oluyor. İlk kampta normal çocuklarla birlikte olmuşlardı. İkincisinde korunmaya muhtaç çocuklar kaynaşma grubu idi. Şimdi Akçapınar Köyü sakinleri kampın komşuluk ilişkileri içinde sağladığı ortak yaşantıları paylaşıyorlar. Farklı özelliklerde kişilerin birlikte var olabilmesi, yaşantılar ve deneyimler üretebilmesi, kendiliğinden kaynaşma sağlayabiliyor. Her iki tarafın da ayrı kazançları oluyor.

 

·        Soru: OyaKamp’a katılmak isteyenler ne yapmalı?

·        Doç. Dr. Eracar: Merkezimiz İstanbul’da. 0212 252 75 05 nolu telefondan bize ulaşabilirler.

www.otistiklerdernegi.org.tr adresinden kampla ilgili detaylı bilgi de edinebilinir. Çocuğunu OyaKamp’a göndermek isteyen aileler 0505 312 39 91 nolu telefondan dernek koordinatörümüz Burak İsmanur’a ulaşabilirler. Eğer aile İstanbul veya yakınında ikamet ediyorsa kamp öncesinde bir görüşme yapıyoruz. Bu görüşmede çocuğu da değerlendiriyoruz. Ayrıca ayrıntılı bir bilgi-başvuru formumuz var. Ebeveynler bu formu da dolduruyorlar. İstanbul dışından katılımcılarımızla eğer ön görüşme yapma şansımız olamıyorsa çocuğun hekimi/terapisti/eğitimicisinden güncel bir yazılı rapor isteyebiliyoruz.

Kampa gönüllü çalışmacı olarak katılmak isteyenler ise yine aynı iletişim bilgilerinden koordinatörümüze başvurabilirler. Gönüllüler kamptan önce İstanbul’da yapılan hazırlık eğitimine mutlaka katılmak durumundalar. Eğitime katılmayan veya tamamlayamayanlar kampta çalışmacı olarak yer alamıyorlar.

 

·        Soru: OyaKamp’ta çalışan gönüllüler nasıl bir eğitimden geçiriliyor?

·        Doç. Dr. Eracar: Oldukça uzun kuramsal bir eğitim var. Uygulamalarla ve deneyimsel tekniklerle desteklenen bir eğitim. Kampa gelmeden önce mutlaka otistiklerle tanışmış ve bu ilişkileri deneyimlemiş oluyorlar. Uygulamalar uzman eğitimci ve terapistler tarafından süprevize ediliyor.Eğitimin niteliğini ve içeriğini belirten bir sertifika programı uygulanıyor.

 

“HER İNSAN GİBİ, OTİSTİKLERİN DE YAPABİLECEKLERİ BİR İŞ MUTLAKA VAR”

 

·        Soru: Farklı gelişen çocuklara meslek edindirme konusunda da çalışmalarınız var. Bu çalışmanın içeriği ve önemi hakkında bilgi verir misiniz?

·        Doç. Dr. Eracar: Otistik bireylerin, özellikle yetişkin otistiklerin iş hayatında yer alabilmesi, meslek edinebilmesi konusundaki projemizin Türkiye’de bir ilk olduğunu söyleyebiliriz. Eğitim ve terapi çalışmalarımıza devam eden otistik bireylerden uygun durumda olanların veya uygun duruma gelmiş olanların Cihangir, Beyoğlu’ndaki kafe-restoranlarda çalışmalarını sağlıyoruz. Haftada 2-4 saatlik mutfak çalışmalarına katılan otistikler verilen işleri başarıyla sürdürüyorlar. Karşılığında sembolik bir ücret de alıyorlar. Orada gerçek bir işyerinde, gerçek bir mutfak ekibiyle birlikte çalışma pratiği hem el becerilerinin geliştirilmesi gibi eğitsel bir işlev görmekte hem de otistiklerin toplumda kendilerine yer bulmalarına olanak vermekte. Ayrıca bu, zaman içinde otistik bireylerin kendilerine olan güvenlerini kazanmalarını sağlamakta ve aile üyelerinin de geleceğe daha umutla bakmalarına yardımcı olmaktadır. İstihdam projesi olarak gerçekleştirdiğimiz bu çalışma, eğitim veya terapi verilen kurum veya otistiğin ikamet etmekte olduğu çevrede varolan diğer iş kolları ve iş yerleriyle de yapılabilir tabi ki. Üretim yapılan ortamlar, fabrikalar, küçük iş yerleri veya çevrede hangi sektörler var ise oralarda çalışabilirler. Yetkinlikleri yönünde bir uygulama becerisi ve iş yeri çalışanlarıyla sağlanan bir işbirliği, gözlem ve yeniden yapılandırma gibi adımlarla da destekleniyor. Her insan gibi, otistiklerin de yapabilecekleri bir iş mutlaka var.

 

OYAKÖY...

·       
Soru: Sizin de otistik bir kızınız var, dolayısıyla sadece uzman değil bir anne olarak ailelerin ihtiyaçlarını daha iyi anlayabiliyorsunuz. Farklı gelişen çocukların ailelerinde kendileri öldükten sonra çocuklarının ne olacağına dair endişeleri oluyor. Yaptığınız entegrasyon projesi gerçekleştirmeyi planladığınız Yaşam Köyü projesinin ilk adımı olarak algılanabilir mi? Yaşam Köyü nedir ve önemini anlatır mısınız?

·        Doç. Dr. Eracar: Sorunuzla olması gerekeni çok güzel özetlediniz ve formüle ettiniz. Tabi ki dünyaya insan davet etmek, onun insanca bir yaşam kurabilmesi konusunda sonuna kadar desteklemeyi gerektiriyor. Yani aile çocuğu hangi özelliklerde olursa olsun, kendi başına veya kendi ayakları üzerinde durabilecek bir donanımı çocuğuna sağlamak istiyor. Eğitim için elinden gelen ne varsa yapmak istiyor. Otistikler içinse, tabi ki diğer psikiyatrik bozuklukların bir çoğu için de, durum çok farklı. Ailenin en yoğun kaygısı kendi yaşamının sonlanması sonrasınada otistik bireye kimin sahip çıkacağı yönündeki güvensizlikler. Yaşam Köyü Projemiz yani OyaKöy (Otistikler Yaşamla Bütünleşme Köyü) az önce ifade etmeye çalıştığımız farklılıklarla birlikte yaşama/bütünleşme/entegrasyon için kalıcı, sürdürülebilir ve yaygınlaşabilir bir model çalışmasıdır. Kamp çalışmalarımızdan sağlanan bilgi birikimi köy projesi için temel oluşturdu. Hizmet ve işleyiş projemiz ve mimari projemiz hazır. Kaynak sorunlarını aşmak gerekiyor. Aslında sosyal devlet ilkesi açısından bu hizmetleri devletin ve yerel yönetimlerin yapması ve yürütmesi gerekiyor ama maalesef toplum temelli ruh sağlığı hizmetleri henüz hedefine ulaşabilmiş değil Türkiye’de. İlk kurum hayata geçerse pek çok yerde tekrarı sağlanabilir. Köyün temel hizmet prensibi de üniversite ve araştırma kurumları, sanatçılar ve tabi çevre işlikleri üzerine çalışmaktır. Özel bir sigorta hizmeti ile ailenin kaybından sonra da otistik bireylerin yaşamını insanca sürdürebileceği bir sisteme ihtiyaç vardır.

 

“TOPLUM LİDERLERİ SİYASET İÇİNDE SIKIŞIP ASIL HİZMETLERİ GÖZDEN KAÇIRABİLİYOR”

 

·        Soru: 2008 yılında Kuzey Kıbrıs’ı ziyaret ettiğiniz zaman yetkililerle de görüşmüştünüz ve Kuzey Kıbrıs’ta bir yaşam köyü yapmak gündeme gelmişti. Bu konu ne aşamadadır?

·        Doç. Dr. Eracar: Evet aslında beni ümitlendiren konuşmalar olmuştu o zaman. Hatta köyün ilk örneğini KKTC’de gerçekleştirmek düşünceleri de doğmuştu. Ancak sonrasında herhangi bir gelişme olmadı. Sanırım toplum liderleri çoğu zaman siyaset içinde sıkışıp asıl hizmetleri gözden kaçırabiliyorlar. En azından Türkiye’de durum böyle. Sizde nasıl olduğunu sizler bilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 2450 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler