1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Ortak bir geleceği düşleyebilmek için...'
Ortak bir geleceği düşleyebilmek için...

'Ortak bir geleceği düşleyebilmek için...'

Ermu Sokağı’nı inceleyip haritalandıran, bu sokaktan hatıralar toplayan Anita Bakşi anlatıyor... “Ortak bir geleceği düşleyebilmek için, ortak bir geçmişin somut biçimde varolmuş olduğunu görebilmek lazım...” Ermu Sokağı’

A+A-

Ermu Sokağı’nı inceleyip haritalandıran, bu sokaktan hatıralar toplayan Anita Bakşi anlatıyor...

 

 

“Ortak bir geleceği düşleyebilmek için, ortak bir geçmişin somut biçimde varolmuş olduğunu görebilmek lazım...” 

 

Ermu Sokağı’nı inceleyip haritalandıran, bu sokaktan hatıralar toplayan Anita Bakşi’yle röportajımızın son bölümü şöyle:

ANİTA BAKŞİ: Umarım ki hazırladığım bu sergi ve yaptığım çalışma ilgi uyandırır ve başka araştırmacılar da bu bölgeyi incelerler...

 

SORU: Aslında Ermu Sokağı’nın canlandırılması, olduğu gibi bir Güven Yaratıcı Önlem olabilir bölünmüş adamızda... Ermu Sokağı’nın renove edilerek açılması, olduğu gibi bir Güven Arttırıcı Önlem olabilir. Bunu toplumlarımıza önerebiliriz mesela...

ANİTA BAKŞİ: Bu adada ortak bir gelecek olduğunu düşleyebilmek için, ortak bir geçmişin gerçekten varolduğunu, bunun abstre bir şekilde değil, somut bir şekilde varolmuş olduğunu görebilmek lazım...

 

SORU: Serginizin açılışı çok kalabalıktı... Ermu’da dükkan sahipleri iki taraftan da geldi herhalde serginize...

ANİTA BAKŞİ: Bazıları geldi evet... Tümünün de serginin açılışına gelmesi için onları teşvik etmeye çalıştım ancak yaşlı insanlardır çoğu ve onlar için bu zordu... Osman Bey geldi mesela, mahkemelerin yakınında terzihanesi vardır, Terzi Osman... Özerlat ailesinden pek çok kişi geldi mesela, Derviş Bey, hanımı, kızları geldi... Ermu’da dükkanları vardı, kendisi hatırlamıyor pek, bir iki yaşlarındaydı çünkü ama harita üzerinde bulduk dükkanlarının nerede olduğunu... Şimdilerde RİK’te  yapımcı olarak çalışan Takis Elia geldi mesela, Ermu’daki bir handa yaşıyordu, pek çok yerde çalışmış olduğu için Ermu’yu çok iyi biliyordu. Papamihail adlı bir Kıbrıslırum’un dükkanıyla ve kendisiyle ilgili resimleri koyduyduk sergimize, kendisi gelemedi, sağlığı çok iyi değildir çünkü ama oğlu geldi mesela. Mattheus geldi, Faneromeni’deki lokantanın sahibidir kendisi. Ünal Ersoy geldi, Ermu yakınlarında yaşıyordu, babasının terzihanesi vardı Ermu’da...

Deri tüccarı Madesiyan şehirde değildi sergi açıldığında ama sergide onun da resimleri ve öyküsü var.

Lefkoşa’nın eski belediye başkanı Lellos Demetriadis de geldi, Ünal Bey, Derviş Bey, Takis Elia Bey gibi bazı dükkan sahiplerinin serginin açılışında bulunmaları önemliydi... Ermu Sokağı’nın bu eski esnafının çok uzun yıllar boyunca aynı odada bulunmuş olduklarını hiç sanmıyorum, sanırım ilk kez biraraya geliyorlardı... Onları orada görmek çok güzeldi...

Umarım insanları biraraya getirmek için başka vesileler de olur...

 

SORU: Sergiye dev bir harita koyarak insanların üstüne hatırladıkları şeyleri yazmalarını istediniz. Tekrar Kıbrıs’a geleceksiniz herhalde...

ANİTA BAKŞİ: Umarım öyle olur... Farklı katmanlar halinde sergileyebilirim bu haritaları, insanların bana verdikleri bilgiler çerçevesinde, dijital ortamda.

Umarım bu haritaları başka yerlerde sergileme olanakları da olur...

 

SORU: Bu konu sizin doktora konunuzdu...

ANİTA BAKŞİ: Haritalarla çalışıp görsel noktaları ortaya koymak, bu konuda araştırma yapmamı kolaylaştırdı... Doktoramın odak noktası yerlerle hatıralar arasındaki bağlantıdır. Tezimi tamamladıktan sonra birkaç ay boyunca grafik çalışmaları yaptım, bu bilginin herkese ulaşabilir olması, görsel olması çok önemli çünkü. Çünkü kimse benim tezimi okumayacak ama böylesi bir sergiyi izlemek çok daha kolay... Tezimin adı “Bölünmüş Lefkoşa’da Kentsel Bellek – Pratik ve İmaj...”

Bir tarihsel anlayış vardır, iki tarafta iki farklı tarihsel anlayış vardır – tarihsel kronolojiler ya da periyodlar bir tarafça anılırken, öbür tarafça unutulmuş, unutturulmuş olabilir.

Bu yerle ilgili hatıraların, iki taraftaki bu anlatılara bir alternatif olabileceğini düşündüm. Başka bir anlatı ortaya koymaya çalışmıyorum aslında, yalnızca hatıraları toparladım...

Büyük bir haritanın üzerine tüm bunları katmanlar halinde yerleştirdim. Aslında ben yalnızca bu bilgileri biraraya getirdim, bana konuşan insanların bizzat kendileri çok büyük bir rol oynadılar tüm bunların oluşumunda...

 

SORU: Bunu son derece interaktif biçimde yaptınız, daha önce Kıbrıs’ta hiç kimseciklerin aklına gelmemiş olduğu şekilde yaptınız... Çünkü bir ofise kapanıp da yapmadınız bunu, sahadaydınız ve insanlarla birlikte çalıştınız – bu yüzden interaktif oldu ve şimdiki şekil ortaya çıktı...

ANİTA BAKŞİ: Şunu açıkça ortaya koymak lazım: Bu sergi kollektif bir çabanın ürünüdür, sergide anlatılan hatıralar da çok değerli hatıralardır. Bu dönem, bu sokak, bu bölge için özgün kaynaklardır – benim bunlara ulaşabilmem büyük şanstı, insanlara ulaşabilmem, onların bana konuşması büyük şanstı...

 

SORU: Bu çalışmanızı herhalde kitaplaştıracaksınız...

ANİTA BAKŞİ: Bunu gerçekten istiyorum... 

 

SORU: Bu çalışmayı yaptığınız için çok teşekkürler...

ANİTA BAKŞİ: Ben de seninle tanışmaktan memnun oldum, bana anlattığın şeyleri de haritaya koymak isterim... Belki de harita üzerinde çalışma, tarihi belgelemek açısından iyi bir yöntemdir. Belki birkaç ay sonra konuşabiliriz bunları, belki bir atölye çalışması düzenleriz bu haritalar üzerinde çalışıp başka öyküleri de haritalara yerleştirmek için...

 

SORU: Aslında bu sergi “Ara Bölge”ye sıkışıp kalmamalıdır. Çünkü burası Yeşil Hat’tır... Mesela Büyük Han’a, Laiki Yitonya’ya gitmeli bu sergi çünkü insanlar ille de Ledra Palace barikatından geçmezler, özellikle Lokmacı barikatı açıldıktan sonra... Birkaç ay sonra belki bu sergi farklı yerlere gitmeli Lefkoşa’da – böylece insanlar da daha fazla katkı yapabilirler... Sergilenenler Türkçe ve Rumca’ya da çevrilmeli ki daha fazla sayıda insan burada yazılanları anlayabilsin...

ANİTA BAKŞİ: Bunu çok isterim... Bu bir ilk adımdı... Ancak başka noktalara da götürebilirsek sergiyi, çeviri yaptırabilirsek, çok güzel olur...

 

 


KISA BİR ARA...

Değerli okurlarım, yıllık iznimin bir bölümünü kullanıyorum... Bu yüzden sayfama kısacık bir ara veriyorum... 18 Eylül 2012 Salı gününden itibaren kaldığımız yerden devam edeceğiz...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 762 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler