1. YAZARLAR

  2. Kutlay Erk

  3. Ortadoğu Kaynıyor, Kıbrıs Durulsa…
Kutlay Erk

Kutlay Erk

Yazarın Tüm Yazıları >

Ortadoğu Kaynıyor, Kıbrıs Durulsa…

A+A-


19. yüzyılın son çeyreği ile 20. Yüzyılın ilk çeyreği özellikle Balkanlar ve Ortadoğu haritasının değişim sürecidir. İmparatorluklar dağıldı, ulus devletler kuruldu.

Bu dönemin Avrupa anakarasındaki belirleyici oyun-kurucuları İngiltere, Almanya, Fransa, yedeklerinde de Amerika var, yani emperyalistler… Kurbanlar da Osmanlı ile Rus imparatorlukları, yani diğer emperyalistler… Rus İmparatorluğu coğrafyası daha sonraları Sovyetler Birliği’ne ev sahipliği yaptı; Osmanlı İmparatorluğu coğrafyası ise onlarca ulus devlete bölünmüş bir coğrafya olarak kaldı.

Oyun-kurucular özellikle Osmanlı İmparatorluğunu ulus devletlere bölecek etnik ve dini kimlikler üzerinden isyanları kışkırttı. O zamanlar ‘terörist’ denmezdi onlar için, eşkıya, şaki, isyan milisleri gibi sıfatlar kullanılırdı…  Rus orduları İstanbul’a dayandığında oyun-kurucular Berlin Konferansı’nı toplayarak ve Osmanlı’ya oyun çekerek, hem ulus devletlere ebelik yaptı, hem de Rus İmparatorluğu’nun yayılmasına engel oldu. Ruslar o zaman bu zaman hep Akdeniz hasreti çekti, oyun-kurucular da onlara Akdeniz’i hep yasak etti…

Bu süreçte Britanya İmparatorluğu da Osmanlı padişahına baskı ve tehditle, diğer oyun-kurucu olanlarla yaptığı üçlü anlaşmaya da sadık kalmayarak ve onlardan da gizleyerek Kıbrıs adasını kirasına aldı… Ardından oyun-kurucuların kazandığı savaşlar ve onların marifetiyle parçalanan Osmanlı İmparatorluğu; Kıbrıs adası da Büyük Britanya İmparatorluğunun müstemlekesi oldu… Mustafa Kemal, dağılan Osmanlı İmparatorluğu içinden bir Türkiye Cumhuriyeti coğrafyası yarattı ama Kıbrıs Misak-ı Milli sınırlarının dışında ve İngiliz sömürgesi olarak kalmaya devam etti…  

Geldik bugünlere, yani 20. Yüzyılın son çeyreğinden 21. Yüzyılın ilk çeyreğine…  Bu süreçte aynı oyun-kurucular aynı coğrafyalarda benzer ama çağdaşlık sosuna bulaştırılmış yöntemlerle devam ediyor. Emperyalizm ber-devam… Balkanlarda etnik farklılar üzerinden ulus devletler oluştu. Ortadoğu’da da etnik, dini, kabile ve aşiret gibi farklılıklar üzerinden çatışmalar yaratılmış; sevdiklerinin korumacısı, sevmediklerinin de ‘terörist’ diyerek yok edicisi oluyorlar.

Ve gene Rus ordusu bölgeye geldi; bu defa İstanbul önünde değil, Suriye semalarında… Türkiye hava sahanlığını da ihlal ediyorlar… NATO toplandı, “Türkiye’yi koruyacağız” dedi; 19. Yüzyılda toplanan ve Osmanlı’yı Rus ordusundan koruyacaklarını ilan ettikleri Berlin Konferansı gibi… Ve oyuncular da aynı…  Ne kadar gariptir ki, o zamanın Büyük Britanya’nın İstanbul Büyük Elçisi, Kıbrıs’ı İngilizlere vermemekte direnen Padişah Abdülhamit’e “vermezseniz Batı sınırınızdaki Rusları durduramayacağınız gibi, Suriye sınırınızda çıkacak isyanları da bastıramayacaksınız” demişti; Abdülhamit de ona “Suriye’de isyan izleri yok, ne isyanından söz ediyorsunuz, siz müneccim misiniz?” demişti…

Şimdilerde… Bu Suriye karışık, isyanlar var… Amerika destekli İngiltere – Fransa – Almanya, yani uluslar arası emperyalizm, tüm Ortadoğu coğrafyasında alt-üstlükler yaratmış… Muhatap ülkelerden de bu alt-üstlüklerden onları kurtarmak için imtiyazlar istiyor, tüm coğrafyayı kendi emperyalist çıkarları için yönetebilecekleri bir yeni siyasi ülkeler tasarımı yapmaya çalışıyor.

Rusya telaşla ve Akdeniz’e inmeye yeni bir fırsat yakaladığı hevesiyle bölgede… Bu Suriye bölünecek gibi, Suriye’de bir Mustafa Kemal çıkmazsa, iyicene ufalacak gibi… Beraberinde Irak da gider gibi, Kafkaslardan Ortadoğu’nun diğer ülkelerine de sıçrar gibi… Konu gelir dayanır Türkiye’ye ne olacağına… İşte orda, evhamsa evham, ama tarihin tekrarından kaynaklanan bir evham, bu Kıbrıs sorunu da uluslararası emperyalizmin dayattığı bir modelle mi çözülür?! Emperyalizmin bölge paketi içine, sorunu çözüm bekleyen Kıbrıs da mı katılır… Parçalanan coğrafya olmaması için Türkiye’ye gene Kıbrıs’la ilgili koşullar mı konur? Olmazsa, daha önce batı sınırında İstanbul’u Rus ordusundan, doğu sınırında da Suriye isyanından bahsedenler, bu defa doğudaki isyanlardan mı konuşurlar?

Kısacası, Kıbrıslılar Ortadoğu’da kaynayan kazanı uzaktan seyrediyor ama tarih Kıbrıs adasının çevresi kaynayınca sıcaklığının adaya da ulaştığını anlatıyor.
Ne yapılmalı?!... Adanın, emperyalizmin ‘Bunalımlı coğrafyaları topyekün çözme paketi’nin, yani ‘Büyük Ortadoğu Projesi’nin dışında kalması için tez elden çözülsün Kıbrıs sorunu… Hem de Kıbrıslılar tarafından, Kıbrıslılar ile ve Kıbrıslılar için…

Bu yazı toplam 1626 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar