1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Oroklini'den Paralimni'ye 'kayıplar'ın izinde...
Orokliniden Paralimniye kayıpların izinde...

Oroklini'den Paralimni'ye 'kayıplar'ın izinde...

İki Toplumlu Kayıp Yakınları ve Savaş ile Katliam Kurbanları İnsiyatifi “Birlikte Başarabiliriz” örgütü ile Nilgün Güney Atölyesi’nin iki toplumdan genç ressamlar için “kayıplar”la ilgili atölye çalışması ve gömü yerlerine yö

A+A-

 

 

 

İki Toplumlu Kayıp Yakınları ve Savaş ile Katliam Kurbanları İnsiyatifi “Birlikte Başarabiliriz” örgütü ile Nilgün Güney Atölyesi’nin iki toplumdan genç ressamlar için “kayıplar”la ilgili atölye çalışması ve gömü yerlerine yönelik inceleme gezileri 28 Haziran 2012 Perşembe günü Petros Suppuris’in evinden sonra Oroklini ve Paralimni-Prodaras’a ziyaretlerle devam etti.

Yusuf Tosun’un sahibi olduğu otobüsün içindeki yolcularıyla birlikte öldürülerek Oroklini’de gömülmüş olduğu kuyuya ziyaret yapan genç ressamlara burada 11 Kıbrıslıtürk’ün bu kuyuda nasıl bulunduklarını anlattık. “Kayıp Otobüs”ün öyküsünü ilk kez bu sayfalarda Mayıs 2006’da yayımlamıştık. 2006 yılında Kayıplar Komitesi tarafından yürütülen kazılarda bu kuyuda 11 Kıbrıslıtürk’ten geride kalanlar bulunduktan sonra, 8 Mart 2009’da iki toplumlu Sınırı Aşan Eller (Hands Across the Divide) kadın örgütünden Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum kadınlar, kuyunun ağzına bir zeytin ağacı ekmişti. Zeytin ağacını ise köyün Yeni Kuşak Folklör Kulübü yetkililerinden Eleni Mihail sulamış ve yaşamasını sağlamıştı. Daha sonra her yıl “kayıp” edildikleri tarih olan 13 Mayıs’ta bu kuyunun başında, otobüste bulunan ve öldürülenlerin yakınlarının katılımıyla bu kuyunun başında etkinlikler düzenlemeyi sürdürdük. Otobüsten alınarak öldürülen bu Kıbrıslıtürkler’in aileleri de kuyunun etrafına kendi zeytin ağaççıklarını ekmişlerdi ve Eleni Mihail bu zeytin ağaççıklarını sulamayı sürdürdü.

Genç ressamlar, ziyaretleri esnasında kuyunun başında zeytin ağaççıklarını yaşatan Eleni Mihail’le tanıştılar, zeytin ağaççıklarını gördüler. Eleni Mihail burada yaptığı konuşmada, “Her iki tarafta da milliyetçiliğin yükselmesinden kaygı duyduğunu” belirterek, buna ancak bu tür iki toplumlu etkinliklerle dur denilebileceğini belirtti.

Daha sonra, köydeki bir kahvehanede dinlenen grup, burada köyün eski muhtarı, “Kayıp otobüs”te yakınlarını yitiren ailelerin köye her gidişlerinde yanlarında bulunan ve onların çok iyi karşılanmasını sağlayan Sprios Elenodoru’yla tanıştılar. Spiros Elenodoru, genç ressamlarla sohbet ederek her iki tarafta da Oroklini’de yaşandığı gibi korkunç katliamların geçmişte yaşanmış olduğunu, bunlardan ders çıkarmak üzere unutulmaması gerektiğini, adamızın barışa çok ihtiyacı olduğunu belirtti.

Genç ressamlar grubu daha sonra Paralimni-Prodaras bölgesine giderek 11 Mayıs 1964 tarihinde çalıştığı Barclays Bankası’ndan alınarak “kayıp” edilen Ertuğrul Veli Beidoğlu ve NAAFİ’den alınıp “kayıp” edilmiş diğer dört Kıbrıslıtürk’le birlikte gömüldüğü toplu mezar yerini gördüler. 11 Mayıs 1964’te Kıbrıslırum polis komutanı Pantelidis’in oğlu ve beraberindeki bazı Yunan subayları, Mağusa surlariçine girdikleri gerekçesiyle vurularak öldürülmüşler, bu öldürme olayı üzerine “intikam” olarak 11-12-13-14 Mayıs tarihlerinde çok sayıda sivil Kıbrıslıtürk yollardan ya da çalıştıkları işyerlerinden alınarak “kayıp” edilmişti.  Kayıplar Komitesi’nin kazı yaparak bu beş Kıbrıslıtürk’ten geride kalanları bulduğu noktada, Ertuğrul Veli Beidoğlu’nun oğlu Veli Beidoğlu genç ressamlara babasının çalıştığı işyerinden nasıl alındığını ve nasıl “kayıp” edildiğini anlattı. Veli Beidoğlu, bu gömü yerinde genç ressamların sorularını da yanıtladı.

Genç ressamlar çalışmalarını Nilgün Güney Atölyesi’nde sürdürecekler ve önümüzdeki günlerde başka “kayıp” ailelerine de çeşitli ziyaretler yapacaklar. Biz de genç ressamlara bu süreçte destek olup yardımcı olmayı sürdüreceğiz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 633 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler