1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ÖRGÜTLER MAHKEME ÖNÜNE GİTTİ
ÖRGÜTLER MAHKEME ÖNÜNE GİTTİ

ÖRGÜTLER MAHKEME ÖNÜNE GİTTİ

Bazı siyasi parti, sendika ve örgütler, geçtiğimiz yıl 19 Temmuz’da Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyareti sırasında yaşanan olaylarla ilgili 8 kişinin yargılanmasını bugün, Mahkemeler önünde basın açıklaması yaparak protesto etti.

A+A-

 

Bazı siyasi parti, sendika ve örgütler, geçtiğimiz yıl 19 Temmuz’da Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyareti sırasında yaşanan olaylarla ilgili 8 kişinin yargılanmasını bugün, Mahkemeler önünde basın açıklaması yaparak protesto etti.

CTP/BG, TDP, BKP, KTAMS, KTOEÖS, KTÖS, El-Sen, Tel-Sen, BES, Koop-Sen, Tıp-İş, Güç-Sen, DAÜ-SEN, DAÜ-BİR-SEN, Basın-Sen, Çağ-Sen, Barikat Gazetesi, Öğrenci İnisiyatifi ve Baraka Kültür Merkezi temsilcileri, “Soruşturmalar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz” yazılı pankartla Mahkemeler binası önünde toplandı.

Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde ilk duruşma öncesinde basın açıklaması yapan eylemciler arasında, elindeki adalet terazisi polisten yana tarafsızlığını yitirdiği simgelenen gözleri bağlı Adalet Tanrıçası Themis’in temsil edilmesi dikkat çekti.

KAPTAN: “KARA GÜN... BELLEĞİMİZDEN SİLİNMEYECEK

KTAMS Başkanı Ahmet Kaptan, 19 Temmuz 2011’de yaşadıkları kara günün, belleklerinden silinmeyeceğini söyledi.

“O gün bizi dövenler, korunmaktadır, terfi almaktadır” diyen Kaptan, anayasanın eşitlik ilkesine uyulmadığını savunarak, yargılanacak arkadaşlarına sahip çıktıklarını vurgulayarak, onlara destek belirtti.

GÖKÇEBEL: “GİDEREK POLİS DEVLETİ”

KTOEÖS Başkanı Tahir Gökçebel, Kıbrıs Türk toplumunun olağanüstü şartlardan geçtiğini, eylem yapanların normalleşme, demokrasi, barış, çözüm ve kendi kendilerini yönetmek için mücadele ettiğini söyledi.

Gökçebel, ülkedeki rejimi giderek polis devletine dönüştüren anlayışın, aldığı talimatlarla halka şiddet de uyguladığını ileri sürerek, “Bizi baskı ve şiddetle yıldıramazlar” dedi.

19 Temmuz günü polis şiddetine maruz kalan arkadaşlarının bir de yargılandığını belirten Tahir Gökçebel, ifade özgürlüğünün, pankart açmanın engellenemeyeceğini söyledi.

KTOEÖS, “Şiddet giderek devletin kanıksadığı bir uygulama haline gelmiştir. Onlarca arkadaşımız polis şiddetine maruz kaldığı halde yargılanıyor” diyerek, Meclis’in önünü kapattığı; KTHY önünde pankart atçığı için insanların yargılanmasının doğru olmadığını kaydetti.

Gökçebel, “Kendi kendimizi yönetene dek uydurma yargılama süreçlerini kabul etmiyoruz” diyerek, çözümün, barışın, demokrasinin yeşerdiği bir rejimi ve sistemi özlediklerini; bunun için mücadele ettiklerini belirtti.

Eylem, “Soruşturmalar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz” sloganının atılmasıyla tamamlandı.

Bu eylemin ardından kısa süre sonra YKP de mahkemelere yürüyüş düzenledi.


 

YKP: SUSMADIK, SUSMUYORUZ, SUSMAYACAĞIZ

 Yeni Kıbrıs Partisi de (YKP), geçen yıl Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyareti sırasında çıkan olaylar nedeniyle 8 kişinin yargılanmaya başlamasını protesto etti.

YKP bu amaçla parti merkezinden Mahkemelere yürüyerek burada basın açıklaması yaptı.

Mahkemeler önüne saat 09.30’da gelen YKP’liler, “Emperyalist Kuşatmayı Reddediyoruz. Paranı Da, Memurunu Da Paketini De İstemiyoruz” pankartı açarak, “Polis Devleti İstemiyoruz” diye slogan attılar.

Basın açıklaması YKP Örgütlenme Sekreteri Murat Kanatlı tarafından okundu. Kanatlı, politik fikir ayrılığı nedeniyle diğer örgütlerle birlikte eylem yapmadıklarını, sadece eylem için aynı alanı kullandıklarını söyledi.

BASIN BİLDİRİSİ

YKP’nin tüm “ani-demokratik dayatmalara”, “polis şiddetine” ve “işkencelere” karşı susmadığı ve susmayacağı belirtilen bildiride, “işkence” yapan polislerin yargılanması gerekirken, Ağustos’ta adli tatilin olduğu bir zamanda, polis tarafından darp edilen göstericilere dava açıldığı kaydedildi.

BAŞSAVCILIĞIN ŞİKÂYETLE İLGİLİ SESSİZLİĞİ SÜRÜYOR

Darp edilen eylemcilerle, darp eden polisler hakkında gerek Başsavcılığa, gerekse Lefkoşa Polis Müdürlüğü’ne bazılarını isimleriyle, birçoğunu fotoğraflardan teşhis ederek şikâyette bulunulduğu ifade edilen bildiride, Başsavcılığın şikâyetlerle ilgili sessizliğinin sürdüğüne dikkat çekildi.

“İşkence ve diğer zalimane gayri insani veya küçültücü muamele veya cezaya karşı” Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin 1. maddesinin işkenceyi tanımladığına dikkat çekilen bildiride, “başsavcılık daha önce de yaptığı gibi işkenceci polisleri korurken, mağdur olanlara dava açtı. Bugün davanın oturumları başlıyor. Bu Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin 3. maddesindeki işkence yasağının ihlalidir ve yalnız yapana değil, bunu önlemeyen, göz yuman otoriteye de sorumluluk yüklemektedir” ifadelerine yer verildi.

AHİM’DEKİ DAVANIN İLK KISMI KABUL EDİLDİ

YKP’nin konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıdığı belirtilen bildiride, “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesindeki 11. maddede tanımlanan toplantı ve gösteri yürüyüş hakkımızın ihlal edildiğini belirterek, Kıbrıs’ın Kuzeyi’ndeki alt yönetimden sorumlu olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı AİHM’deki davamızın ilk kısmı kabul edildi. Bu konuyu uluslararası başka platformlara taşımaya kararlıyız” denildi.

Geçen ay Lefkoşa Adli Şube Amiri Mahmut Barış Sel’in Yüksek İdare Mahkemesi’ndeki tanıklığının güvenilmez bulunduğu anımsatılan bildiride şu ifadelere yer verildi.

“Bugün buraya ne kadar güvenilir olduğu tartışmalı polis ifadeleri temelinde çağrıldık. Bu da diğer kaygılandığımız konudur...

Bizler insanlığın bedel ödeyerek yüzyıllar boyunca verdiği mücadelenin eseri olarak ortaya çıkan insan hak ve özgürlüklerinin birileri tarafından keyfi olarak kaldırılmasına da hiçbir şekilde göz yummayacağız. Baskılar karşısında susmadık, susmuyoruz, susmayacağız. Direndik direniyoruz direneceğiz. Çünkü vardık, varız, var olacağız.”

 

Bu haber toplam 874 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler