1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. ÖNYARGI PİŞMANLIKTIR
ÖNYARGI PİŞMANLIKTIR

ÖNYARGI PİŞMANLIKTIR

Öykü Yarışması’nın başarılı öyküleri

A+A-

Öykü Yarışması’nın başarılı öyküleri

Öykü Yarışmamızda dereceye giren öykülerin bu hafta sonuncusunu yayınladık. Yenidüzen ve Deniz Plaza her yıl düzenledikleri öykü yarışmasında çocukların, gençlerin hayal dünyalarını canlandırmaya devam ediyor… Teknolojinin bunalttığı hayatlarımızda yılda bir de olsa çocuklarımızın hayal güçlerini çalıştırmalarına yardımcı oluyoruz, olmaya da devam edeceğiz.


Eda Demirtaş
TED Kuzey Kıbrıs Koleji
4. sınıf
9,10,11 yaş grubu

************

ÖNYARGI PİŞMANLIKTIR

Büyük bir şehrin küçük bir mahallesinde adı Ceylan olan bir kız yaşarmış. Ceylan ve ailesi bu mahalleye yeni taşınmışlar. Ceylan’ın babasının marketi varmış, annesi ise mahallenin yakınındaki sağlık ocağında hemşireymiş. Annesinin

iş saatleri çok uzun olmadığından evde Ceylan ile vakit geçirecek epey zaman buluyormuş. Ceylan o kadar meraklıymış ki daha mahalleye taşındıkları ilk gün hangi evde kim oturuyor, hepsini öğrenmiş.

Komşularını ve arkadaşlarını çok sevmiş. Ancak mahalledeki küçük ve bakımsız bir ev varmış. Bu evde yaşlı mı yaşlı bir teyze tek başına yaşıyormuş. Bu ev ve bu teyze Ceylan’ın çok ilgisini çekiyormuş. Tek başına yaşlı bir kadının böyle bir evde yaşaması Ceylan’ı hem çok düşündürüyor, hem de çok üzüyormuş. Zaman ilerledikçe Ceylan rüyalarında bile bu teyzeyi görmeye başlamış. Yine teyzeyi rüyasında gördüğü bir gecenin sabahında kalkıp güzelce giyinip teyzeyi ziyaret etmeye karar vermiş. Gidip evin kapısını çalmış. Teyze karşısında küçük bir kız görünce çok şaşırmış ve çok sevinmiş. O gün tüm sabahı teyzenin evinde beraber sohbet ederek geçirmişler. Birlikte vakit geçirmekten çok keyif almışlar ve buluşmaları gittikçe sıklaşmış…

Ceylan ve teyze çok yakınlaşmışlar. Ceylan tüm sırlarını teyzeye anlatıyormuş. Artık annesi ne pişirse bir tabak da teyzeye götürmeye başlamış. Çünkü Ceylan teyzenin evinin durumundan ve üzerindeki kıyafetlerinden bu yemeklere ihtiyacı olduğunu düşünürmüş. Ceylan’ın annesi bu yakınlıktan rahatsız olmaya başlamış. Çünkü kendisi dahil mahalledeki hiç kimse bu teyzeyi yakından tanımazmış. Bir anne olarak kızı için endişelenip, onu korumak istiyormuş. Bir gün annesi Ceylan’ı karşısına almış ve demiş ki;

  • Ceylancım, bir daha o teyzenin evine gitmeni istemiyorum. Mahalledeki hiç kimse bu teyzeyi yakından tanımıyor. Senin için endişeleniyorum. Tabii ki Ceylan hemen bu duruma karşı çıkmış.
  • Ben çok iyi tanıyorum. Artık o benim Semra Teyzem. Bana her gün hayatla ilgili öğütler veriyor. Derslerimde anlamadığım konularda bana yardımcı oluyor. Semra Teyzeye yaptığın yemeklerden götürüyorum ve beraber yiyoruz… Bunun nesi yanlış anlamıyorum !!!

Günler günleri kovalamış, Ceylan’ın babasının işleri bozulmuş. Evlerindeki masrafları çok zor karşılar olmuşlar. Ceylan’ın okul masraflarını karşılamak bile artık onlar için çok zormuş.

Bir sabah mahalleye gelen ambulansın sesi ile uyanmışlar. Bir bakmışlar ki bu ambulans Semra Teyzenin evine gelmiş. Ceylan korkuyla hemen Semra Teyzenin evine koşmuş. Tam o sırada yaşlı kadıncağızı sedye ile ambulansa taşıyorlarmış. Hemen gidip bir görevliye ne olduğunu sormuş. Görevli demiş ki,

  • Semra Hanım sabaha karşı kalp krizi geçirmiş. Başınız sağ olsun…

Ceylan bu sözü duyduğunda şok olmuş. Ve ağlamaya başlamış. Bütün gün ailesi Ceylan’ı teselli etmeye çalışmış ancak başaramamış. Ceylan sürekli ağlıyor ve hiçbir şey yiyip içmiyormuş. Hayatında en değer verdiği insanlardan birini kaybetmiş. Annesi Ceylan’a

  • Çok üzgünüm canım ama elimizden bir şey gelmez. Sen de zaman geçtikçe bu duruma alışacaksın.

Annesinin söyledikleri Ceylan’a çok saçma gelmiş. Ancak cevap verecek hali bile yokmuş.

Birkaç gün sonra Ceylan’ın annesi ve babası evde kara kara iş durumlarını düşünürken kapı çalmış. Gelen kişi kendisinin bir avukat olduğunu söylemiş. Ve avukat neden geldiğini açıkladığında Ceylan’ın annesi ve babasının dili tutulmuştu. Meğer Semra Teyze emekli bir öğretmenmiş ve çok zengin bir aileden gelirmiş. Üç tane çocuğu varmış. Ama hiçbir çocuğu anneleri yaşlanınca onu ziyaret etmemiş, ilgilenmemiş. Semra Teyze eşini de kaybedince hayata küsmüş ve bu eve kendisini kapatmış. Depresyona girmiş bu ruh halindeyken bir gün Ceylan kapısını çalmış. Semra Teyzenin hayata yeniden tutunmasına sebep olmuş. Ceylan’a her gün ders çalıştırırmış. Ve yeni şeyler öğretirmiş. Kendi çocuklarından görmediği ilgi ve şefkati Ceylan’dan fazlasıyla görürmüş. Bu yüzden tüm mal varlığını Ceylan’a bırakmış. Annesine de bir not yazmış.

“Kızınız çok zeki bir öğrenci. Son zamanlarda benimle paylaştığına göre işleriniz pek iyi gitmiyormuş. Mirasımı Ceylan’a bırakıyorum. Bu parayı tüm okul hayatı boyunca Ceylan için kullanmanızı isterim. Karşılığında sizden bir ricam olacak. Lütfen insanların dış görünüşlerine bakmayın. Çürümüş bir evin içine girmeden neler olduğunu göremezsiniz. Bir anne olarak endişelenmekte çok haklısınız. Keşke benimle tanışıp Ceylan’ın kiminle dostluk ettiğini öğrenmeyi deneseydiniz. Sevgiler.”

 

 

 

Bu haber toplam 921 defa okunmuştur
Adres Kıbrıs 327 Sayısı

Adres Kıbrıs 327 Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler